"insan Yaşamı Boyunca Bir Kişiyi Sever. Önceki ve Sonrakiler Birer Arayış, Kaçış ya da Aldanıştır."
goethe bu sözlerle açıklar âşkın ne olduğunu. arayış ve aldanışlar içinde kalan insan hüsrana uğrayınca aşka lanet eder. bilmez ki Aşık asla lanet etmez.
Fuzuli şöyle der;
Âşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır
Evet Fuzuli öyle bir anlatı ile anlatır ki âşkı derdin de dermanında o olduğunu aşksızlığın zehir olduğunu söyler. lanet etmez Aşkın ne olduğunu bize aşikar eder.
bir daha yaşamaya korktuğum ama bir o kadar da can attığım şey.
böyle hani canın bir şey istemez ya yemeden içmeden kesilirsin. tek derdin tek hayat gayen onunla birlikte olmak olurya. her an onu görmek o kokuyu almak istersin. heh işte öyle bir şey.
küçükken pazar geceleri ertesi gün okul var diye uyumaya çalışır bi türlü beceremez, allaam nası uyuyoduk bi daha asla uyuyamayacağım uyumazsam ölür müyüm, normal günlerde napınca uyuyoduk falan diye sabaha kadar kendimi yiyodum.
Aşk, Hep siyah beyaz gördüğün rüyaları rengarenk boyamaktir, hazır halde gelenlerden değil en baştan sil baştan yepyeni hayaller kurup hepsini birer uçan balona bağlayıp gökyüzüne bırakmak, aklından geçen bin tane karabasana kafa tutmak, kafanı yorganın altına sokmak yerine tüm gücünle yatakta dogrulmaktır. 94 katlı bir gökdelenin çatı katından aşağı bakarken elinin birini ona vermek ve sımsıkı tutarak aşağı daha rahat bakmaktır.
Aşk, her notası doğru basılmış efsane bir senfoni yaratmaktır.
Çocuklara , "Aşk nedir?" diye sormuşlar. Şöyle demiş afacanlardan biri:
"Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem, devamlı elleri titremesine rağmen anneannemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur."
bir çeşit uyuşturucu gibi. insanın aşık olduğu kişiyle birlikte iken hissettiği duyguların o kişi yokken adeta bir yoksunluk sendromuna dönüşmesi de bunun doğru bir düşünce olabileceğini gösteriyor.
En çok entry girilenlerin arasında yer alan başlıktır. Ancak hala ortak bir tanımda toplaşılamaması durumu söz konusu. Kafamız çok karışık. Daha çok yanar canımız.
Biliyorum ki, bir bu kadar da tarif etmeye cüret etmeyen var. (bkz: ben)