doğu cephesinde afrikada batı avrupada arka arkaya alınan mağlubiyetlerden sonra kafayı cozutmuş ve savaşın son senesinde mental fiziksel psikolojik olarak çökmüştür. 1945 yılında saçma sapan mantıksız kararlar emirler vermiştir. eldeki son tank birliğiyle savaşı kazanacağını düşünmüş berline çekip savunma yapmak yerine müttefikleri mağlup etme umuduyla ardenlerden amerikaya taarruz emri vermiştir. yarı yolda tankların benzini bitip askerler yaya olarak almanyaya kaçmış yada teslim olmuştur..
"eğer karşımda ne kadar başarılı olduğunun bir önemi olmayan avukat bir kadın ile evlatlarını sağlıklı olarak yetiştiren ve onlara iyi bir terbiye veren beş, altı yahut yedi çocuk annesi bir hanım olsaydı şöyle söylerdim:
milletimizin ve değerlerimizin bekası açısından çocuk sahibi olan, onları yetiştiren ve böylelikle milletimizin gelecekte de var olmasını sağlayan kadın daha büyük bir iş başarmıştır!"
Mao ve stalinden az insan öldürmesine karşılık, katliamları mao ve stalinin katliamlarından daha meşhurdur ve yahudilerin güdümündeki sanat dünyası tarafından ön plana çıkarılır.
Çünkü tarihi kazananlar yazar..
Türkiye'ye lazım olan liderdir. aşağılık soyguncu, vurguncu kaçakçıları, teröristleri ve mültecileri sabun yapması ve korku salması gereken bir lidere ihtiyacımız var.
Seküler cenaha yakışan bir diktatördür. Kendisi sosyalistti, Türkiye'deki sosyalistleri incelediğimizde o malum partiye olan yakınlıklarını görürsünüz. Zalim, zalimi sever.
Mal değildi gayet zeki biriydi. Sovyet Rusya ile savaş kaçınılmazdı. O saldırmasa stalin saldıracaktı. ilk darbeyi vurup inisiyatifi almak istemesi zekiceydi. Ve stalingrad kuşatması kesinlikle kişisel hırsıyla alakalı değildi. Eğer stalingrad düşseydi rusların bütün ikmal ve petrol tedariği çökecek ve almanlarda deli gibi ihtiyaç duydukları petrole kavuşacaklardı. Moskova ise karların ortasında işe yaramaz bi sembolden başka bir şey değildi. Kısaca stratejisi doğruydu.
Şanslı bir ahmak. Yine de fırsatları değerlendirmesini bilen bir ahmak olduğu da bir gerçek. Dönemin en iyi generalleri, teknisyenleri ve bilim insanlarına sahipken bu kadar ilerlemesi pek şaşırtıcı değildir fakat yine de yiğidi öldür hakkını yeme derler elindeki fırsatları gerçekten iyi kullandığı bir gerçek. Ne müttefik devletler gibi yerinde sayıklamış ne de Stalin gibi ülkede ki bütün kaliteli insanları gözden düşürtmüştür. Yalan yok bunu takdir ederim.
çizim yeteneğinin resim sanatı için yeterli olmaması bahane edilerek mimarlık alanında yeteneği olduğu söylendikten sonra defalarca akademiden red yemiş ve Mimarlık okulunda okuması için gereken diploması olmadığı için de, sokakta dilenerek, bavul taşıyarak yaptığı resimleri ucuz fiyatlara satmak zorunda kalmıştır. Sonrasında, azılı bir yahudi düşmanlığına doğru adım adım kişilik evrimi geçirmiştir.
Yahudilere olan düşmanlığının şekil kazanmaya başladığı ilk izlenimlerini şu şekilde anlatmıştır.
“Yahudilerin, basında, plastik sanatlarda, edebiyat ve tiyatrodaki etkinliklerini araştırdıkça, bugüne kadar Yahudiler aleyhine söylenen sözler zihnimde canlanmaya başladı… Bu durumda insanın amansız bir Yahudi düşmanı olması içten bile değildi… Estetik hayatın ortaya koyduğu bu kirli eserlerin bütün isimlerini incelemeye karar verdim… Gerçek şuydu ki, estetik adına ortaya konan çirkinliklerin, güzel sanatlardaki bayağılıkların, tiyatrodaki budalalıkların onda dokuzu, ülke nüfusunun ancak yüzde birini temsil eden bir kavmin egemenliği altında bulunuyordu.”
Edit: toplumdaki ayrışmanın sonuçlarına güzel bir örnektir.