ağır bir ifadedir belki ama aşk dediğin adamın ağzına sıçar. mahveder maşuku. hayatının hiç bir anından atamazsın onu. hep onunla yaşarsın ya da onda yaşarsın. çekmeye mahkumsundur. yokluğu seni öldürür sanırsın varlığı süründürür. tarif edilemez bir duygudur. 5 duyu organın varsa bir 6.sını eklersin. 6. duyun aşktır ve sevgili aşkın ta kendisidir. onsuz aşkın olabilitesi yoktur sanırsın. içindeki aşkın bir karşılık buluncaya kadar hiçbirşeyden zevk alamazsın ve yaptığın herşeyde mutlaka bir eksiklik vardır. ters su bardağına su doldurmaya çalışırsın, çay içerken şeker atmayı unutursun ve unuttuğunu da en sonunda anlarsın. çarşıya pazara çıkarsın saatler geçer dolanır durursun, ama neden dolandığını bilemezsin. tam evine yurdua dönerken gelir aklına. aşk sevgiliye şiirler dizmektir hiç tadılmamış, duyulmamış, görülmemiş...daha önceden paylaşılmamış bir takım duygular. saf duygular.. hem istersin ki bitsin artık bu ızdırap hem duana dua katarsın "allah'ım n'olur bitmesin" diyerek.
anladım ki, bir zaman makinesi şart. kesinlikle yapılmalı.
damdam düşmeden düşenin halini anlayamayacağın bi durumdur,felaket bi duygu yoğunluğu yaşanır iştahtan kesebilir.oysa kimilerine göre sadece hastalık kimilerine göre hayatın anlamı olabilmektedir.dikkatli olmak lazım aşıkken kafa çok meşgul olur çünkü ...
aslında aşk, tek bir kadın için tüm kadınlardan vazgeçebilmekmiş. ne kadar aşk için söylenen her söze inanmasamda bu söz benim hayatımın dönüm noktası olmuştur. aşk o kadar narin ve kırılgan olmuşturki son zamanlarda ne devamlılığı vardır nede artık yaşanası.
aşk nedir? insanoğlu sosyal düzeni sağlama amacıyla tek eşliliği çıkarmıştır. sonrasında bunun çevresinde mitolojiler gelişmiştir. aşk yapmak demek eski yunanlarda, yani aşkı çıkaran insanlarda ''sevişmek'' anlamına geliyormuş. bunun çevresinde de eros gibi mitolojilerle hayatlarına katmışlar. yani tamamen mitoloji. erosa ve attığı oklara inanmayan birinin aşka inanması saçmalıktır. yani aşk yok.
aşk yoktur bağlanmak vardır. ailene ya da çok yakın arkadaşına kardeşine yada ev hayvanına bağlanmak gibi. ayrılınca üzülürsün. ama ''aşığım'' diyerek kendini kandırmak gibi bişeydir bu. ailen gibi görürsün.
ben de bu olayı mantıklı düşünürüm hep. herkesin kafasnda bir karşı cins vardır sevdiği tüm özellklerin toplandığı bi karşı cins, kendisini tamamlayan birşey. asla sıkılmayacağı uyumlu niteliklerle yarattığı bişey. çoğu insan farkında bile değildir bunun ama herkesin bi ideali vardır. bunun tamamen %100 aynısını bulamaz kimse muhtemelen. bulsa da elde edemez. ama ona en yakın karsı cinsi ideali olarak görebilir. sürekli birliktelik de sadece bu şekilde sağlanabilir. aşığım diyerek kendini kandırarak mutlu olanları bir başkaları kandırıp üzer. bu kadar basit.
--spoiler--
Başından büyük bir aşk geçmemiş her kadın için, bu bir eksikliktir; Başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise, bu bir fazlalıktır. Erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır. Kadının ise aşkında belki bir hayata...
Erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar. Kadınlar ise akıllı gibi aşık olurlar, zamanla delirirler. Aşk, kadını ve erkeği farklı etkiler. Aşık olan kadının gözünde başka hiçbir şeyin değeri kalmaz. Aşık olan erkeğin gözünde ise herşey yeniden değerlenir. Çünkü aşık kadın "nasıl olsa bitecek" sezgisi ile hareket eder.. Aşık erkek ise "nasıl olsa sonsuza dek sürecek" yanılgısıyla... Aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar; Aşık erkekler ise melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön. Aşık olmak erkeğe yakışır. Kadına asla. Kadına yakışan sadece aşktır.
--spoiler--