aşkın tanımını yaparken sanırım tarafsız olmak gerekir. çünkü herkes aynı yaşamaz aşkı. kimisi iliklerine kadar. buraya girdiğim ilk entryim değil bu. aşkı farklı tanımlayamam. ama her zamanki gibi hissetmiyorum. o halde aşk bu sefer can dündar 'dan gelsin.
--spoiler--
"o yanımda olmadıkça hangi şehirde kaldığımın ne önemi vardı ki? o neredeyse, kıblem o taraftaydı."
--spoiler--
(bkz: elif şafak)
(bkz: aşk)
iki el tuttum bugüne kadar ;
Birini ben bıraktım , diğeride beni .
Biri koparken ...ağladı ,diğeri kahkalar attı .
Biri hep korudu beni ,diğeri korundu ellerimde .
Biri hayat denen kahpeye yem etmemeye çalıştı ;diğeri o kahpenin
ta kendisiydi .
Biri zorluklara göğüs gelmeyi öğretti,diğeri ise zorlukların ta kendisiydi
Biri bir damla gözyaşıma ömrünü verirdi,diğeri aktıtığım gözyaşlarıyla ömrümü çürüttü
Biri güldürdü , diğeri ağlattı .
Biri anlattı , diğeri aldattı .
Biri toparladı , biri dağıttı .
Çekti aldı çamurdan biri , diğeri hep çamura sapladı .
Birinin adı ANNE' ydi , diğerinin adı AŞK'tı.
Kırmızı,yeşil,mavi... Hepsinin oldukça koyu tonu gibiydi bilinmezcilik. Arkamda duran gölgelerin bileşiği gibi.Özenç içinde konu edilmeyen bir tartışma programında ismimin okunup ardından kekelenmesi durumunda yaşanılan utancın bir bekleti hali.
Aşk aslında tanımı yapılmaması bir gerçekti. Çünkü aşk, bir acıdan ibaret değil,kendini tanıma yöntemiydi. Alt benlikte oluşan ödemin bir belirtisiydi sadece. Sonra tonlar düşerdi renk renk aşkta ve bilinç tam anlamıyla yanılgı içerisine buyur edilir ve bilinemez aşık olma durumu.
Bir anda insan benliği kendini kırmızı gecelikli bir işletmenin sürekli müşterisi halinde bulur kendini. Yine eskisinden farklı yürürken görür ayaklarını. Olduğundan en farklı halde. Sıradaki aşka kadar.
Bu kez söz konusu etmeyeceğim. Bahsetmeyeceğim. Acınası düşmüşlüğün gölgesinde bir benden daha söz edeceğim yalnızca ve aşk :
Yalınayak oba yeşilinde sürünürken elsiz,fark yapmadan buluyorum cümlenin içerisinde aşkı. Bir kırık harf eklenince alfabeleşen kurgusala,sanrının çok gerçek olduğunu anlıyorum. Tabii ki biraz anlamsızca. Dindirmek için acıları ayrı ayrı yollara gitmeye kalkışıyor kök halindeki kelimenin en son harfi.içine çekmeye başlıyor insan bir anda yeşil kelebeği. Günlük sancılarına bir yenisini daha eklemek için telaşeleri kandile yakıyor varlık.
Her şeyin imkansız olma haliyle eş anlamı değil midir zaten aşık olmanın mükemmeliğini gerçek kılmak? Aynı o haldir.
gözlerine bakarsın, bakarsın da kendini alamazsın aşk olur. tenine değersin, değersin de kendini çekemezsin aşk olur. dudağın dudağına değer, değer de tadına doyamazsın aşk olur. nefesini içine çekersin, çekersin de oksijenden tatlı gelir aşk olur...*