felaket kıvr ak, aşırı kayp ak.. hiçbir işin altına delikanlı gibi imzasını atamaz. açılımı desteklerim, milliyetçiliğe hazırım, globalizme mecburuz, biz muhafazakarız, haram yemem, fırsatını bulunca kepçesi ile götürün, vs... bu adamlardan ne duysam şaşırmam..
neyin akı yumurta akı mı diye söylenmesi gereken partidir.
zira akla hemen unaktıan'ın yemleri ve yumurtaları * gibi rezalet yolsuzlukları zinciri geliyor.
bende bu kadar karaya bağlasam bende psikoljik harp tekniği olan bir abd stratejisi ile kendime böyle dedirtirdim.
ama sayelerinde demokrasi, hukuk, barış ve nice kelimeler kirlenmiş iken artık ak kelimeside kirlenmeye başladı.
http://www.milliyet.com.t...ika&ArticleID=1173689 haberi ile demokrasiden bi haber, fikir özgürlğüne tahammülü olmayan, tek sesliliği savunan ve parti lideri ne derse o olacak gibi basit bir düşünceye sahip bir parti olduğunu bir kez kanıtlamıştır maalesef.!
üst düzey yöneticilerinin eskiden giydikleri gömleği, eskidiği bahanesiyle çıkartıp
yeni dünya düzenine adapte olmak için jonilerin verdiği
t shirt' ü sırtına geçirip, ırakta ölen cesur amerikan askerlerine
dua edip, davosta one minute ile israilden makas alan,
açılım için yanıp tutşan, tsk da revizyona gidip doğanı dize getiren
tam olarak çizgisini belli etmeyen ve güç dengelerinin şuan için
yanında olduğu siyasi parti
--spoiler--
parti parti diye nicesine sarıldım
benim sadık yarim akepedir
beyhude dolandım, boşa yoruldum
benim sadık partim akepedir
nice muhalefletlere bağlandım kaldım
ne bir kömür gördüm ne fayda buldum
her türlü istediğim topraktan aldım
benim sadık yarim akepedir
kömür verdi, erzak verdi, beyaz eşya verdi
yemek verdi, ekmek verdi, et verdi
sandık ile dövmeyince kıt verdi
benim sadık partim akepedir.
--spoiler--
kontrolünü iyicene kaybetmiş hükümettir.
zaten kaybettiği bu kontrolü medyayı tehtit ederek, hakkını arayan işçilere korkunç bir şekilde müdahale ederek elde tutmaya çalışıyor.
tekel işçilerine olan müdahaleyi görünce kanım dondu.
pkk'lıları çiçekle açılım diye karşılayanlar, niyeyse hakkını arayan işçilere kafa göz giriyor.
türkiye tarihine gelmiş en beceriksiz hükümettir ve yıllar sonra kara bir şekilde anılacak iktidardır.
bir akşam açın televizyonu ve kendilerinin ne olduğunu görün.
bir tarafta doğu ve güneydoğu cayır cayır yanıyor, taşlar havalarda uçuşuyor,
bir tarafta teröristler kahraman gibi ülkeye giriyor,
bir tarafta akın akın şehit geliyor,
bir tarafta işsizlik almış başını gidiyor,
bir tarafta işçiler isyan ediyor,
bir tarafta onlara destek olan muhalefet milletvekillerine biber gazı sıkılıyor, copla saldırılıyor. ancak teröristle el ele gezen sözde milletvekilleri bir hafta tatil yapıyor* ve en ufak bir laf edilmiyor,
bir tarafta eczacılar isyan ediyor,
bir tarafta memurlar isyan ediyor,
bir tarafta öğretmenler isyan ediyor,
bir tarafta öğrenciler isyan ediyor,
bir tarafta elektriğe, suya, doğalgaza ve temel gıda maddelerine deli gibi zam geliyor,
bir tarafta halka dalga geçiliyor*
biri idari başkent biri kültürel başkent olmak üzere iki büyük şehirde ulaşıma deli gibi zam yapılıyor,
yolsuzluk almış başını gitmiş,
bütün tek partili iktidarlarda olduğu gibi 3. genel seçimi kaybetmesini cenab-ı allah'tan dilediğim parti. çünkü genel olarak bu kadar kötü yönetimi görmedim.
dün pkk tehtit etti, bugün baydemir.
türkiye cumhuriyeti tarihinin en basiretsiz ve başarısız hükümetidir.
sayelerinde elin çapulcuları bile ülkeyi tehtit eder, meydan okur oldu.
ama akp ne yapıyor; bahçeliye, baykala, tskya, eylem yapan işçilere öfke dolu şekilde saydırıyor.
aman ha sakın bu bölücülere laf etmeyin.
kızar sonra abd.
türkiye'nin birlik ve bütünlüğünün teminatıdır, türkiye'nin her yerinden oy alabiliyor olması bunun en açık kanıtıdır. her parti tarafından eleştirilmesi ise tam bir ironidir. dtp de, mhp de birbirine zıt gerekçelerle akp'yi eleştirmektedirlerki vatandaş olan biteni anlayacak kapasitededir.
" istiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. " yüzde 47
" Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. " özelleştirme adı altındaki peşkeşler; toprak satma yasası; yargı ve bir çok kurumun akp tarafından ele geçirilmesi; ergenekon tertibi ve en son suikast palavrası ile savaş anında devletin en gizli ve stratejik bilgilerinin olduğu, gizli paralolar ve stratejik hareketlerin saklandığı tsk kışlasına baskın.
" Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. " son söz.
din sömürüsü yapan ama dinle alakası olmayan memleketi satmakla görevli,milletin belini büken icazeti abd den almış verdiği sözlerin hiç birini yerine getirmemiş diğerlerinden pek farkı olmayan kısaca Amerikanın Kurduğu Parti..
üçüncü genel seçimlerde seçilmeleri halinde türkiye'nin gelmiş geçmiş en başarılı partisi olacak partidir.*
parti içi dayanışma ve bağlılığın fazla olmasından dolayı siyasi çelişkiye düşmemeleri iktidar olmalarına katkı sağlayan en önemli unsurlardan biri olmuştur. birbirlerine sahip çıktıkları ve birbirlerini her zaman her durumda kollayabilmeyi başardıkları büyük bir gerçek. (bkz: yiğidi öldür hakkını yeme)
''bu partiye kim oy veriyor?'' diye sormaktan alamıyorum kendimi. kim ulan kim? bu partinin hala mitinglerine katılanlar kim? bu kadar salak olabilecek insanlar kim? bu insanlar benim vatandaşım olamaz.
başa geçtikten sonra hastane yapmayan, itfaiyeye sahip çıkmayan, devlet, meslek ve anadolu liselerine sahip çıkmayan ve her yeri özelleştiren parti. kaynaklarını bunlar yerine cami, kuran kursu, imam hatip okullarını açmak gibi yatırımlara kullanan ve okul masraflarının uçuk bir kısmını imam hatip liselerine yatıran parti.
Şu sıralar referandum süresini 120 günden 45 güne çekmek için çalışmalar başlatmış iktidar partisidir. Asıl amaçlarının baskın bir erken seçimi referanduma yedirerek halka sunmak olduğunu düşünmekteyim. Keza herkesin bildiği gerçek şudur ki: oyları gün geçtikçe erimekte. Adalet ve kalkınma partisi bir sonraki dönemi garantilemek için mümkün olan en erken sürede seçime gitmek zorunda. 120 gün yerine 45 günlük bir seçim dönemi de adalet ve kalkınma partisinin daha az yıpranması için uygun bir zaman. Kısacası yangından mal kaçırır hızda, referandumlu bir baskın seçim 2010'da yolda.
açılım dediler,
milyonları aç bıraktılar.
emeklinin emeğine saygı göstermediler,
bir lokma ekmeğine göz diktiler.
verdikleri komik zamlarla,
emekliyle dalga geçtiler.
çalışanlar aybaşını getiremezken,
yılbaşını 7 yıldızlı otellerde geçirdiler.
gecesi 16 bin liralık odalarda kalarak
milletle alay ettiler!
sıfıra sayı dediler, ayıya dayı
çakala aslan diyerek, kuzuyu kurda vererek
adaletten ve kalkınmadan bahsettiler.
tilkiye arkadaş, kargaya vatandaş dediler
abd ve ab yi yoldaş sayıp güvenerek,
yani şeytanı rehber edinerek,
'yola devam' dediler!