misafire çayın yanında tepside sigara ikram eden güzel esnaf ağabeylerin şehri. bedri koramanın haftalıklarında henüz geçen hafta adam çizmişti. "bizim zamanımızda misafire sigara ikram edilirdi. öyle bir zamandan geliyoruz" diye. bir sürü evde şato, uçak, tank, damat-gelin gibi acayip sigaralıklar, çakmaklar vardı. şatonun çatısının tepesindeki haç çekilince çatı kalkar ve içinden sigaralar çiçek gibi açılırdı. adana'da hala bu şatoları görmek mümkün. adana, klasik uzun kırmızı marlboronun piyasadan silinmemesini sağlayan kenttir. uzun kırmızı marlboro pek çok esnaf için statü sembolü hala. sigara boktan bir şey olabilir ama ikram eden elin samimiyeti istanbul'daki pekçok şeye değer. belki de adana bu yüzden özlenir.
bu şehir hakkında daha önce girdiğim bir entry yüzünden linçe uğramıştım seneler evvel. *
geçenlerde tekrar yolum düştü. başka bir şehre giderken, adana üzerinden, otoyoldan geçeceğiz mecbur. beşiktaş maçının başlama saatlerine yakın adana civarında olunca, girelim bir yerde maçı izleyip, oradan devam ederiz dedik.
rastgele bir mahalle kahvesine girip, maçı izledik. Hiç bir şehirde duyamayacağım tepkileri burada duydum ancak en orjinali, ceza sahası içerisinde gol pozisyonunda gomez'e ; " sık, sık lan, sııık" diye bağırılmasıydı. artık silahla nasıl hemhal oldularsa, şut çekmek yerine sıkmak tabirini kullanıyor abiler.
doğup büyüdüğüm şehir. Ben birçok memlekette yaşadım, birçok yer gördüm. Ama Adana başka... insanlarından mı, samimiyetinden mi, korkusuz oluşundan mı, Adana farklı... Her ne kadar güney doğu'dan göçen pkk'lılar yüzünden kötü gösterilmeye çalışılsa da, Aslında öyle değildir. Adana'ya, bir sürü vatan haini göç etmiş olsa bile, Adana en vatansever, milliyetçi şehirlerden biridir.
olayın seyhan ilçesinde olduğunu görünce haberi kapattım. Diğer girdimde de yazmıştım doğu tarafından gelen pkk'lılar yüzünden kötü gösterilmeye çalışıyor diye. Seyhan'da Adana'ya göç etmiş pkk'lı şerefsiz çoktur. Bunlar has Adanalı değildirler.