affetmek

entry246 ↑ galeri3
    71.
  1. birini affetmek, en büyük intikamdır.
    1 ...
  2. 70.
  3. büyük intikamdır. karşınızdaki insana büyük bir vicdani sorumluluk yükler. affeden affetmiş ve rahatlamıştır. oysa affedilen her daim bunun ezikliği ile yaşayacaktır. "senin de bir açığın olsa keşke bende seni affetsem" diye düşünerek açık arayabilir, bu arayış çoğu zaman hem affedeni hem affedileni fazlasıyla yorar. bilindiği üzere gerçekten büyüklüktür affetmek, çünkü affedilen kişi affedenin karşısında küçülmeye mahkumdur.
    0 ...
  4. 69.
  5. insan, bağışlayarak yener yanlışı. insanın acısını insan alır. iyilik, böyle kolay yenilmez... *
    0 ...
  6. 68.
  7. çoğumuzun yapamadığı,yapmaya cesaret edemediği eylem.hak edeni sonuna kadar affediceksin hak etmeyene ise en başından s**tr ediceksin.
    0 ...
  8. 67.
  9. yapıldığı takdirde insanı özgürleştiren, ancak söylenildiği gibi kolayca pratiğe dökülemeyen eylem.
    içselleştirmek için, sonunu bilmediğiniz bir süreçten geçmeniz gerekir ki gerçekten de insan ihtiyarladığını hisseder; ta ki kendi tarafından affedilmenin verdiği tazelenmeyi yaşayana kadar.
    0 ...
  10. 66.
  11. 65.
  12. eğer affetmek bizim için iyiyse, asil bir duyguysa neden daha çok yapmıyoruz? bize engel olan iki neden var. 1.si sorumluluk: acı çektiğimiz sürece suçlayacak birisini ararız. eğer o piçi bağışlayacak olursanız o kadar acıyla tek başınıza nasıl başa çıkacaksınız? 2.si de kimlik. beni tüketen bu öfke bu kızgınlık bu şiddet olmadan, ben kim olurum ki?
    0 ...
  13. 64.
  14. asil bir olgudur, büyüklüktür, insan bu büyüklüğü önce kendine yapmalıdır...
    0 ...
  15. 63.
  16. Bazen başkalarını affetmek yeterli olurken, kendinizi affetmeniz bile yeterli olmaz kimi zaman.
    0 ...
  17. 62.
  18. affetmek zorunda olmaktır.

    kimse affetmek zorunda olmadığı birini affetmez.
    0 ...
  19. 61.
  20. 60.
  21. çoğu zaman boşvermek yada unutmak ile karıştırılan durum.

    ancak affetmek büyük risk almaktır, kendinden birşeyler vermek, kendinden vazgeçmektir.

    sizin için değerli bir insanın ciddi bir hata yapıp sizin gözünüzdeki değerini oldukça düşürmesi birçok konuda güveninizi sarsmasını müteakiben. hiçbirşey olmamış gibi değil herşeyin farkında olarak karşınızdakine bir şans daha verip onu eski yerine koymaktır affetmek. zordur gerçekten zordur.
    0 ...
  22. 59.
  23. ''kadınlar yapılanları affedebilir ama asla unutmazlar''.
    1 ...
  24. 58.
  25. Karşıda ki insanın hatalarını anladığını an yanlışlarını düzeltmesi sonucu affedilmesidir.
    0 ...
  26. 57.
  27. seni senden başka kimse affedemez. kendini affedebilen affetmiştir ki en zorudur.
    1 ...
  28. 56.
  29. kabiliyettir. simarikliligin farkina varilmasi beklenilen durumdur. cok zaman varilmaz, post-modern durusla yelken acilir dileyenden oteye. titanikten geriye kalanlar gibi hisseden kendini bilmezlerin kozudur, genelde de simarirlar * selamlar (diyesi gelir insanin * )
    0 ...
  30. 55.
  31. büyüklüktendir derler ama megaloman olmaya gerek yok.
    0 ...
  32. 54.
  33. 53.
  34. 52.
  35. diye bişey yoktur. yapabilirsen unutursun sadece. benim gibi fil hafızalılar unutmaz da, sadece gitgide etrafa yabancılaşır, çevresinden uzaklaşır, yalnızlaşır.
    0 ...
  36. 51.
  37. duruma göre degişkenlik arz eden insana ait olan bir duygudur, size karşı yapılanı hazmetmekle alakalıdır.
    0 ...
  38. 50.
  39. iş kendini affetmeye geldiğinde sezen aksu çok güzel demiş:
    kendini seçemiyorsun
    bırakıp kaçamıyorsun
    2 ...
  40. 49.
  41. Af, hak ettiği halde bir şeyi almamak sahibine bağışlamak demektiri.Allahü teala affedicidir.af edenleri sever.Kur'an-ı Kerim de mealen buyruluyor ki;(Affet, marufu emret ve cahillerden yüz çevir![Araf 199]
    0 ...
  42. 48.
  43. The public is wonderfully tolerant. It forgives everything except genius. - Oscar Wilde

    Halk mükemmel bir şekilde hoşgörülüdür. Dahiler dışında herşeyi affeder.

    *

    Always forgive your enemies; nothing annoys them so much. - Oscar Wilde

    Her zaman düşmanlarını affet; hiçbir şey onları bu kadar sinirlendirmez.
    0 ...
  44. 47.
© 2026 uludağ sözlük