Aşk, sevgiliye duyulduğu manada sevginin tutkuya kaynaşmış şeklidir, kırmızıdır. Ama geçicidir. Geçene kadar o güne kadar sahip olduğun her şeyi değişebileceğin bi şeydir. Bu noktada "her şey" olmaya başlar.
onu sevdiğini söyleyememişsindir. onun senden hoşlandığını düşünüyorsundur. ama o da söyleyememiştir. yollarınız ayrılmıştır. onu bir daha asla göremeyeceksindir. bunu biliyorsun. ama yinede aklından çıkmaz. onu seviyorsundur. özlüyorsundur. ve sürekli onu düşünüyor ve düşlüyorsundur. ve soruyorsun acaba şu an ne yapıyor? beni unuttu mu? yoksa beni mi düşünüyor? işte budur aşk.
Seviyorum denizleri ama
Artık ıslatmıyor damlalar beni
Yürüyorum bir yağmurun üstüne
Mevsimsiz bu aşk
''Ne zaman gelip geçtin benden
Ne zaman alt üst ettin beni
Hatırlayamıyorum bile''
Bu sakallar hüznümün rütbesi
Ve aşk...
Bir kez daha acı çektikçe ben
Duyuyorum kahkahanı kulaklarımda....
seviyorum onu, deliler gibi, her seferinde daha fazla, daha çok, daha derin, daha sert. böyle iğrenç bi şey bu aşk. bir kıza ulaşamamamdaki en büyük etken, hayatımda o kızdan daha çok yer kaplamasa belki daha bi yaşanabilir olucak o ilişki.
aşk incelik ister canım hoyrat olma,
beni böyle sev değiştirme boşver anlama,
bir güç savaşı değil bu kendi haline bırak,
galibi yoktur ki hiç aşk bu unutma.