abdullah gül

entry1936 galeri263
    558.
  1. çankaya köşküne çıkan bazı insanlara**** ve yaptıklarına bakınca bu adam gerçekten cumhurbaşkanımı dediğimiz kişi.
    0 ...
  2. 557.
  3. biri vardı, bu ülkenin 50 milyar dolarını laiklik adına* yaptıkları 28 şubat darbesi için ona buna hortumlatıp peşkeş çekip, en az bu iş kadar mükemmel diğer ekonomi politikalarıyla ülkeyi fırsatların kullanılabileceği bir dönemde ekonomik krize sürükleyenlerin cumhurbaşkanı seçtirdiği.

    bu biri, neredeyse bayrak ile aynı değerde saygı gören bir forsu bulunan ve ülkenin gücünü, birliğini, azametini temsil eden cumhurbaşkanlığı makamında oturduğu halde, dahil olduğu siyasi kampın on milyarlarca doları göz kırpmadan çarçur ettiği gerçeği şöyle dururken milletle dalga geçer gibi ve çok gerekli birşeymiş gibi cumhurbaşkanlığının elektrik faturasını ödemek için arıza çıkartır, köşkün bahçe düzenlemesi ışıklarını falan "çok yakıyor" diye kapattırırdı.

    yurtdışını ziyaret edip orda makamının avantajını kullanarak sorunlara arabuluculuk için diplomatik ilişkiler kurmak, ekonomik ilişkilerin artmasına çabalamak ve ülkeyi bu yolla etkinleştirmek için çırpınmak şeklinde bir vizyonu kaldıracak beyin yoktu bu adamda. onun yerine, kendisini çok seven(!) halkı koltuğunu elinden almasın diye ülkesini bir gün bile terkedememiş ulu diktatörün izinde manasızca yürür ve doğru kullanıldığında her anının altın değerinde getirileri olabilecek yurtdışı ziyaretlerini, ismet döneminin korkunç fakirliğinin ürünü olan para saklama zihniyetiyle savsaklar, cumhurbaşkanlığı uçağının kilometre başına yaktığı yakıtı düşünerek "aman para kullanılmasın, asırlarca deste deste kasada dursun ki kağıttan farkı kalmasın" şeklindeki, ekonominin doğasına bile ters davranış normu ile hareket ederdi.

    cami değil okul ulan!

    özel işleri ile ilgilenmekle yükümlü bir yığın insan orda dururken, her an kaynayan ortadoğu kazanında suikaste uğrama ihtimali olan bin düşmanlı türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı değilmiş de, protokolde muhtar emmiye denk fiji adaları cumhurbaşkanıymış gibi gidip markette falan sıraya girerek hem kendisinin, hem çevresindeki insanların güvenliklerini tehlikeye atardı.

    bu saçmalıklarını da hortum & laiklik a.ş.'nin medyadaki gözbebeği olan gazeteler çok güzel paketler sunardı. "politik bilinç" kavramının adını bilip, ikide bir kullanıp, içeriğinden habersiz olan cahiller sürüsü o yıllarda, en az "ben sizden biriyim" diye bağıran ultra-zengin starlara inanan dallama hayranlar kadar bilinçli şekilde "vay beee, cumbaba efendimiz hazretlerine bak, sanki üç kuruş para bulamadığımız için asgari şartlarda hayat sürmek durumunda olan bizlerden biriymiş gibi davranıyor" diye, bu olaydan sevinirler ve bu sevincin kendi eziklikleri değil, bu adamın yücrgönüllülüğü zannederlerdi. cumhurbaşkanlığına en berbat dönemini yaşatan bu adam, sonrasında da cuntacıların cumhuriyet mitingi falan soytarılıkları gibi projelerinde bu koyunsu sığlıktaki politik zihinlere çok matah işler yapmış bir figürmüş gibi kodlandı ve ah ah nidaları eşliğinde anılır oldu.

    abdullah gül, bu adam değildir. aksine, bu adama hiç benzemez ve devletin tepesine 80 senedir çöreklenmiş "atatürk mafyası" ile hiç arası yoktur.

    atatürk mafyasının çıkarlarını tehdit eden tehlikenin ve o günden bugüne yaşanan değişimin farkına varınca göreceksiniz ki, abdullah gül işte o yüzden suçludur ve vatan hainidir... (!!!!!!!!!!!!!)

    salak salak eleştiriniz.
    3 ...
  4. 556.
  5. kankası tayyip efendi ile aynı davranışı sergileyince eleştirilmiş adam.

    bak şimdi tayyip erdoğan da antalya'ya geldiğinde o yollar kapanır. kontrollü olsun olmasın her kavşakta bir polis ekibi olur. her yer tututlur. ve o yolda tayyip amcamızın aracı ve o araçla birlikte hareket eden araçlar saatte 170 ila 200 km/s arasında hızda seyrederler.

    çok şaşırtıcı değil adamım.

    ha kral, padişah diyenlere şu sahneyi hatırlatmak isterim;

    http://img208.imageshack....208/4461/huzurageltf4.jpg

    daha doğrusu;

    http://www.internethaber....ther/1.20071113122425.jpg

    halkı görünce şımarıyorlar. yoksa yok krallık, padişahlık buraya söküyor anca.
    0 ...
  6. 555.
  7. her yerde kriz varken, milletin ağzı açlıktan kokarken, karısının ilk iş olarak milyon dolarlarca harcayıp köşke dekorasyon yaptırması sonrasında anlamıştım bu adamın ve ailesinin görmemiş olduğunu.

    görmemişlikte, bulunduğu yeri yadırgamada son raddeye ulaştı kral/padişah abdullah. krallığını ilan etti artık.

    nikaha yetişmek için şehirlerarası yolu kapattı bu adam. yuh artık.

    be hey dürzü, demokrasi adına, ezilenlerin sesi adına oy verdiğin adamlar, gün geldi başına kral oldu, padişah oldu.

    mutlusundur umarım şimdi.
    0 ...
  8. 554.
  9. görme eylemini yerine getiremeyen kişi. oğlu olmuş koparmış misali makam koltuğundayken istediğini yapmakta.
    kendilerine yakın simalar vardır elbet sözlükte sorarlarsa seviniriz, kul hakkı neymiş bilir mi?
    0 ...
  10. 553.
  11. sözlüğün formatına aykırı olduğu için kendisine karşı içimdeki kini buraya yansıtamadığım cumhurbaşkanı. * adam yol kapatıyor biz burada sövsek bile umrunda olur mu?
    5 ...
  12. 552.
  13. çok güzel yol kesen adam. Rogue ruhu yakaladım kendisinde.
    1 ...
  14. 551.
  15. Adam gibi adam.
    ( bu sözü en son kullandığımda bayağı pişman olmuştum ).
    2 ...
  16. 550.
  17. nikaha yetişmek için şehirlerarası yol kapatarak cumhuriyet tarihinde ilklere imza atmaya devam eden birilerinin cumhurbaşkanı.
    2 ...
  18. 549.
  19. "Biz mağlup olmuş bir medeniyetin evlatlarıyız" diyen kayıp trilyon davasına adı karışan ayrıca son elli yılda çocuklarını dünya barışına feda eden ülke amerika'dır diyip bu ülkeyi öven şahsiyettir.
    0 ...
  20. 548.
  21. 547.
  22. o gülüşün altında tatsız bir şeyler var. ne demişti "atatürk cumhuriyetinin sonu geldi" miydi neydi? ayıp ayıp...
    1 ...
  23. 546.
  24. 545.
  25. * türkiye cumhuriyetini avrupa insan hakları mahkemesine şikayet etmiş türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanlığı makamında olan kişidir. * *

    (bkz: bekir coşkun)
    1 ...
  26. 544.
  27. gelirken, herkesin cumhurbaşkanı olma iddiası ile gelen ancak hemen her büyük tepki çeken hükümet icraatında akp'yi kanatları altına alıp savunma psikolojisi içerisinde hareket eden çankaya noteri vol. 2.

    suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi mevzusunda "türk devleti, türk hükümeti, tbmm kendi ulusal çıkarlarının aleyhinde bir şey yapar mı? bunu nasıl düşünebiliriz ki?" cümlelerini sarf etmiştir. yasa tasarısını savunmaya geçmiştir.

    demiş ya, "bunu nasıl düşünebiliriz ki?" diye, hazır düşünülmüşü var çankaya noteri vol. 2, senin bulunduğun makamın ilk sahibi düşünmüş hatta dile getirmiş; "memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler."

    bak nasıl düşünüldüğünü gör. şimdi böyle düşünenler ergenekonculardır değil mi?

    koçum benim, bunu nasıl düşünebilirmişiz. okumadan imzaladığın imza petrol yasasına bir bak istersen?

    tekrar vurguılamak gerekirse çankaya noteri vol. 2; "iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler" anlaşıldı mı?

    haydi hayırlı traşlar...
    3 ...
  28. 543.
  29. bir önceki cumhurbaşkanı ile karşılaştırıldığında (bkz: ahmet necdet sezer)çok daha dünya ile grift, çok daha kendini hissettiren, güncel gelişmeler ile ilgili verdiği beyanatlarla türkiye'de ve dünya'da adından söz ettiren, türk dış politikasına belki hiç bir cumhurbaşkanının (atamız hariç) yapmadığı şekilde hizmet eden, barış görüşmelerinde direk rol oynayan, arabuluculuk yapan, türk iç siyasi dengelerini elinden geldiğince korumaya çalışan, en azından öyle bir görüntü çizen, vermiş olduğu gayet düzgün, yapıcı beyanatlarla gerginliğe prim vermeyen bir cumhurbaşkanı profili çizdi şimdiye kadar.

    bunda geçmiş siyasal tecrübesi özellikle dış işleri bakanlığı görevi de etkili oldu elbette. sezer'e bu konuda o k dar da haksızlık yapmamalıyız kanımca. yani f1 arabasının koltuğuna bir makine mühendisini oturtup ondan performans beklemek var, bir de 3 sene önce emekli olmuş ralli pilotunu oturtup performans beklemek var.

    sezer'i laiklik odaklı yurt içi gelişemelr harici ortada göremiyorken abdullah gül hemen her konunun içinde ve makamın ağırlığını (bence) hissettiriyor. bu da beni bir tc vatandaşı olarak memnun ediyor.

    ez cümle; bugüne kadarki performansı ile başarılı bulduğum tc devleti cumhurbaşkanı.
    2 ...
  30. 542.
  31. merkel ve sarkozy'nin "türkiye'nin avrupa'da işi yok" açıklamasının üzerinden 3 gün geçmesinin ardından basının sorusu üzerine olayı değerlendiren cumhurbaşkanı.

    basın soru sormasa merkel ve sarkozy'nin açıklamaları konusunda yokmuş gibi davranacaklar, tepki falan hak getire.

    neyse kendisi merkel ve sarkozy'yi "vizyon noksanlığı" tabiri ile niteledi.

    şimdi yıllar öncesine bir flashback yapın? bakın sahneye ne çıkıyor?

    "türkiye'nin avrupa birliği'ne giremeyeceği kesindir! bunu avrupalılar söylemektedir, avrupa'nın önde gelen bütün politikacıları bunu söylemektedir, avrupalı filozofların hepsi söylemektedir. çünkü avrupa birliği bir hristiyan birliği'dir! bunu biz söylemiyoruz, bunu dünkü avrupa birliği'nin başındaki insan söylüyor, dünkü ingiliz başbakanı söylüyor, bunu söyleyen herkes vardır avrupa'da bunu herkes biliyor."

    ayrıca bu konuşmanın devamında;

    "gerçekler saklanıyor. her şey tek taraflı olarak gitmektedir. avrupa'nın menfaatleri söz konusu olduğunda tavizler verilmektedir, vazgeçilmektedir, fakat türkiye'nin çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir direniş hiçbir ısrar olmamaktadır. bu şudur; "ne pahasına olursa olsun türkiye avrupa birliği'ne girecek, türkiye gümrük birliği'ne girecek" anlayışındadır. siz eğer bu zihniyette olursanız işte o zaman profesör erol manisalı'nın dediği gibi; "sizi o zenginler köşkünün -üzülerek malesef söylüyorum kendi ülkem adına- bahçesindeki bir kulübeye böyle koyarlar işte." bunu biz söylemiyoruz bunu herkes söylüyo"

    8 mart 1995'te meclis kürsüsünden bu lafları eden sanki abdullah gül değildi? sanki o dönemden farklı yürüyor şimdi işler... özellikle, belirttiğim ikinci kısım çok dikkat çekici. sanki ab ile müzakereler bugün başka güzergahta ilerlemekte? sanki bugün tek taraflı değil, sanki zenginler köşkünün kulübesine oturtulmaya çalışılmıyoruz? ha değişen ne? bugün sözlerine atıfta bulnulan erol manisalı ergenekon sanığı ve avrupa birliği konusunda düşüncelerinde sapma yok, abdullah gül ise taban tabana zıt bir durumda. hayat ne garip değil mi vapurlar falan?

    harbiden sayın cumhurbaşkanımızın da 14-15 sene önce vizyonu ne kadar noksanmış, şimdi ne kadar geliştirmiş kendisini? hayır belli bir yaştan sonra taban tabana zıt görüşleri savunmak, böylesine bir aşama kaydetmek gerçekten ilginç...

    tekrar tanım yaparsam kendisinin bugünkü değerlendirmelerini baz alarak, bundan 7-8 sene öncesine kadar vizyonu noksan kişiydi.

    belli bir yaştan sonra vizyon noksanlığından, vizyon aşmışlığına gelmek de hakikaten büyük başarı. bence bilim adamları bu klanı incelemeli. insan karakterinin belli bir yaştan sonra taban tabana değişmesi nasıl gerçekleşir?
    3 ...
  32. 541.
  33. Konuşurken "i" harfine başka bir hava katan cumhurbaşkanı...
    0 ...
  34. 540.
  35. 7 yıl aradan sonra cumhurbaşkanının sadece atatürk ilkelerini korumakla* görevli olmadığını görmemizi sağlamıştır. kendisine minnetterız.
    0 ...
  36. 539.
  37. türkiye´nin cumhurbaskani. bu mekana oturmus bir insan hakkinda makami yüzünden herhangi bir kötü söylemde bulunmam. o tür huylarim yoktur. yalniz sunu söylemek isterim.

    edebiyat meraklilarinin yere göge koyamadigi birkac yazar vardir. dostoyevski bunlardan biridir. emile zola bunlardan biridir. alman edebiyatini, dilini en iyi sekilde kullanan, ve yazdigi harikulade romanlarda aldigi konulari fevkalade güzel bir sekilde anlatan cok büyük bir yazar vardir:

    thomas mann...

    romancilarin hasidir, belki de en büyük romancidir.

    thomas mann, hayati boyunca bir kere "nobel ödülü" almistir, edebiyat dalinda. cok edebiyat kritikcisi "aslinda onun yazdigi herseye nobel ödülü vermeliydiler" demistir, öyle olmamistir....olsun.

    orhan pamuk´ta nobel edebiyat ödülü almistir.

    demek ki mevki olarak orhan pamuk´la thomas mann ayni mevkiler de görülmelidir.

    gercek öyle midir?

    Abdullah´gül´ün durumu da böyledir. abdullah gül, mustafa kemal pasa´nin da ciktigi en yüksek mevkiye cikmistir.

    mevki olarak baktigimizda abdullah gül´le mustafa kemal pasa ayni seviyedelerdir.

    gercek öyle midir?
    2 ...
  38. 538.
  39. bugün gözüme ilişen 28 kasım 1995 tarihli posta gazetesine verdiği röpörtajda cumhuriyet rejiminin sonu gelmiştir. bize en uygun sistem şeriattir diye beyanda bulunmuş kişi.
    dediklerine göre aradan geçen 13 yılda değişmiş.
    herkes bir görüş sahibi olmakta özgürdür. kimisi komünizmi savunuyor kimisi cumhuriyeti veya şeriatı. hepsine eyvallah. beni delirten ise bukalemun gibi bulunulan döneme göre elbise giymek. şeriat iyidir diyorsan doğru veya yanlış ağzından çıkmış lafa sahip ol. geniş ve yumuşak bir koltuğu ısıtmak için dün şeriat diye bağıranların bugün atam atam demelerine ve böyle her devrin insanlarının iktidar sahibi olmalarına çıldırıyorum.
    4 ...
  40. 537.
  41. ülkemizin milli değerleri hakkında hiçbir fikri olmayan cumhurbaşkanıdır kendisi.
    3 ...
  42. 536.
  43. turgut özal'dan sonra ülkemizin ilk milli değerlerimize bağlı cumhurbaşkanı. (atatürk demokratik yollardan gelmediği için onu saymıyorum)
    5 ...
  44. 535.
  45. ülke satmak bir imzasına bakar. kim bilir o imzayı atmıştır. belki şuan da uyuyodur.(rahat)
    3 ...
  46. 534.
  47. kendisi adeta bir 23 nisanda köşkteki koltuğa oturup da orada unutulmuş bir çocuktur.
    6 ...
© 2026 uludağ sözlük