aşk, aşk mı? o beni öldürdü, kör etti, acı çektirdi, öfkelendirdi, ağlattı, umutlandırdı, diz çökdürttü, yalan söyletti, itiraf ettirdi, hasta etti, umutlandırdı. lanet olsun. bunların hepsini bana o yaptı. beni kontrol etti. ama sonuçta hiç ulaşamadım sevdiğime.
kadınlar için bu duygu önemlidir. bu heyecanı kimde bulduğu önemli değildir. önemli olan nasıl hissettiğidir. hislerini kişi ile bağdaştırmazlar. aşkı bitince o erkekten kurtulur.
erkekler için önemli olan, hissettiren, o kadındır. hissi sadece o kadında bulur ve onunla ilişkilendirir. o kişiyi kaybedince aşk da gider.
aşk; ince bir alev gibi işler ruhuna... kaçmak istersin kaçamazsın... kalmak istersin kalamazsın...
ama hep aklındadır... kalbinde... baktıgın her yerde...
konuşmazsın susarsın... sadece zamana bırakırsın ...
zamanı geldiğinde onun yanında olmayı ister,
ve sadece beklersin..
"Aşka uçma kanatların yanar" der Şirâzi. "Aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar?" diye karşılık verir Mevlana. "Aşka vardıktan sonra kanadı kim arar?" diye araya girer Yunus Emre. "Aşka varmak için insan kanatsız da uçar!" diye devam eder Batuhan Dedde.
Aşk bir sınır ihlalidir. Sınır ihlali yapan bunun bedelini ödemeye razı olmalıdır. Yara izlerimiz madalyalarımızdır. Sınır komşusu olduğumuz kişinin topraklarından dönüşte getirdiğimiz renkler ve kokularsa ganimetlerimiz. Bizimle mezara gidecek mahrem sırlar. Aşk denen iki kişilik gizli örgütün sırları...
tuna kiremitçi.
hani büyük bi keyifle ay çekirdeği yerken arada acı bişey çıkar ya çekirdek paketinden ağzınızın da keyfinizin de içine eder. işte çekirdek çitlemek gibi bişey aşk.