aşk garip bişey çözemediğim. hiç tanımadığın birini ölürcesine sevmek çok garip...
bazen lanetler yağdırdığımız, bazen yere göğe koyamadığımız duygu.
ama her haliyle güzeldir aşk...
mazoşistliğin ve hayalperestliğin bir sonucudur. kısacası kurgularımızla hiç alakası olmayan bir insanı kurguladığımız gibi sanmaktır.
aşk insanın kendisin de başlar ve yine kendsin de biter hayal gibi.
hissizleşmeye giden ilk adımdır. yoğun bir his, ağır bir depresyon ve neticede yaşanılan "aşk"ın şiddetine bağlı şiddette bir hissizlikle sonuçlanan; insanoğlunun en büyük "bug"udur.
Aşk Budur!
Öyle tesadüfler vardır ya: Bir otobüs durağında poşetlerle beklerken, rastlaşırsınız aniden...
"Bu o..." diye içiniz titrer. Bir zamanlar yüreğinizi yakan aşık, sarkmış göbeği, ağarmış saçlarıyla karşınızdadır... iki elinde iki çocuk...
- Nasılsın?
- iyiyim... Ya sen?...
- Kızın amma da büyümüş... Benim de var 10 yaşında...
- Annen, baban?..
- Babamı kaybettik. Annem hasta...
- Mutlu musun?
Sessizlik...
- Telefonumu vereyim, ararsın belki...
iki yanakta iki masum buse; biri eski sevgiliye, diğeri onunla birlikte yitip giden maziye...
"- Kimdi o amca anne?.."
Yüreğinizde belli belirsiz bir iç çekme ve aklınızda hınzır bir soru işareti:
"Acaba?.."
*****
Aliye ile Ramazan' in aşk hikayesinde buna benzer bir hüzün gizliydi. Gerçi öyküleri, önce hakli olarak bir "tip rezaleti" olarak yansıdı Milliyet' in manşetine...
Ancak Ayşegül Aydoğan' ın haberi en az ilki kadar hazindi: Polis memuru Ramazan Bey, öğretmen Aliye Hanım'a 1954'te Karabük'te evlenme teklif etmiş. Annesine bakmak zorunda olduğundan kabul edememiş Aliye... Bir başkasıyla evlenmiş Ramazan... Üç çocuğu olmuş, ancak Aliye' yi hep aklında, göğsünde saklamış.
Gün gelmiş, eşi göğüs kanserine yenik düşmüş. Ailesi "3 çocukla bir başına bas edemezsin, evlen" diye tutturmuş. O da "Yıllar önce bir sevgilim vardı, evlenirsem onunla evlenirim" demiş.
17 yıl sonra gençliğinin Karabük' üne dönmüş ve Aliye'nin peşine düşmüş. Öğretmenlik yaptığı okulda bulmuş onu... Müdürün odasında beklemeye koyulmuş. Aliye odaya girip de eski aşkını karşısında görünce şaşkınlıktan dışarı kaçmış. 17 yıl önceki teklifi yinelemiş Ramazan:
"- Evet" demiş bu kez Aliye öğretmen...
28 yıl evli kalmışlar. ikinci baharı yaşamışlar. Malum, ikinci bahar, "son" bahardır. Orada aşk, hayatla cilveleşmekten çok, hayat denilen çileyi birlikte göğüslemektir.
71 yıllık yorgun kalbi teklemiş bir gün Aliye'nin... Ramazan bir ambulansla hastaneye yetiştirmiş eşini... Kabul etmemişler, paraları yok diye... Sonra bir başkasına... Yine ret... Aliye Hanım ölümün eşiğinde duyuyormuş Ramazan Bey' in çırpınışlarını; "Allah'ım bunlar ne yapıyor" diye ürperiyormuş. Ramazan Bey "ilk göz ağrım gidiyor" diye sızlanıyormuş için için...
"Ona bir şey olursa ben ne yaparım?.."
Sonunda Ramazan Bey'in yeğenlerinin parasıyla bir özel hastaneye yatırabilmişler. Sağ eli sımsıkı eşinin avucunda...
"ilk bahar"da çoğunlukla imkansızlıktır aşkı filizleyen, besleyen; "son bahar"daysa fedakarlık...
Bütün Dünya dergisinde vardı; çocuklara "Aşk nedir" diye sormuşlar. Söyle demiş afacanlardan biri:
"Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur."
Can Dündar
aşk, hüsnü aşk, şeyh galip geldi dediler, aşk mağlup oldu. Meğer ki şeyhin mezarı tünelde imiş, yeni öğrendim ve tek başına ziyaretcisiz öyle yatıyormuş. bu ülkede aşk bu kadar aşk mı? demekten kendini alamıyor insan. Şerler def ola ,aşklar var ola.
korkmaktır; bir gün yanınızda olmama ihtimalini duyma korkusu..
özlemektir; hemen yanıbaşınızda olsa bile daha yakınına sokulma hissini duymaktır..
zamanın durması; o biraz uzakta olunca kavuşma vaktinin hiç gelmeyecekmiş gibi ağır ağır geçmesi halidir..
kıskanmaktır; seninle olan zamanından çalıyor diye, bilgisayarına kin duymaktır..
her yeni gün için ve her defasında hiç pişmanlık duymadan 'iyi ki yanımdasın' 'iyi ki yanındayım' diyebilmek..
aşk bilinenin aksine kalpte değil beyinde meydana gelir. Şimdi insan aşık olduğunda ürettiği kimyasal madde beyinde meydana gelir ve beyin kalbi tetikler böylelikle kalbiniz hızlı hızlı atar.