Bugünkü yazısıyla kürtlerin ezilmesi konusu ve pkk'nın kürtlere olan yaklaşımını çok kısa ve net bir şekilde özetleyen yazar.
pkk'ya şu soruyu yöneltmiştir :
--spoiler--
"Kürtleri Türkler ezmesin, Kürtler ezsin" mi diyorsunuz?
--spoiler--
kürtler, pkk'nın kendilerine nasıl yaklaştığını artık görmeli. pkk, onlar için özgürlüğe açılan bir kapı değil aksine baskıya, zorbalığa giden bir yol.
bugünkü yazısıyla kendisine pkklı diyenleri yerin dibine geçirecek taraf gazetesi yazarıdır. eh onu diyorsunuz çıkmıyor, bunu diyorsunuz çıkmıyor. nasıl yaftalayacaksınız bakalım artık bu adamı...
Birden özleyiveriyorsunuz...
Çoktan unuttuğunuzu sandığınız
ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.
Rüyalarınız, içinizdeki o gizli,
esrarını ele vermez büyücü,
siz çarşaflarınızın arasında,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattığınızı sandığınız bir anda,
usulca ruhunuza sokulup,
sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
infilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz.
Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kıvranırken
buluveriyorsunuz kendinizi...
Özlemek, o yakıcı istek,
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğiniz ise çok uzaklarda...
Yanında olmasını istediğiniz halde
yanınızda olmayan bir tek kişi,
yanınıza bile yaklaşmadan,
hatta onu özlediğinizden
ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan,
bütün hayatı,
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor...
memleketime fazla gelecek şekilde liberal demokrat olan özellikle son dönemlerde özgür ve demokratikleşme sözcüklerini ağzından düşürmeyen taraf gazetesi genel yayın yönetmeni ve yazarı
satılmış kalem. ama burhan pazarlama bile bundan çok daha kalitelilerini satmıştır. çetin altan mezarında fırıl fırıl dönüyor diyeceğim ama daha ölmedi ki. suratında nuru piri kalmamış, tabağına kakasını yapıp sonra da ordan yiyen insanımsı. en hafif anlatımıyla bu. hakkında, aklımda geçenlerse yazdığım, x1000.
sevgili ahmet altan'ın atatürk düşmanı olduğunu sanmıyorum.
o sadece , vizyonu olmayan kemalistlerin ölü sevicisi sapıklığı ile "atatürk ilke ve inkilapları" adına millete yağlı kazık sokmasına karşı.
atatürk, ilkesi olan bir insan değidi, pragmatikti. savaş yıllarında meclisi imam duaları ile açtı. yine savaş yıllarında kürtlere özerklik sözü verdi. ama iktidar olunca devleti rakı masasından yöneten diktatör oldu.
şimdi bu adam atatürk'e diktatör demeye getirmiş! bunu hep yaptığını biliyoruz!
Kabul etsek de rahatsızlığımıza neden olan yerlerimize batsa da kurulmasına önderlik ettiği herhangi ülkenin kurucu önderine diktatör demek eleştirinin en yüzeysel yoludur.
şimdi bu zat-ı şahane bir diktatörün ülkesinde, diktatörlere diktatör demenin suç olduğunu biliyor mu? -ki bilemeyenlere şaşarım!- Buna rağmen bunca yıldır öyle ya da böyle bu adama kimse bir şey yapamıyor. nedense bu ülkede atatürkçü olduğunu bilinen insanların başına sağır sultanların duyduğu, salakların bile anladığı olmayacak işler geliyor ama bu adam hala saksağan gibi ötüyorsa şapka varsa şapkayı yoksa türbanı önümüze koyup düşünmek lazım.
rahatlığının kaynağı nedir? ülkeyi yöneten atatürk severlere sormak gerek.
zamanında "vatanı bir çift memeye satarım" demesinin rahatlığı analarını da satma raddesine gelmiş olanlar da bile yok zira.
ciddiye alınacak tarafları da var elbet söylersem "anasının memeleri sızlar."
atatürk ilkesizmiş...pekiii, israil'e atıp tutup, ardından milyar dolarlık silah ihaleleri vermek, hatay'da türkiye'nin en verimli, iki kıbrıs büyüklüğündeki mayınlı araziyi isaril'e 49 yıllığına kiralamak isteyip de mahkemeden dönmek(her halde tarihte bir ilktir başka bir ülkeye kendi ülkesinin topraklarını kiralamayı istemek), amerika'ya sallıyor gözüküp, iktidar olmadan önce gidip icazet almak, sınır ötesi harekat yapılıp yapılmayacağını amerika'ya gidip sormak....
bunlar hep ilkeli hareketler, çok güzel hareketler he mi?
delikanlı adamsan, gerçeklerse tek derdin, türkiye'nin çağına uygun bir ülke olmasıysa, yani birilerinin kanişi değilsen, bunları da yaz.
sorun atatürk hakkında düşündükleri değildir. zira kendisi beş para etmeyen bir insanın düşüncelerinin ne önemi olabilir ki?
esas sorun böylesine düşüncelerin böylesine rahatlıkla söylenebilip üzerine bir de destekçi bulabildiği bir hale gelmiş olmasıdır ülkemizin. esas sorun böylesine düşünebilen bir çok insanın varlığı, bir çok cahil, yobaz veledi zinanın etrafta dolaşıyor olmasıdır.
giderek özgürleşiyormuşuz.ulan daha ne özgürleşeceksiniz?
siyasal islamcıyım der biri;
-efenim saygı duymak lazım.
kürtçüyüm der öbürü;
-efenim saygı duymak lazım.
liberalim der beriki;
-efenim kendi görüşü saygı duymak lazım.
herkes özgür zaten.
ammaaa zinhar tutup da resmi ideolojinin sunduğu bir şeyi savunursan, tu kaka...
kemalizmi savunursan, aaa ne ayıp bu kemalist ideoloji ama olur mu?
siz her istediğinizi söyleyeceksiniz, her istediğinize çamur atacaksınız, size gelince demokrasi, özgürlük olacak.
Ama birisi kemalizm dediği zaman ağzınızdan salyalar akacak.
klavye özgürlükçüleri sizi...
her geçen gün yazılarında akp li olduğunu daha da çok hissettiğim yazar. bu kadar da erdoğan yalakası olunmaz. tavsiyem en yakın zamanda gazeteni zaman gazetesiyle birleştir. Kafamızı karıştırma.
kadınların sexapalitesiyle uğraşan, iktidarda kim varsa onun kılıcını savuran, 5 para etmez çaluclu güruhu olan yazar grubunun içindedir kendisi. son dönemlerdede Atatürk e sırnaşacak kadar yüzsüz yüzüne yüz bulabilmiş bir basur tip yazar çeşidimsi.
atatürk'ün bir tek ilkesi olmadığını iddia eden apoya minnettar büyük deha. herkes elbette eleştirilebilir ama gelip de atatürk'e tek bir ilkesi yok dersen o iş eleştiriye değil kötü niyete girer. zira en ufak tarih bilgisi bile atatürk'ün bu ülkedeki yerini, yaptıklarını az buçuk öğrenmeye yeter.
ikide bir asılsız haberlerle tsk'ya çamur atıp özür dileyen, 29 ekimde cumhuriyeti kutlamayan ertesi gün ise resepsiyona gitmiyorlar diye gidip fransa'nın bayramını kutlayın diyen yüzsüz bir gazetenin genel yayın yönetmeni olarak son yazınla yine yıkama yağlama konusunda badem bıyıklılardan yeterli derecede aferini hakettin ahmetciğim!
edebi yönünün iyi olduğu fakat siyasi konulara girdiği zaman artık gülünç gelmeye başlayan yazardır.
''tanrı kadınlara geçmişi ve geleceği, erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti. kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz, erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar.'' sözünün sahibidir, bugünlerde iyiden iyiye yaşlanmış ve göbeklenmiştir.
ahmet altan'ı tanımayanlar bugünkü yazısını okuyunca şoka uğramış, ne diyeceklerini şaşırmışlardır. halbuki altan bundan 10 yıl öncede aynı şeyleri söylüyordu.(büyük ihitmal daha eski. benim bildiğim 10 yıl)
isteyen isteği şekilde atatürk'ü eleştirebilir. ahlak sınırlarını aşmadığı sürece. (aştığını düşünmüyorum) nedir böyle atatürk'ü putlaştırma çabanız.
düşüncelerinin hepsine katılmasamda dobralığından dolayı severim kendisini.