bir zaman günümüzün eller havayacılarının kendisine fırlattığı çatalı bıçağı, sesinde barındırandır.
dinledikçe deler, yaralar, parçalar.
siyasi görüşleri falan...
elde değildir bu yüzden onun sesini sevmemek, sanatını, ürettiklerini sevmemek.
ağladıkça dedikçe ağlarız, giderim dedikçe gidesimiz gelir.
onunla birlikte ararız gençliğimizi... hani benim gençliğim diye diye...
onunla kutlarız dostların doğum gününü. acılara tutunmak daha kolay olur onunla.. söyle diye sesleniriz yağmura çamura, o nerde?
o mahur besteyle bitiririz yine bir geceyi...