Kulislerde dolanan habere göre, AKP'ye rakip bir parti kurmakla meşgulmüş. Başına da, başarılı kariyeriyle herkesin dikkatini çeken ve tüm partilerden teklif alan Rifat Hisarcıklıoğlu geçecekmiş. Parti binası tutulmuş, tabelaları hazırlanıyormuş. Böylece cemaatin AKP'den ayrışma süreci bütünüyle tamamlanıp, ileride başına A. Gül geçecekmiş. Tayyip'in ipi yavaş yavaş çekilmekteymiş.
Meclis dedikoduları bunlardan ibaret şimdilik. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.*
Mısır'da darbeyle başa gelen yeni yönetime tebrik mesajı göndererek yine Akp koyunlarını ters tarafa meletmiş, pardon yatırmıştır. Böylece yeni yönetimi tanımış oldular, siz Mursi Mursi diye evinizde tempo tutmaya devam edin.*
tüm hayatını cemaatler içinde geçirmiş, siyasi yaşamı boyunca milli görüş partileri içerisinde yer almış ama ne hikmetse bir anda gömlek değiştirmiş cumhurbaşkanı. en son mahareti bölgesel kürt yöentimini resmi olarak tanıdığını belirtmek. türkiye'nin doğusunu kürdistan olarak kabul eden ve türk topraklarında hak iddia eden özerk yönetimi muahattap alan cumhurbaşkanı. bununda adı açılım. oğlu daha lise'de olmasına rağmen şirket patronu, mısır kralı. kayıp trilyon davasının baş kahramanı, af edicisi.
yarın, yani 30 ağustos zafer bayramında muhtemelen hastalanacak olan kisidir. türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı olarak,son yıllarda bu ve bu gibi önemli günlerde illa ki bir rahatsizligi da ortaya çıkar. *
odtü de başörtülü kızlara taciz rezilliği olayıyla ilgili olarak "Eğitim, herkesin temel hakkıdır. Temel hak olan bir eğitimi engellemeye de kimsenin gücü yetmez." demiş cumhurbaşkanımız. zaten öyle olduğunu biliyordum ama en yetkiliden teyit almak iyidir.
ali ismail korkmaz da öldü, onun da eğitimi yitip gitti elinden, nerdeydi böyle bir açıklama o zamanlar? şimdi tutmuş eğitim hakkı, özgürlükler falan diyor kendileri.
ama işlerine geldiklerinde de hemen açıklama yapmayı iyi bilirler.
abd'de geziyle ilgili şunları söylemiş;
'aslında ben bir açıdan bu olayların başlangıcı ile ilgili açıkçası gurur da duyarım çünkü şundan dolayı: türkiye’yi bilenler tanıyanlar, 10-15 yıl önce türkiye hangi gündemler ile dünya kamuoyuna gelirdi veya türkiye’nin problemleri neydi, bugün ise türkiye’nin problemleri nedir diye baksınlar? istanbul’daki olayların başlangıcı aynı washington’da, londra’da, new york’ta olduğu gibi çevre bilinci, şehrin yapılmasıyla ilgili, buraya bu bina yakışır yakışmaz kaygıları ile ortaya çıkan bir olay. bu tip problemler başta demokratik ülkelerin, gelişmiş ülkelerin problemleri. ' demiş.
yani yapılan eylemler hükümet despot ve antidemokratik tavırlarına değildi diyor. özgürlüklerle ilgili bir sıkıntı yok türkiye'de diyor. sanki dünya bunu ağaç yeşil meşil protestosu diye yansıtmış!
gülelim hep beraber!
acayip gezgin ve gündemden uzak siyasetçi. mesela türkiye'de bombalı bir saldırı olurken kendileri kazakistan'da enteresan kıyafetler giyinip kültür alışverişi yapar. canım benim ya. ne kadar dostane.
eşiyle beraber Franklin Roosevelt'in torunu David tarafından ağırlanmış!
emekli Büyükelçi Onur Öymen'e sormuşlar bu ne menem bi iştir diye!
---- alıntı -----
Franklin Roosevelt in torunlarından biri Kim Roosevelt ti. Kim Roosevelt, iran a karşı Musaddık ı devirmek için düzenlenen komplonun başındaki CIA müdürüydü. Roosevelt in ailesinden öyle matah insanlar çıkmamış. Bunlardan biri petrolleri millileştirdiği için Musaddık ı devirme operasyonunun başındaydı. Önce Kıbrıs a oradan Türkiye ye geçiyor, oradan iran a geçiyor ve bir halk ayaklanması düzenliyor ve iran Şahı yla işbirliği halinde Musaddık ın devrilmesini sağlıyor. Onun için Roosevelt in torunlarıyla temas etmek çok da hayra alamet değil. Yani bunu şaka olarak söylüyorum tabii ki ama bunları da hatırlatmakta yarar var. Acaba Sayın Cumhurbaşkanı bu olay hakkında da Roosevelt in torunundan bilgi istemiş midir diye kinayeli bir şekilde söylenebilir. Özel ilişkileri temasları var mıdır bilemiyorum? Sayın Cumhurbaşkanı herkesi ziyaret etmez. Sadece Roosevelt in torunu olduğu için ziyaret etmez. Daha önceden tanışıyorlar mı, ailesel ilişkileri var mı? Ne vesileyle davet etmiş? Bir ismin Türk Cumhurbaşkanını davet etmesi için özel bir sebep olmalı. Normal şartlarda resmi bir sebep olmadan davet edilemez, edilse de kabul edilmez. Demek ki daha önceden bir dostluğu, arkadaşlığı var. Ziyaret ettiği kişi sıradan bir insan da sayılmaz. Nedir özelliği, sadece Roosevelt in torunu olduğundan değildir, yatırımcı mı, girişimci mi, Türkiye için bir kitap mı yazmış, Türkiye için bir dostluk mu besliyor, milletvekili mi? Ne yapmış.
---- alıntı ----- http://www.yg.yenicaggaze...zargoster.php?haber=28258
ey benim güzel ülkem! geleceğin için kimlerden icazet alınıyor?
a.gül'ün rte ile arasının bozuk olduğunu, bu süreçte f. gülen'e daha çok yaklaştığını, yurt içinde/dışında "daha ılımlı" ve "rte alternatifi" olarak görünmek için adımlar attığını da unutmayalım. bakalım seçimler daha nelere gebe?