bazen aşk şudur: kızın götünü bedavaya elleyebiliyosun kızmıyoda...
bazen aşk şudur:bir menekşe kokusunda seni aramak var ya bu hep böyle böyle gider mi?
hali hazırda aşk sanılan duyguların birçoğu kendini gerçekletirme yüceltme çabası ve hormonal hareketlenmelerin aşk zannedilip kelimelere olduğundan fazla anlam yüklenme durumu hele ki şu digital çağda aşk bulunması zor bir nimet her beğeniyi aşl sanma hastalığından muzdarip bir toplumda yaşıyoruz
şunuda demiyorum tabi hormanların aşkla alakası yok yoksa aşk şiirlerin yüzde 90nını erkek şailrler yazmazdı azizim
hayatınızda birine karşı beslerken, en ufak bir masumane duyguları hissettirdiğini, hissediyorsanız, o aşkı, aşkınızı, pamuklara sarıp, önemsemeniz gereken durum. eskiden aşka; ayıp , fesatlık karıştırmak ayıptı, şimdi ise, aşkın kendisi ayıp olarak lanse ediliyor bazen. çünkü tertemiz kalmadı. hayır, hiç birinin suçu yok, kelimelerin, objelerin, duyguların, hepsi aynı aslında, temiz olmayan biziz.
yaşamadan anlaşılması, yaşayınca anlatılması ve yaşarken atlatılması epey zor olan, karşılıksız kaldığında daha da güçlenen, karşılık bulunca ise zayıflamaya başlayan bir şuur bozukluğu...
aşk, lunapark aynalarına benzer. lunapark aynalarını biliriz hepimiz. içbükey olanlar, bizi olduğumuzdan zayıf, dışbükey olanlar bizi olduğumuzdan şişman ve düşey düzlemde düzlem olamayanları ise bizi olduğumuzdan uzun ya da kısa gösterir. işte aşk da bize gerçekleri göstermez, her şeyi bir başka gösterir. aşk, bu dünyadaki en büyük yanılsamalardan biridir.