adnan menderes

entry1176 galeri102
    798.
  1. Her gün anıtkabire çemkiren akp'lilerin çok sevdiği şahıs. Piramit şeklinde bir anıtmezarda yatar.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/1033959/+
    Pek ziyaret etmezler.
    2 ...
  2. 799.
  3. kimle ne yaptığı önemli değil. deniz baykal'a küfür edip bu adamı alkışlayanlar düşünsün. bu adam partisi kırşehirden vekil çıkaramadı diye ili ilçe yaptı. bu adam tahkikat komisyonları kurup tüm muhalifleri sindirmeye çalıştı bu adam vatan cephesi diye bir şey uydurup katılanları radyodan yayınlattı.
    idam edilmeli miydi? hayır lakin bu millete ne menem biri olduğu anlatılmalıydı.
    1 ...
  4. 800.
  5. Köy enstitülerini kapatarak bu ülkeye yapılacak en kötü şeyi yapmıştır.

    Yatacak yeri yoktur.
    4 ...
  6. 801.
  7. 40 yıl önce savaştığımız emperyalist güçlerin kucağına oturtmuştur ülkeyi. Sevmem, seveni de sevmem. Devamı için Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan.
    4 ...
  8. 802.
  9. Siyaset de arada bir gündem olduğu için. Hep iyi gibi algılanır.

    Fakat iyi değildir. Anılmasının nedeni asılmasıdır. Ve ever asılmaması gerekirdi.

    Ne deniz gezmiş ne de adnan menderes.

    Ama Amerika mandacısı bir adamdır adnan menderes.

    Bu kutul amare denilen zaferi de zaten o kaldırtmıştır.
    1 ...
  10. 803.
  11. beyefendi mi?

    babası yaşındaki inönü'nün arkasından yaptığı meclis konuşmasını bir dinleyin isterseniz.
    1 ...
  12. 804.
  13. Dikta zihniyetlilerin çabası , paletlilerin uşaklığı, satılmışların iftiralarıyla ; katledilmiş bir büyük halk adamı.

    Allah mekanını cennet eylesin.
    4 ...
  14. 805.
  15. ister halk kahramanı olsun, isterse olmasın. O adamı oraya benim iradem koymuşsa ve demokrasi, Cumhuriyet halkın kendi kendini yönetmesi ise onu ordan alamazsın. Alırsan kendi kurduğun oyunun bozgunculuğu yapmış olursun. Ya cumhuriyet in, demokrasinin yalan olduğunu söyleyin, yada kendi yalanınızı vaz geçin. Halk iradesine karşı direnenler halkın tükrüğünde boğulurlar. Şu anda olduğu gibi.
    5 ...
  16. 806.
  17. karanlık bir 27 mayıs'ta idama maruz kalan,türk siyasetçisi. böyle mayıslar yaşanmaması, en büyük arzumuz olan üzücü olay.
    2 ...
  18. 807.
  19. bugünkü rejimin dedesi sayılır. köy enstitülerini kapatan hain.
    0 ...
  20. 808.
  21. Cumhuriyet sonrası dindeki ekmeği görüp, profesyonel olarak bu işin ticaretine başlayan ilk kişi..

    Siyasetçi bürokrat takımının, Türk halkının cahil bırakılması üzerine kurguladığı demokrasi tiyotrosunun ilk büyük yönetmeni.

    Bunların Genelde yaptıkları yanlarına kar kalırken ilk kez bu layığını bulmuştur.
    0 ...
  22. 809.
  23. Allah Rahmet eylesin.Haksızlığa,iftiraya,darbeye maruz kalıp asılmıştır.
    1 ...
  24. 810.
  25. hatırlatmaya devam.
    hem de yeniçağ gazetesinden...

    --- alıntı ---
    toprak reformu yasasına en çok tepki gösteren, Celal Bayar ve toprak ağları olan Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Hasan Polatkan (!) olmuştur.

    (…) Menderes'in bu ülkenin insanın kalbinde çok farklı bir yeri olduğunu biliyoruz. Ancak, bu, onun yaptığı hataları görmemezlikten gelmeyi gerektirmemelidir. Eğer tarihten ders alınamaz ise yenilerini aynı acıyla yaşamak kaçınılmaz oluyor.

    (…) Aslında Menderes'in suçları mahkemelerde gündeme getirilmeyenlerdir. Bunların bir kısmı halkın tepkisinden çekinildiği için gündeme getirilmemiştir. Büyük bir kısmı da ABD'nin tepkisinden çekinen Cemal Gürsel hükümeti tarafından gündeme getirilmemiştir

    ***

    (…) Yurt dışına asker gönderme ya da savaş açma sadece Millet meclisinin yetkisinde olmasına karşın, Menderes Meclise danışmadan Amerika için Kore Savaşına asker gönderdi ve 1951 yılında savaşa girdi. Bine yakın askerimizi bu savaşta yitirdik; binlercesi yaralandı.

    (…) 1954 yılında yabancılara yok pahasına, petrol arama ve çıkarma izni verildi.

    (…) Tek parti döneminde kurulan bazı traktör ve basma fabrikaları (basına göre dış baskıyla) Menderes döneminde özelleştirildi veya ekonomik olmadıkları söylenerek kapatıldı.

    (…)Nuri Demirağ tarafından kurulduktan sonra ismet inönü tarafından devletleştirme kapsamına alınan, bugün yapacağız ya da yaptık diye övündüğümüz uçak ve uçak motoru fabrikaları, Eskişehir tank fabrikası ve Kırıkkale silah fabrikası Menderes döneminde NATO standartlarına uymadıkları gerekçisiyle kapatıldı. Askerimiz dışa bağımlı kılındı.

    Cezayir Kurtuluş Savaşı sırasında Fransa'yı destekledi…

    (…) Millet Partisi Başkanı Osman Bölükbaşı yaptığı bir konuşma dolayısıyla hapis cezasına çarptırılırken (1959), hükûmet muhalefetin vatandaşları isyan ve ihtilale teşvik ettiğini iddia ediyordu…

    Bu ülkeye büyük zarar veren, suç kapsamına sokulmayan eylemler: Vatan Cephesi gibi bir cephe kurarak; vatandaşları ikiye ayırdı…

    Süveyş Kanalını millileştiren Mısır lideri Nasır'a karşı ingiltere'yi destekledi…

    --- alıntı ---
    http://www.yenicaggazetes...in-muhasebesi-38343yy.htm
    7 ...
  26. 811.
  27. ülkeyi amerika'ya peşkeş çeken halk kahramanı.
    3 ...
  28. 812.
  29. Aydın'daki universiteye konmuş isim.
    1 ...
  30. 813.
  31. idamını meşru göstermek için götünü yırtıyor millet.
    Hani lan gençleri kıyma makinasından geçirmişti?
    Hani merkez bankasındaki tüm sltını uçaklara yükleyip yunanistan a kaçmıştı?

    Devam devam postal yalamaya devam.
    1 ...
  32. 814.
  33. idamı kısa vadede solculara uzun vadede merkez sağcılara yaramıştır.
    0 ...
  34. 815.
  35. evli kadınlara sulanan, onlarla yatıp kalkıp sonra dindar görünen başbakan.
    2 ...
  36. 816.
  37. hem idam edilip hem adına havalimanı inşa edilen nev-i şahsına münasır kişi. zira kendisi bir rte değildir. olamaz. olmak gibi bir çabası olmamıştır. 6 ay hapiste yatıp bir şiirle dünyayı keşfetme yanılgısına düşecek kadar zamanı bile olmadan ümzüğünde ölümün soğuk ya da sıcak nefesiyle yüzleştirmiştir insanları.
    neyse fazla edebiyat yaptı oluyorum sonra. niyetim edebiyat değildi.
    zira edebiyat. edebe biat etmek anlamına sirayet ettiğinden mütevellit. sizin için sert sessizi yumuşattım.
    akısaca; adnan menderes'i temel almak kaçak inşaata göz yummakla denktir.
    2 ...
  38. 817.
  39. Nuri demirağ olayından da anlaşılacağı üzere Yalan ve ayak oyunları ile idam edilmiştir.

    Adnan Menderes değil bizzat ismet inönü zamanında, uçak fabrikasını kapanmıştır.
    Sebebi de bir çukur.

    Bilmeyen tonla cahil yetişmiş.
    0 ...
  40. 818.
  41. dünyanın en masum, en demokrat, en kahraman insanıdır.. tabi yersen.

    baktığın zaman bence de idam edilmemeliydi. edildiyse de boşuna değil. haklılık payı vermiyorum ama işleri ısrarla bu noktaya getiren de bizzatihi menderes'tir.

    bir başbakanın idam edilmesi demokrasiyle yönetilen bir ülke için ne kadar utanç vericiyse, adnan menderes gibi koltuğun gittiğini göründe antidemokrasiye sarılan, makyavelist bir kimsenin de hala demokrasi şehidi diye anılması bence o denli utanç vericidir.

    ya siz hayattan hiçbir şey öğrenememişsiniz, ya da fanatizminiz vicdanınıza perde çekmiş.
    6 ...
  42. 819.
  43. Evli bir adamın karısına hallenmiş aşağılık bir insan. Hallendiği Kadın orospu kocası işe godoştur.
    1 ...
  44. 820.
  45. ülkenin geleceğini mikmiş üstüne amerika belasını başımıza sarmış bi de evliylen karısını aldatmış. cezası eskiden recm idi. o akpliler beğenmeye devam etsin bu karakteri bozuğu.
    3 ...
  46. 821.
  47. idam edildiği için hataları görmezden gelinen merhum başbakan.
    idam edilmeseydi hapiste çürürdü.
    Bu da çoğu idam cezasının ne kadar gereksiz verildiğinin ispatıdır.
    0 ...
  48. 822.
  49. ''yazı murat bardakçı'ya aittir''

    Adnan Menderes’i suçlamaktan vazgeçin! Arapça ezanı DP ile CHP beraber serbest bırakmışlardı

    Önümüzdeki hafta, Arapça ezan yasağının kaldırılmasının 56. yıldönümü. Ezan konusundaki tartışmalar bugün de devam ediyor, dini çevreler Adnan Menderes’i ve Demokrat Parti’yi "ezan kahramanı" diye gösterirlerken, karşı taraf bu kararın o yıllarda başında ismet Paşa’nın bulunduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin karşı koymasına rağmen alındığını söylüyor ve günümüzdeki irtica ve türban huzursuzluklarından da Adnan Menderes ile partisini sorumlu tutuyor.
    Ama, konunun çok önemli bir tarafı gözardı ediliyor: Ezanın yeniden Arapça okunması konusunda sadece DP milletvekillerinin değil, CHP grubunun da lehte oy verdiğinden ve Türkçe ezandan DP-CHP işbirliğiyle vazgeçilmiş olduğundan nedense hiç bahsedilmiyor. Konunun birkaç günden buyana tekrar gündeme getirildiğini fakat eksik yahut taraflı bir şekilde yazıldığını görünce, "Türkçe ezan" meselesinin ayrıntılarını anlatmak istedim.

    ÖNÜMÜZDEKi cuma günü senelerden buyana konuştuğumuz, tartıştığımız ve üzerinde çeşit çeşit yorumlarda bulunduğumuz ama bütün bu tartışmaları ve yorumları her zamanki ádetimiz üzre okumadan ve araştırmadan yaptığımız bir olayın, Arapça ezan yasağının kaldırılmasının 56. yıldönümü.

    Önce, konunun ayrıntılarını bilmeyenler için kısa bilgiler vereyim: 1932 sonbaharında ezanın artık Türkçe okunması kararlaştırılmış, Arapça okunması resmen yasaklanmış, kararın uygulanması şiddetli bir şekilde takip edilmiş, 18 sene devam eden bu yasak sırasında çok sayıda tatsızlıklar yaşanmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1950’nin 16 Haziran’ında kabul ettiği bir kanunla Arapça ezana yeniden izin vermişti.

    işte, 14 Mayıs 1950 seçimlerini ezici bir çoğunlukla kazanan Demokrat Parti’nin işbaşına gelmesinin hemen ilk haftalarında çıkartılan bu kanun, daha sonraları birçok tartışmaya konu olmuştu. Bir kesim, Arapça ezan yasağının kalkmasını "devrimlerden geriye dönüş" ve "irticanın canlanmasının başlangıcı" olarak görürken diğer kesim yasağın kalkmasını "seneler boyu devam eden baskıların nihayet bulması" ve "halkın dini hürriyetini kazanmasının ilk adımı" diye nitelemişti.

    UNUTULAN OYLAMA

    Tartışmalar, bugün de devam ediyor. Dini çevreler Adnan Menderes’i ve Demokrat Parti’yi "ezanın yeniden Arapça okunmasının kahramanı" şeklinde gösterirlerken karşı taraf kararın o yıllarda başında ismet Paşa’nın bulunduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin bütün karşı koymalarına rağmen alındığını söylüyor ve bugünün gündemini oluşturan irtica ve türban tartışmalarının başlatıcısı olarak Adnan Menderes ile partisini sorumlu tutuyor. Ama, bütün bu tartışmalar yapılırken, konunun çok önemli bir tarafı gözardı ediliyor: Arapça ezan yasağının kalkmasına Meclis’te sadece Demokrat Parti milletvekillerinin değil, aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi grubunun da lehte oy verdiğinden ve yasağın DP-CHP işbirliğiyle kaldırılmış olduğundan nedense hiç bahsedilmiyor.

    Konunun birkaç günden buyana bazı yazarlar tarafından yeniden gündeme getirildiğini ama eksik yahut taraflı bir şekilde yazıldığını görünce, "Türkçe ezan" meselesinin ayrıntılarını anlatmak istedim.

    işte, 18 sene boyunca Türkçe olarak okunan ezanın yeniden Arapça’ya dönmesinin "gerçek" öyküsü:

    1930’ların başında ezanın, tekbirin ve salánın Türkçeleşmesi, Kur’an’ın Türkçe okunması ve namazın da Türkçe dualarla kılınması kararlaştırılmış ve Türkiye’nin önde gelen bazı hafızlarına ezanın ve duaların Türkçeleştirilmesi vazifesi verilmişti. Hazırlıkların tamamlanmasından sonra, Kur’an’ın, tekbirin ve kametin Türkçesi ilk defa 1932’nin 3 Şubat’ına rastlayan Kadir gecesinde Ayasofya Camii’nde okundu. Daha sonraki aylarda Diyanet işleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’nin dört bir yanına gönderilen tamimlerle ezanın artık sadece "Tanrı uludur" sözleriyle başlayan Türkçe şekliyle okunacağı bildirildi, Arapça ezan yasaklandı, bu arada salánın ve tekbirin de Türkçe olması emredildi ve yasaklar gayet sıkı bir şekilde denetlendi.

    Karara uymayanlar için kanuni müeyyideler olması gerekiyordu. Ezanı Arapça olarak okumaya devam edenler 1941 yılına kadar "kamu düzenini sağlamaya yönelik emirlere aykırılık" suçundan cezalandırılırlarken, 1941’de çıkartılan 4055 sayılı kanunla, Türk Ceza Kanunu’nun 526. maddesine bir fıkra eklendi. Değişikliğe göre, Arapça ezan ve kamet okuyanlar üç aya kadar hapsedilecek ve on liradan iki yüz liraya kadar para cezasına mahkûm olacaklardı.

    18 YIL DEVAM ETTi

    Yasak, 1950 yılına kadar 18 yıl boyunca devam etti ama Türkiye’nin birçok yerinde olaylar çıktı, tatsızlıklar yaşandı ve konu Demokrat Parti’nin 1950 Mayıs’ında yapılan seçimleri kazanmasından sonra yasağın kaldırılmasına yönelik üç ayrı kanun tasarısıyla Meclis gündemine geldi. Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan, Kayseri Milletvekili ismail Berkok ve 13 arkadaşı ile Başbakan Adnan Menderes hükümeti, Arapça ezana hapis cezası getiren 526. maddenin değiştirilmesi için kanun tasarı ve teklifleri hazırladılar. Tasarı metinlerinde ezanın yeniden Arapça okunabileceğinden sözedilmiyor, sadece cezanın yeraldığı maddenin yeni şekli veriliyordu.

    Adalet Komisyonu, hükümetin tasarısını kabul etti ve Meclis’teki görüşmeler 16 Haziran günü, Türk Masonlarının bir dönemdeki büyük üstadları olan istanbul Milletvekili ve şair Fuad Hulusi Demirelli’nin başkanlığında yapıldı.

    YAĞMUR TANRISI, YER TANRISI

    Genel Kurul’da sözalan Demokrat Parti milletvekilleri, ezanın asıl haline dönmesinin halkta yaratacağı rahatlamadan bahsettiler. DP milletvekili Seyhan Sinan Tekelioğlu, "Atatürk sağ olsaydı hiç şüphe yok ki, bu büyük Meclis’in düşündüğü gibi düşünecekti. ...’Allahu ekber’ ile ’Tanrı uludur’ kelimeleri bir mánáya gelmez. Eski zamanlara ait kitapları okursak birçok tanrılar olduğunu görürüz: Yağmur tanrısı, yer tanrısı, vesaire. Binaenaleyh ’Tanru uludur’ deyince bunların hangisi uludur? ...Hristiyanlar bile bir ölüyü haber vermek için çan çalarlar. Onlar çan çalınırken çanın ne demek istediğini anlıyorlar, Müslümanlar bir salá sesi duymuyorlar" diye konuştu.

    Tam bu sırada şaşırtan bir gelişme yaşandı: DP’liler CHP’lilerin tasarıya red oyu vermelerini beklerlerken, CHP grubu adına söz alan Trabzon Milletvekili Cemal Reşit Eyüboğlu, Arapça ezan konusunda tartışma açmak istemediklerini söyledi ve "Arapça ezan meselesinin ceza konusu olmaktan çıkartılmasına aleyhtar olmayacağız" dedi. Daha sonra, üç maddelik tasarının maddeleri ayrı ayrı oylandı ve DP’liler ile beraber CHP’liler de kabul oyu kullandılar.

    Ezanın 18 sene aradan sonra yeniden Arapça okunmasına izin veren kanun, işte böyle kabul edildi. Demokrat Partililer ezan meselesini sonraki senelerde devamlı olarak lehlerine kullandılar, CHP ise "Ezanın Türkçe olarak kalması için mücadele vermiş" gibi gösterildi ve tartışma hálá devam ediyor.

    Ben, ezan konusunda yazıp konuşan zevátın meselenin asıl kaynağına, yani Meclis zabıtlarına bir türlü zahmet buyurup bakmadıklarını görünce, işin aslını bu zabıtlardan nakledeyim dedim...

    CHP işte bu açıklamayı yapıp Arapça ezanın lehinde oy kullanmıştı

    ARAPÇA ezanın yeniden serbest bırakılması için Millet Meclisi’nde 1950’nin 16 Haziran günü yapılan görüşmeler sırasında, CHP grubunun tasarıya red oyu vermesi bekleniyordu. Ama sanılanın aksi oldu ve grup adına sözalan Trabzon Milletvekili Cemal Reşit Eyüboğlu, partisinin ezanın Arapça okunmasına karşı çıkmayacağını açıkladı.

    işte, Cemal Reşit Eyüboğlu’nun TBMM’de görüşmeler sırasında yaptığı konuşmanın tam metni:

    "Sayın arkadaşlar,

    Türk Ceza Kanunu’nun 526. maddesinden, ezana taalluk eden ceza hükmünün kaldırılması maksadıyla hükümetin bugün huzurunuza getirdiği kanun tasarısı hakkındaki CHP Meclis Grubu’nun görüşünü arzediyorum.

    Bu memlekette milli devlet ve milli şuur politikası cumhuriyet ile kurulmuş ve CHP bu politikayı takip etmiştir. Bu politika icabı olarak ezan meselesi de bir dil meselesi ve milli şuur meselesi telákki edilmiştir.

    Milli devlet politikası, mümkün olan her yerde Türkçe’nin kullanılmasını emreder. Türk vatanında ibadete çağırmanın da öz dilimizle olmasını bu bakımdan daima tercih ettik.

    Türkçe ezan-Arapça ezan mevzuu üzerinde bir politika münakaşası açmaya taraftar değiliz.

    Milli şuurun bu konuyu kendiliğinden halledeceğine güvenerek, Arapça ezan meselesinin ceza konusu olmaktan çıkarılmasına aleyhtar olmayacağız" (TBMM Zabıt Ceridesi, 16. 6. 1950, birleşim 9, oturum 1, sah: 182).
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük