Aşk kor alevdir. Yanmayanın işi değildir aşk. Ufak bir rüzgarıyla sarıverir etrafını. içinden çıkılması imkansız gibi görünür. Ama sonra bir bakmışsın yavaş yavaş yağan yağmurlar cılız bir ateşe çevirmiş o koru. Sonrası malum.
her an boka sarabilme ihtimali olsa da güzel gibi bir şeydir;
şöyle ki üniversitedeki 6. yılım, mezun olmak için vermem gereken son 4 dersin tam 3 (üç)'ünden büte kaldım, stres artık midemi geçti boğazıma dayandı hala gün içinde sırıtırken falan yakalıyorum kendimi, ne bileyim yani güzel gibi o yüzden.
"insan Yaşamı Boyunca Bir Kişiyi Sever. Önceki ve Sonrakiler Birer Arayış, Kaçış ya da Aldanıştır."
goethe bu sözlerle açıklar âşkın ne olduğunu. arayış ve aldanışlar içinde kalan insan hüsrana uğrayınca aşka lanet eder. bilmez ki Aşık asla lanet etmez.
Fuzuli şöyle der;
Âşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır
Evet Fuzuli öyle bir anlatı ile anlatır ki âşkı derdin de dermanında o olduğunu aşksızlığın zehir olduğunu söyler. lanet etmez Aşkın ne olduğunu bize aşikar eder.
bir daha yaşamaya korktuğum ama bir o kadar da can attığım şey.
böyle hani canın bir şey istemez ya yemeden içmeden kesilirsin. tek derdin tek hayat gayen onunla birlikte olmak olurya. her an onu görmek o kokuyu almak istersin. heh işte öyle bir şey.
küçükken pazar geceleri ertesi gün okul var diye uyumaya çalışır bi türlü beceremez, allaam nası uyuyoduk bi daha asla uyuyamayacağım uyumazsam ölür müyüm, normal günlerde napınca uyuyoduk falan diye sabaha kadar kendimi yiyodum.