hayatınızda birine karşı beslerken, en ufak bir masumane duyguları hissettirdiğini, hissediyorsanız, o aşkı, aşkınızı, pamuklara sarıp, önemsemeniz gereken durum. eskiden aşka; ayıp , fesatlık karıştırmak ayıptı, şimdi ise, aşkın kendisi ayıp olarak lanse ediliyor bazen. çünkü tertemiz kalmadı. hayır, hiç birinin suçu yok, kelimelerin, objelerin, duyguların, hepsi aynı aslında, temiz olmayan biziz.
yaşamadan anlaşılması, yaşayınca anlatılması ve yaşarken atlatılması epey zor olan, karşılıksız kaldığında daha da güçlenen, karşılık bulunca ise zayıflamaya başlayan bir şuur bozukluğu...
aşk, lunapark aynalarına benzer. lunapark aynalarını biliriz hepimiz. içbükey olanlar, bizi olduğumuzdan zayıf, dışbükey olanlar bizi olduğumuzdan şişman ve düşey düzlemde düzlem olamayanları ise bizi olduğumuzdan uzun ya da kısa gösterir. işte aşk da bize gerçekleri göstermez, her şeyi bir başka gösterir. aşk, bu dünyadaki en büyük yanılsamalardan biridir.
Yunus, Taptuk dergahında hizmette bulunan dervişlerin aksine yıllarca, sadece ormandan topladığı en düzgün odunları dergaha taşıyarak hizmet eder. Taptuk Emre'nin sohbetlerinde diğer dervişler kadar bulunamadığından, Yunus ve dergahtaki diğer dervişler de dahil hepsi Yunus'un kalben eksik kaldığını düşünürler. Ama bir gün Yunus'un kalbindeki Aşk'ın ateşi o kadar büyür ve bütün dervişleri geçer ki işte o gün yıllarca taşıdığı odunların hangi ateşin büyümesine vesile olduğunu anlar.
Yunus hep dümdüz odunlar bulurmuş ormandan.
Hocaşı: Ey Yûnus, bu ne iştir? Hiç eğri odun görmedim” buyurunca; “Efendim, bu kapıya eğri odun bile yakışmaz” der.
"Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen. Yunus emre"
Yine yunus der ki:
Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne âkilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
...
Hiç bilemiyorum yaşamadım. Yaşamaya da niyetim yoktu ama herkes bi kere yaşasa güzel olur. Kişiyi eğiteceğine inanıyorum kendisinin. Bikaç sene içinde (henüz olmayayım ama derslerim filan var gencim üstelik) olursam sevincem artık. Üffff uykum geldi ve birkaç gün için gayesiz yaşamak beni yordu. Kendime iş edinsem hemen şahane olacak.
Bir varlığı tutkuyla ve nâmütenâhî bir özlemle sevme.
Ayakları yerden kesen, dizlerin bağını çözen, karında kelebekler uçuştan, yüreği yerinden söken, aklı baştan alan tarifsiz bir sevdâ.
Dilimize Arapçadan geçmiştir.
Şiddetli ve yakıcı sevgi mânasındaki ışk kelimesinden verilmiştir.