ahmet altan

entry864 galeri55
    398.
  1. okurlarınca,okunmayan,yaftalanan yazar.
    ne kadar da garip aslında,birinin birinin okuru olması ve aynı zamanda da okumadan,anlamadan yaftalaması.
    şuradan da mı bir şey anlamıyorsunuz yahu,pes artık! :

    "O avukatlar daha önce de gidebilirlerdi imralı'ya, ateşkes daha önce de ilan edilebilirdi.

    Ama birileri imralı'ya giden kosteri bozuverdi, yolculuk iptal edildi.

    Eğer o koster dört gün ya da beş gün önce imralı'ya gitmiş olsaydı belki de üç çocuk daha bugün yaşıyor olacaktı."
    2 ...
  2. 397.
  3. Binlerce insanın katiline, sadece "artık bir süreligine durun" dediği için minettar olan yazar şeysi. yazısında bahsettiği gibi bugun kurtulan o 3 çocugun hayatı apo'nun dilinin ucundaysa vay halimize. Vay halimize ki bunu apo'ya bırakan bu başbakana veryansın etmek yerine, apo böyle istedi, iyi oldu diye ona minettar olduğumuza.
    2 ...
  4. 396.
  5. düşünceleriyle hükümet ve yandaşlarının ilgisini çekmiş, kendine arka bulmuş, gaza gelmiş, beklendiği gibi sıçmıştır.

    siz de bokunu yalayın, ne de olsa ordu düşmanı.
    3 ...
  6. 395.
  7. 394.
  8. ekseriyetle terörokratlardan ve imamokratlardan mürekkep okuyucu kitlesi vardır.
    2 ...
  9. 393.
  10. altan soyadı taşıyan zihniyetin ülkemizden öc alma devamlılığı göstermesidir.
    1 ...
  11. 392.
  12. yeni yazısında apoya duyduğu minnettarlığı dile getiren yazar(!).yakın zaman içersinde apo yu imralı ya tıkanlara verynsın etmesi beklenen yazar(!) aynı zamanda.
    1 ...
  13. 391.
  14. bunu utanmadan savunanlar vardır sırf asker düşmanı, atatürk düşmanı diye.
    4 ...
  15. 390.
  16. 389.
  17. özerkliğin kürt sorununun çözümü olduğuna inanan ve buna yazılarında çokça yer veren aydın*.
    0 ...
  18. 388.
  19. kafası kodlanmışların ,kısaca kod kafaların anlaması beklenmeyen kişidir.her türlü şiddete,savaşa,haksızlığa ve zulme karşıdır.barışçıdır , aşk,sevgi ve eşitlik-özgürlük kavramlarının özününe inmektedir.
    küfür çuvallarının hedefindeki aydın insandır.iyiki vardır.
    2 ...
  20. 387.
  21. osman pamukoğlu'nun dediği gibi ;

    eline silah diye bir kalem vermişler bunun oda bir kuytuya konuşlanmış oradan havlayıp duruyor.

    tanım : bölücülüğü körükleyen ve orduyu yıpratmak için elinden gelen tüm çabayı sarfeden beş para etmeyen bir gazetecimsidir.
    3 ...
  22. 386.
  23. sıçmaya devam ediyordur. vatanı bir pkk'lı kadın memesine satmıştır.
    3 ...
  24. 385.
  25. hem vicdanı hemde cesareti olan bir insandır.çok az olunanlardandır.yazardır,gazetecidir,ama önce insandır,insancıdır.candır.
    (bkz: abi sen insansan biz neyiz ya)
    3 ...
  26. 384.
  27. vatan haini, pkk yanlısı yazarımsıdır. allah belasını versindir.
    2 ...
  28. 383.
  29. bir çift memeye ülkesini satacağını söylemiştir. demek ki şu sıralar pkk lı memesi emüklemektedir.
    3 ...
  30. 382.
  31. http://www.taraf.com.tr/a...tan/makale-ah-ahparik.htm

    böyle yazı yazarak kendisini duyarlı birisi olarak göstermeye çalışan, ama nedense 90-lı yılların başlarında dünyanın gözü önünde yaşanan hocalı katliamı ile ilgili tek satır bile yazmayan yazarcık. bu mu senin duyarlılığın?
    1 ...
  32. 381.
  33. kendisi bir çift memeye ülkesini,çoluğunu çocugunu bile satar bence..
    0 ...
  34. 380.
  35. 06.07.2010 tarihli bu haftanın gündemiyle ilgili yazısı tek kelime ile "mükemmel" olan taraf yazarı.

    "Yasa ya da saçmalık"

    Aslında mümkün olmayan bir şeyin "mümkün olup olmadığını" tartışabilir mi bir toplum?

    Hepimiz, yasaya göre Anayasa Mahkemesi'nin herhangi bir anayasa değişikliğini "esastan" görüşemeyeceğini ve karar veremeyeceğini, bunun mümkün olmadığını biliyoruz.

    Ama hep birlikte Mahkeme'nin ne karar vereceğini konuşuyoruz.

    Yasalar bu kadar açıkken niye tartışıyoruz?

    Çünkü Anayasa Mahkemesi, yasa falan dinlemiyor.

    Anayasayı açıkça ihlal ediyor.

    "ihlal ediyorsam ben ediyorum, kim ne diyebilir" tavrını fütursuzca sürdürüyor.

    Yakın zamana kadar bu "hukuksal zorbalık" karşısında çaresizdik.

    Osman Can, bu çaresizliği kırdı yaptığı öneriyle.

    "Anayasa Mahkemesi yasalara uymazsa, parlamento, hukuku bu mahkemeye karşı korumakla yükümlüdür, mahkemenin kararını yok sayar" dedi.

    Parlamento bunu yapabilir mi yapamaz mı, cesareti buna yeter mi yetmez mi bilmiyoruz ama şimdi elimizde çok "değerli" bir ihtimal var.

    Yasayı dinlemeyen bir mahkemeye karşı ne yapılabileceğini biliyoruz.

    Dünyanın en geri anayasası olan 12 Eylül Anayasası'nın bile içine sığamayan bir Anayasa Mahkemesi'nin "hukuksal zorbalığına" karşı verilecek bir cevabımız bulunuyor.

    "Ben anayasayı dinlemiyorum" diyen bir mahkemeye karşı "biz de seni dinlemiyoruz" diyebileceğimizi öğrendik.

    Mahkeme, yasalarla ve halkla çatışmayı sürdürürse, eninde sonunda bu "cevabı" alacak halktan.

    Zaten Osman Can gibi Mahkeme'nin diğer raportörleri de uyarıyor Anayasa Mahkemesi'ni.

    Anayasa değişikliğiyle ilgili olarak Mahkeme Raportörü'nün hazırladığı son rapor da, "halka gitmeden bu madde gerçek bir madde haline gelmez, gerçek olmadan da siz bunun hakkında karar veremezsiniz" diyor.

    Anayasa değişikliği şu anda yürürlükte değil çünkü anayasaya göre ancak referandumda halk "evet" derse bu değişiklik kabul edilmiş olacak, "henüz kabul edilmemiş bir değişiklik hakkında, süreç işlerken Mahkeme karar veremez" diyor hukukçular.

    Anlayacağınız, Mahkeme'nin bu "anayasa değişikliği" hakkında karar vermesini engelleyen birçok hukuksal ve yasal neden var.

    Ama biz hâlâ "öyle mi olur, böyle mi olur" diye tartışmak zorunda kalıyoruz.

    Mahkeme'nin hukuka uyacağından emin değiliz çünkü.

    Daha önce hukuka uymamıştı.

    Niye hukuku göz göre göre çiğniyor?

    Basit bir nedeni var bunun.

    Kendilerini bu ülkenin "efendisi" olarak görmeye alışmışlar, bu ülke için neyin iyi olduğunu sadece "yüksek yargı, ordu ve bürokrasi" biliyor, onun için "gizli iktidar" daima onların elinde olmalı, son kararı daima onlar vermeli, halk ve halkın temsilcileri bu ülkenin kaderiyle ilgili bir hamle yapamamalı.

    Yıllarca da ülkeyi böyle yönetmişler, kendilerini "genel vali", halkı da "sömürge halkı" olarak görmüşler, medyayı da yanlarına almış ve her türlü eleştiriden ve denetimden uzak yaşamışlar.

    Şimdi halk sıkılmış, bu durumu değiştirmek istiyor.

    Onlar da halkı zorbalıkla püskürtmeye çalışıyorlar.

    Kürt savaşı ordunun yeteneklerini ve gücünü...

    Türban yasası, cumhurbaşkanlığı seçimi, Ergenekon davası da "yüksek yargının"; hukuk bilgisinin ve hukuka saygısının sınırlarını ortaya çıkardı.

    Bu iki müessese de yetersiz.

    Kendi işlerini doğru dürüst yapamıyorlar.

    Akıllarını siyasete taktıklarından askerliği ve hukukçuluğu unutmuşlar.

    Kendi işini bile doğru dürüst yapmayı beceremeyen iki müessese, halka "efendilik" taslıyor.

    Bizim gelişebilmemiz, özgürleşebilmemiz, zenginleşebilmemiz için, bu iki müessesenin geleceğimize attığı kördüğümü çözmemiz gerekiyor.

    Bu orduyla ve yüksek yargıyla ileriye doğru tek bir adım bile atamayız.

    Biliyorum, her türlü değişikliğe, bu arada "anayasa değişikliğine" de karşı olan bu "gizli iktidar" kendine beklenmedik müttefikler buluyor.

    "Demokrasinin ve hukukun" destekçisi olmasını beklediğimiz bazı "dostlar" bizi de, taraftarlarını da utandırarak bu "gerici güçlerle" işbirliği yapıyor.

    "Davayı satan satar, kalan demokratlar bizimdir."

    Bu anayasa değişikliğiyle ilgili muhteşem sloganı bulan demokrat güçler "yetmez ama evet" diyerek bu değişiklikleri savunmaya karar verdi.

    Bu ülkenin Kürt ve Tük halklarının bu dövüşte "gerici güçleri" mi yoksa değişimi mi destekleyeceğini hep birlikte göreceğiz.

    Bu toplum, bu "gericileri" ve onlarla işbirliği yapan bütün güçleri yenecek.

    Varlığını sürdürebilmek için başka şansı yok çünkü.
    2 ...
  36. 379.
  37. akıllı ol ahmet aklını alırlar..anlamazsın ne olduğunu walla ....
    0 ...
  38. 378.
  39. bu cesareti nereden aliyor merak edilmekte.
    2 ...
  40. 377.
  41. içimizde Bir yerde adlı kitabında 'hazzın haritası;tanrı,kumandanlar ve memeler;kendine doğurmak 'vb. başlıklara yer veren ilginç,okunmasa da yokluğu hissedilmeyecek bir yazardır..
    0 ...
  42. 376.
  43. 375.
  44. pkk'lı bir it ile şehit olan buse'yi aynı kefeye koyacak kadar hatta bu karakol basan pkk'lı eli kanlı teröriste gerilla diyecek kadar artık içindeki rezil düşünceleri saklama ihtiyacı duymayan akepe hizmetkarı.
    5 ...
  45. 374.
  46. taraf yazarı, atatürk düşmanı şahsiyet. kimseye bir getirisi olmadığı gibi herkesden bir götürüsü olan zat.

    (bkz: birbokayaramamak)
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük