insanda, sevgi birikiminin dışa vurumudur genelde. yani her insanı gerektiği kadar sevsek aslında böyle bir problem yaşamayacağız. karıştırmayalım sevişmekten bahsetmiyorum, aşktan bahsediyorum ve aşk sadece mazoşist işidir. iki tarafta birbirinden olmayan şeyi ister ve genelde hüsranla biter.
anlam veremediğim eylem.
niye o varken hiç bir kötülük görülmüyor da, o gidince tsunami dalgaları geri çekilmiş sahiller gibi her şey çirkince görünüyor?
neden onun varlığına ihtiyaç duyuluyor?
ya da onu bulduğunu düşündüğünde neden ellerinden kayıp gidiyor?
Tabi ya, kiminin acısı kalıyor.
Bir mezar taşı kadar soğuk, aciz, bitmeyen bir acı...
Ve elle gösterilecek bir ahmaklık.
Sap gibi bırakılmak, evet tam da adı bu...
O yüzden;
Aşık olmayacaksın yetmiyorsa yüreğin,
Ya da ben aşk için yaratılmışım demeyeceksin.
Götün başın oynuyorsa talip olmayacaksın öyle saatlere,
Günlere, haftalara, yıllara...
Gideceksin kendin gibi bir ibnenin kollarına,
Yatacaksın, unutacaksın!
Tekrar yatacaksın, tekrar unutacaksın!
Oyalamayacaksın aşk'ı...
hayallerimde başka bir güzelliği var aşkın. belki de yaşanmamışlığın mutluluğudur, belki de en mükemmel aşk yaşanmamış olandır. ya, aşkların en güzeli seni uzaktan sevmekse?
aşkın tanımı var mıdır?