Ta başından itibaren bir nevi 'yoldan çıkma'dır aşk.Sonra... peki sonra ne olur, nasıl olur da böyle ansızın yitiriverir o taşkın ruhunu? O serseri, gerekirse her şeyi bırakmayı göze alan tutkulu adanmışlıktan geriye nasıl olur da binlerce törende hep aynı şarkıları tıngırdatmaktan usanmış bir düğün müzisyeninin gözlerindeki kadar dahi hayat ışığı kalmaz...
Aşk bence kelime anlamı olarak;bir kişinin karşı cinsten birine tapmasıdır. Aslına bakarsan biraz saçmalamak olarakda görülebilir. aşk karşılıklı oldugunda ise anlamsızlığı ve saçmalığı daha fazla artar.
dünyada kendisine en uyan, yani bir elmanın 2 yarısı olacak kadar, sonsuz güven ve huzur içinde sevebileceği kişiyi bulan insanın, yaşadığı duygu karmaşadır. yalnız karıştırılmaması gerekilen bir şey var, örneğin;
+abi gidene bak gidene.
-ne var olum?
+taş gibi hatun abi.
-hani laa..
-uff.. o ne lan?
-lan ben aşık oldum. böyle aşık olunmaz.
Gözlerin kapanır kapanmaz canlıymışcasına beliren siluet, dudaktaki gülümsemedir. Tek başına yaşarken, birden hatırlanan en son anıların onunla olduğu gerçeğini kabullenmektir.
iyiki vardır. Onsuz hayat hep eksiktir, boştur.