nerede bu aşk denilen şey yaa,neden benimde karşıma çıkmadı,ama yaşanması gereken ömrü kısa fakat etkisi derin olan bir şey bunu biliyorum ve buldunuz mu bırakmayın yaşayın....
aptallık.
bakınız: aşka inanmayan yazar modeli.
insanoğlu pragmatist. karsındaki insanı bile sırf kendinden birşeyler bulduğun için ya da senin hoşuna giden birşeyler olduğu için seversin. olduğu gibi değil olmasını istediğin gibi olduğu için seversin. sevgilisini çok sevdiğini söyleyen bir erkek bile sevdiğine bakarken onu arzulayabiliyor yani konu dönüp dolaşıp yine cinselliğe geliyor. şimdi de bir dişiyi ele alalım. karsısındaki erkek ya yakısıklıdır ya da cebinde parası vardır." eski aşklar " lafı dillere dolanmış nerede eski aşklar mış mış.açın şimdi tv yi. sabah kuşağında evlenme programlarına bakın 40-50-60 yaslarında kadınlar adamlar aşk denen seyden yoksun "parası olsun evi olsun " dünya değişti insanoğlu. aç gözünü. aşk aptallık! aşkla karın doymuyor. sevme demiyorum! hemen eksileme entryyi. elbette tahammül edemediğin biriyle sırf parası var diye bir ömür geçmez. ama aşk aşk diye ölme kendini yiyip bitirme. mantıklı ol. kimseyi kendinden çok sevme. ne demiş deniz yılmaz "aldanma o sonsuz aşkına,çarpınca dönersin şaşkına". sev çok sev . değer ver. ama kendini kaybetme.
uzun bir süre yeniden ağlatmayı başarabilmiş duygudur. karşında tüm sözcüklerin ifadesiz kaldığı aldandığınız insanı hala sevmek gibi saçmalığı yaşatan duygu yok olup gitmesini temenni ediyorum.
karşıdakine tüm hücrelerine kadar aşık olduğunu hissetireceksin arkadaş, öle ben sölemiyim de sen anla demiceksin! yaşatcaksın "o"na, yoksa sabaha kadar "aşığım" de hikayesin..
karşındaki konuşurken tüm dünyayla irtibatı kesip gözlerinin içinde kaybolmak, o kadar ki sana birden boş boş baktığında "efendim, ne dedin?" diye mallaştırır.
yokluğu varlığını kıskandırdığı kadar, varlığında yokluğu aranan bir garip heyecandır kendisi. öyle ki kimi zaman, kıskanırsınız bir arkadaşınızı, daha da doğrusu onun aşkını, kimi zaman da nefret edersiniz kendinizden, tabiri caizse aşkınız, o yüce sevginizden. işte aşk budur, kimi zaman istemek kimi zaman elinin tersiyle itmek, tıpkı hayat gibi, su gibi, ölmek gibi...
durup dururken ya da gecenin bi yarısı onun için entry girmene sebebiyet verir. deliler gibi çabalayıp hayatını onun üstüne yeniden inşa edersin senin için gerisi yalandır, entrylerini bi tek sen mantığı üstüne kurarsın. sonra yıllar geçip gider sen eski entrylerini karştırırken onunla ilgili entryleri görürsün ve trajik sonu fark edersin, bu kız için delirmiştim dersin, lan o karı için diplere vurdum dersin, ağlamaklı dolaştım falan filan, eben ya bi haftamıymış be hadi ay olsun, ee?