yüzyıllar boyunca tanımı filozoflar tarafından tartışılmış bir kavram olup, kişinin toplum içerisinde nasıl davranması gerektiğini belirleyen sözsüz kuralların bütünüdür.
Ahlak dendiği zaman dini referanslar akla gelir, halbuki dinlerden önce ahlak vardır."
"Dünya'daki bütün ahlaklı insanlar ve Türkiye'deki bütün ahlaklı yurttaşlar benim kardeşlerimdirler. Büyük çatımız ahlaklı yurttaş, ahlaklı insan. Tüm aidiyetlerimiz, farklılıklarımız bu çatıyı beslediği sürece saygındır.
binlerce yıldır hakkında tartışmaların cereyan ettiği bir konudur ahlak. tanımlaması çok zordur, ama neyin ahlaklı neyin ahlaksız bir davranış olacağı konusunda bir fikir yürütmek, nispeten daha kolaydır.
asıl sıkıntı ise, ahlakın din ve inançlarla birleştirildiği yerde başlar. bu durum platodan devşirme, şu soruyu akla getirir "bir şey ahlaklı olduğu için mi din tarafından yüceltilir; yoksa sırf din tarafından yüceltildiği için mi bir eylem ahlaklıdır?
ikinci bakış açısı insanlarda akıllara zarar bir takım yaklaşımları doğurabilir. olaya bu şekilde (sırf din tarafından yüceltildiği için ahlaklıdır) bakan bir insan için kendisi ile aynı inanca sahip olmayan bir kimsenin ahlakından bahsetmek mümkün değildir. çünkü o, yanlış sebepten dolayı ahlaklı eylemde bulunmaktadır. ayrıca böyle bir yaklaşıma göre dinin ve dini inançların sorgulanmasının önü kapalıdır. örneğin, her ailenin üçüncü doğan çocuğunu tanrıya adak olarak adamasını isteyen bir dine inanan şahıs, bunun ahlaklı olup olmadığını sorgulayamaz. çünkü ona göre ahlak sadece dinin emrettiği şeyler olarak sınırlandırılmıştır.
kendinden başkasının haklarına, özgürlüklerine, düşüncelerine, saygı duymaktır. evin tapusu bende diyerek pazar sabahı matkap çalıştırma hakkını kendinde bulmamaktır. "senin gibi düşünmüyorum ama düşünceni özgürce söyleyebilmen için savaşırım." diyebilmektir.
toplumdaki ahlaksızlıklara bakarak dini kötülemek de ahlaklıymış gibi yapmaktır, ahlaksızlıktır aslen. bayramlarda el öptürebilen türk töresinin ya da zekatı emreden islam dininin bize bugün anneye küfretmemeyi öğretememiş olması bizim kusurumuzdur. öyle bir kusur ki, insanmış gibi yaptığımızı gösterebilir. bütün -mış gibi yapmaların en kötüsü.
Bitti bitiyor.
Kimilerinin aklına ahlak deyince direkt şakirt geliyor. Biri ahlaktan bahsedince hemen "bekçi misin bilader" deniliyor. Oysa ahlak insana özgü davranış biçimi. En çok insanlık reklamı yapanların ahlaksızlıkta çığır açmaları ise komedi unsuru.
Bak konu seks değil, yaparsın ama onun da bir adabı var. Vatandaş Sosyal medyada hiç tanımadığı birine para karşılığı seks teklifi yapıyor. (Bi söZlükte okumuştum) aga bu nedir ya. Usta bu nedir, olm ne ara bu kadar hayvanlaştı insanlar. Avrupa'da yok böylesi.
Yokböylebişiolamazya!
Kavramsal olarak içsel olan her şey ahlak olacağı gibi, dışsal tüm duyumlar içsel algıda farkındalık yaratacağından ahlakın algısı dahilindedir. Parçalanamaz, bölünemez. Kişisel ahlak toplumsal ahlak iş ahlakı zart ahlakı zurt ahlakı denemez. Bu bölünmenin ahlaksızlık yaratacağı gibi kendi ahlaksızlıklarını parçalanmış sözde ahlak parçacıklarına aktararak sözüm ona kendi karısının başını kapatarak yönettiği ülkenin yaşam tarzına karışarak örnekleri çoğaltılabilecek şekillerde kendi böldüğü ve paketleştirdiği şekilleri olan sözüm ona adı demokrasi denen yöntemlerle asıl olan kendi ahlaksızlığını gizlemek olduğu da basit bir cümleyle anlatılabilecek olsa dahi anlam karmaşası yaratmak istercesine hala ahlaklı olduğunu söyleyenlerin hiçbir zaman hakkında ne bir tanım yapacağı ne de söyleyebileceği ne de anlayamadığı bir kavramı insanlara yaşayabileceğini düşünmek ise gerçekten hüzün verir.
bir toplumda herkesin uymak zorunda olduğu kural olarak tanımlanmış.
yok büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atılmazmış yok bilmemne.
bence toplum kendine kurallar koymasa herkes çok daha mutlu olur.
ne gerek var çatalı sola koymaya, mantıksız mantıksız şeyler.
sizin değildir, size diretenlerin de değildir. ne olduğu belli değil, nerede ve kimin olduğu da. ama var ve insanlar buna boyun eğiyor. ince ince işliyor kendisini.
günümüz toplumunun evrim basamaklarını son zamanlarda hızlıca çıkmasıyla artık dinden ayrılmış bir kavram. din ahlağı getirmyor artık. hayatlarımızda ahlak dinden bağımsız bir olgu olmuştur.
işte bu yüzden yüzden yüksek dindarlığın görüldüğü bölgelerde* insanlık dışı haberler okuyoruz. fakat din ile alakasını fazlaca koparmış seküler olan toplumlarda* insanlık dışı suçlara daha az rastlıyoruz.
"ahlaki eylem yoktur, eylemlerin ahlaki yorumu vardır." der nietzcshe. bu söz ahlak konusunda önemlidir.
tüm dünyada ahlaksızlık sayılan belli davranışlar vardır.*** bunlar cinayet, tecavüz, yalan söylemek vs. dir. aslında bunlar genel geçer kurallar değildir, tartışılabilir. bunların önemi toplumun devamını sağlamasından ileri gelir. eğer cinayet ahlaksızlık ve kanunen suç sayılmasaydı insanlar birbirini öldürürdü, bu da toplumun devamını tehlikeye sokardı. yani ahlak bilimin, dünyanın bir kuralı değil, sadece bizim kendi iyiliğimiz için uydurduğumuz bir şeydir. bu yüzden her eylemin uygunluğu tartışılabilir ve zamanla değişir.