hayalindeki insanı karşıdakine indirgeme çabasıdır.
zaman zaman ters tepebilitesi olan bir olaydır. bugün canımı veririm dediğiniz insana ayrıldığınızın gün hayatımda en nefret ettiğim insan olacaksın dedirtebilendir. egoyla karıştırılarak yaşama çabasına girenler gözlemlenmiştir. tavsiye edilmez, desteklenmez.
ama her şeye rağmen yaşanmaya değer olandır. karşınızdaki insanın kalbinin bir parçada olsa sizin için attığını bilmek bile bir ömür acı çekmeye değecektir.
persepolis filminde çok güzel anlatılır. kızımız aşıkken adam gözüne çok yakışıklı görünür ama aşk geçtiğinde aslolanı görür, yasılsamalar sona erdiğinde..
aşk yanılsamayla, sarhoşluk arası bir yerdir insan beynin de, ve keşke hiç ayılmasak...
karşıma çıkıp ellerini kaldır, teslim ol demezse en yakın zamanlarda, artık kendisinin bir gidişinden sonra bir daha geldiğine inancımı yavaş yavaş kaybediyor olacağım!
Sadece onu düşünmektir, genelde aşk arttıkça fedakarlık da artar. Bu durum git gide ezilmeye döner (günümüzde büyüklük kavramı değişti de).Daha sonra karşı taraf galiba ben daha üstünüm diye düşünür ve ilişki biter ezilen tarafın aşkı artar ve bunla birlikte eziklik duygusu da artar. Böylece bir insanın daha 1 yılı boşa geçer.
anasından doğma, ama teninde tarifi bilinmez bebek kokusundan ziyade, pahalı bir fransız parfümü ile yatağa çırılçıplak uzananbakire bir kız gibidir aşk. davetkar, gerçek, sınırsız, pahalı ve saf. iki seçenek vardır: ya o yatağa girer ve unutamayacağın bir ilk yaşarsın ya da başın önde kapıyı çarpar gidersin.
kendi kendine güzel değildi, sırtında beni vardı, bacakları yamuktu gibi teselli cümleleri kurar, fırsatın anlamını sorgular durursun. ve hiçbir zaman aşkı tadamazsın. oysa yatağa yatıp en azından kıza dokunsaydın, bir okşasaydın, dünyaya açılan yeni bir penceren olacaktı. çılgınlığa, saygısızlığa, doyumsuzluğa, sorumsuzluğa, kalabalığa çünkü aşk kendine olan saygını yitirtir. istedikçe istersin. en ufak bir soruna kafan takıldı mı geri kalan her şeyi unutursun. ve yeri gelir bir namlu ile parmak ucu arasında sıkışıp kalırsın. adı üstünde aşk aklın şuurunu kaybedişi..
beynin devreden çıkması ve kişiyi kalbin yönetmesi durumudur... eğer yanlış kişiyse aşık olunan, akıl başa geldiğinde kalpten acısını çıkarır yaşananların...
yolda yürürken yerde para bulmak gibidir. önce ne yapacağını bilemezsin, bilirsin ama bilemezsin. sevinirsin, bağışlamazsın da harcarsan, harcadığın sürece güzeldir; sonra biter. bağışlarsan da içinde aptalca bir gururla yaşar gidersin. yaşam dediğin nedir? o da biter.