beşeri aşk
ilahi aşk
mesleki aşk vs. aşk birine bir nesneye duyulan enüne geçilmeyen kuvetli duygudur. ilahi olanı insanı yaratana yaklaştıran, yaratılışın manasını kavramamızı sağlayan en güzel duygudur ve aşkların en kutsalıdır. karşı cinse duyulansa karşılıklı olunca tadından doyulmayan mutlaka herkesin yaşaması gereken insanı insan yapan olgudur. aşk hayatın kendisidir.
"kendine dikkat et tamam mı? lütfen.. " mesajıyla bir anda tüm dünyaya sahip olmaktır. ne olursa olsun sanki o varken her şey var, o yokken hiç bir şey yok gibi hissetmektir. duyguların içinizde hiç ummadığınız şekilde büyüdüğünü görmek ama en başta zaten böyle olacağını bilmektir. evde elinizde telefon aptal aptal sırıtarak dolaşmaktır. gecenin bir yarısı gelen mesajıyla uyanıp önce küfür etmek sonra da mutlu olmaktır. aşk bağımlılıktır.
aşk bir hastalıktır. ah ne klişe bir giriş fakat gerçek bu..
bilirsiniz, hastalığa bi kere yakalandıktan sonra bağışıklık kazanmış olursunuz. tıpkı aşk olgusuda böyledir. rüzgar gibi geçer, gider.. aynı tadı diğerlerinden alamazsınız. ya da; en kötüsü tad bile alamaz hale gelir, aşık olamazsınız. hani derler ya hep; '' aşık olamıyorum '' falan.. bir türlü anlayamazlar oysa ki; aşk tadımlık bir mevzudur. hevesinizin kursağında kalmasıdır. aynı ritüeli başkasında yaşayamamaktır..
aşk;öfkenin en yakın kankisi,kendinden vazgeçişin en hazin sonu ve bir tanrı yaratıp ona tapışın salak bir halidir.ha patates püresinden tanrı yapıp tapmıisın ha aşık olmuşşun.öyle saçma bir hal iste.
aşk "ışk"tan gelir..yani bir nevi ışıktır..Bu aşık olma halini her beden kaldırmaz.benim tanrımda benliğimde aşktır.aşk,ışk girmemiş beden ölüdür,cesettir...aşk her zaman bir erkek bir bayanın arasında olan bir durum değilki.insan sevgiside yanında gelir..ruhu yumuşatır.aşk yalandır diyenler içinde acil şifa diliyorum...umarım bendenlerine aşk nefesi üflenir ve canlanırsınız yoksa bir hayvandan farkımız olmaz...
milyonlarca kişi varken dünyada, kalkıp sadece bir kişiye, başka kimseye hissedemeyeceğin şeyler hissetmektir. sadece bir kişi için hayatında hiç kullanmadığın sözcükler kurup, hiç dinlemediğin müzikler dinlemektir. bir kişi için herkesin karşısında tek durabilecek güçte olmaktır. elektirikler kesilince, -aslında karanlıktan korkmana rağmen- karanlıktan korkmamaktır.
kırılgandır aşk... korkak... çekingendir... bu yüzdendir kısa sürmesi... çünkü konu duygulara gelince her yiğidin harcı değildir yüksek sesle konuşmak... o yüzden tercih edilmeyendir aşk.
aşk okyanus gibidir.
derin, sessiz.
sen kıyıdaki bir deniz fenerisin, aşk sana sonsuz görünür.
ucu bucağı yok..
kapladığın 4metre karelik alanla ne kadar uzağı aydınlatabilirsin ki..
önünü aydınlat, neye yararki : yol gösterirsin..
ama hiç bi zaman yaptığın çağrıya rağmen sana gelceğinin garantisi yoktur.
okyanus gibi sonsuz...
artık strateji oyunları gibi yaşanıyor. varlığı veya yokluğu konusunda kafa yoracak değilim. zira aşk kafa işi değil. aşk yürek işi. yüreğimi yoruyorum her dem. kalbimi, ruhumu...
yetişeceğim, yetişebileceğim koca bir hayat var. ne seks umrumda ne de libidom. ben, kafamı göğsüne koyduğum kadınımın kokusunu içime çekip de huzuru tadamayacaksam, neye yarar ereksiyonlarım, orgazmlarım.
aşk var mı ya da yok mu diye kafa yormayacağım. zira aşk yürek işi. ben kafamı ve kafamın içerisindeki aklı kaldırıp attım ilk aşık olduğum gün. o gün bu gündür deliyim.
sevgiliden ayrılınca ' aşk yok olum kandırmayın kendinizi, o sevgidir ama aşk hayır' denilen ancak haftasında sevgili yapıp, aşka seninle aşk oldum diye nutuk atılan durum.
aslında duygularlada hareketlerlede anlatılmaz aşk.
en anlaşılmaz karmaşık olaylara sürükler.
hayata bakış açını değiştirir.
Toplumdaki kişiliğine etki eder.
bu duygudan uzak durma yönü ise ayrı bir huzursuzluktur.
haydi bakalım gel işin içinde çık..
Saçma olan birşeydir. o kadar saçmadır ki gardınızı düşürdüğünüz anda bir daha toplamanız mümkün değildir. her an her saniyenin onunla geçmesini istersiniz. boş her anınızda onu düşünürsünüz. boş olmayan anlarınızda da onu düşünürsünüz. işlerinizi yarım yamalak yaparsınız. çünkü diğer yarısında mutlaka ondan birer parça vardır. yıldızlara bakarsınız o gelir aklınıza. yıldız kaysa o olur dileğiniz. o kadar çok derdiniz olmasına rağmen bi tek onu istersiniz. saçma sapan bişeydir işte aşk. o kadar saçmadır ki aşka inanmamanıza rağmen aşka aşık olursunuz. bi' oldunuz mu da bidaha bırakamazsınız. en çokta olmamanız gereken kişilere olursunuz. hiç bi zaman birlikte olmayacağınızı bile bile daha çok bağlanırsınız her gün. o'nun haberi olmadan kendi kendinize yaşarsınız bazen, bazen de beraber yaşatırsınız. ama hiç bi zaman sonsuza kadar sürmez. sonsuza kadar sürmeyen tek şey de değildir ayrıca.
ha bu arada; aşık filan değilim. inanmıyorum ben ona. *
çikolatadır aşk. çok tatlıdır ve unutlmazdır. her gün yemek istersin. bazen o kadar tatlıdır acımsı olabilir. bu aşkın bünyede demlenişi ile aynı oran ile gider. ve onun koyması daha serttir. aşkı alevlendirende şaraptır. şarap, çikolata ve karlı gün... kırmızı beyazın muhteşem uyumu...