bal için 3000 yıl saklansa bozulmaz deniyor. aşk da 3000 yıl kalpte saklansa bozulacağa benzemez. hattta tatlandıkça tatlanır da mübtelası ona iyiden iyiye bağlanır.
aşk la sevgi zıttır. birisi ne kadar iyiyse diğeri o kadar kötüdür. ask sevip de kavusamamaktır. kavuşulunca bunun adı aşk olmaz; sevgi olur, beraberlik olur, mutluluk olur. aşk ta mutluluk yoktur ama hep acı çekersin. kıskançlık sevgidedir aşk da kıskançlık olmaz hiçbir zaman. çünkü aşk da sahiplenme yoktur. aşktır acı çektiren dağları deldiren,sevgi acı çektirmez. kara sevda denilen şey aşkın taa kendisidir. sevda adı geçtiğine bakmayın.
aşk sevip de söyleyememek görüpte dokunamamaktır.
bir gün aşık olduğun kişiye kavuşursan o anda aşkın biter işte.
platon un tanımıdır aşk,ama sonraları platonik aşk olarak aşkın bir çeşidi olarak anılmıştır.gerçek aşk sevgiye dönüşmüştür.
aşkı,anne ben evleniyorum,gelinim olurmusun da arayan bir toplumun aşkı da bu kadar basit görmesi doğaldır.
önce bir "a" harfidir.. daha sonra hayatım boyunca söyleyemediğim fakat nerdeyse iki buçuk senedir dolu dolu sölemeye çalıştığım bir "r" harfidir.. daha sonra içten bir şekilde aşkım dememi sağlayan "a" harfi tekrar gelir.. hepsinin sonuna ise seni çok seviyorum cümlesinin baş harfi "s" gelir.. aşk bu dört harfin birleşimidir..
Yıllar yılı gülmedi yüzüm.
Buralara doğmadı güneş,
Ben hep güzüm.
Baş edemedim,
Ben aşksız edemedim.
Medet umdum hep fani para puldan,
Anladım yalan dünya malı
Yalnız edemedim,
Ben aşksız edemedim.
Hey!..
Ama seni gördüm göreli,
Ateşine düştüm düşeli,
Gün doğdu sabahlarıma.Hey!..
Seni gördüm göreli,
Gözlerimiz sevişeli,
Gün doğdu rüyalarıma.
Sen o bildiğim bütün aşk bahçelerinin en nadide çiçeğisin.
Ta ilk bakışta vurdum mühürü kalbime,
Sen ezelden vazgeçilmezimsin.
ruhla da sever insan kelimede sever. aşkı kelimede harcayanlar ruhu da harcamakta hiç çekinmezler. onlar için ruh bakkal hüsrem amcada duydukları tuz ruhunun ikinci esas kelimesi olmaktan öteye gidemez.
aşk anlık gelişen duygu, zorlamaya gelmez. aşk öyle dönüp dönüp vurur mu bilmez yazar ama ah almamak gerek bu aşk meşk konularında tecrübeyle sabit dönmeden direk vurur.
surekliligi olmayan ve zaten surekliligi oldugu takdirde katlanilmasi hemen hemen olanaksiz olan 'an' sendromudur...kendini dunyanin en onemli insani hissetmene neden olan fevkalade duygudur...yasanilmalidir, yasatilmalidir...
aşk olmassa olmaz,olursa bilinmezdir...
seni nereden yakalayacağı,yakaladığında nereye götüreceği bilinmeyen....
aşk asla pişman olunmayandır...
acı bir biberdir severek yediğin,cayır cayır yandığın ama asla vazgeçemediğin!
aşk onun hakkında yazdığın bir hikayedir....
gitmem gerek bu şehirden.
bir rüya oldun, sevdamın gergefinde
neden çocuklar beni gösteriyor.
yağmur yağsa güneşin yerine
ha gayret güzelim gayret!
biter elbet bu yağmur sabret!
sensizlikten olsa gerek;
çekilmez oldu buralar.
hep benle beraber bulamadıklarım.
bak cesaretim yok artık
geç oldu yorgunum
yine deli oldum sayende!
saçında rüzgar
ha gayret güzelim gayret!
biter elbet bu yağmur sabret!
ayrılıktan olsa gerek;
gecikiyor sabahlar.
hep benle beraber unuttuklarım
dönmüyor epeydir başım.
denizler, yalan.
sevmek, ateş olurmuş derler
yanmak yalan.
şimdi öyle uzak ki; geldiğim yollar.
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz!
bir çoçuktum sevmiştim.
avuçlarımda aynalar.
gayret et güzelim elini uzat!
ha gayret güzelim gayret!
biter elbet bu yağmur sabret!
murat çelik
öyle peynir ,ekmek gibi harcanmasın "ota, b.ka aşık oldum" edebiyatı bitsin. tanımlanamaz bir kavram değil bence .eğer bir simgesi olacaksa bunun yakın bir zamanda italya da kazılarda çıkan bir çiftin birbirine geçmiş 3000 yıllık iskeletleri olabilir tam kartpostallık süper..