- kalbin yavaşlaması
- dizlerin titremesi
- gözlerin kapanmaması
- ağzın yana doğru eğilmesi
- belli bir müddet sonra derin bir nefes alınıp heaaaaee denmesi
üzerinden günler aylar seneler geçer acısıda bununla birlikte katlana katlana girer ohm pardon yani üzer sizi ya hatta ağzınıza sıçar pardon pardon pardon...
şu an yazamayacağımı düşündüğüm. sanki ayrı bir zaman ayırmalıymışım hemen yazılmazmış gibi gelen.
her yerde kolaylıkla söylenebilen ama bunu yaşayan kişiye söylenen ''aşık'' sözcüğüne uzun zamandır ''-ım'' ekini getiremeyip ''k'' sesini yumuşatamadığım olaydır, durumdur, kavramdır.
iki kişi görünüp aslında tek kişi olmaktır. Karşınızdaki kişinin derdine ondan daha fazla üzülüp, sevincine ortak olmaktır.
Aşk, o kişinin sevgiliniz olması değil; öteki sen olmasıdır.
''sevdiğimiz zaman aşk, o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyütmesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir.'' **
önceden bana göre aşk; geçici bir hevesti. lakin şimdi öyle değil. aşk: mucizedir, özlemdir, tabuları yıkmaktır, sadakattir, güvendir kısacası aşk : sen eşittir ben demektir.
Gece yarıları sözlüğe entry girmek gibi gariplikler yaşamanıza yol açan duygu. Şimdi yanımda olsan yalnızlığımı çoğaltan, cep telefonu, bilgisayar, televizyon vb. ne kadar cihaz varsa kapatır, kanapede dizlerine yatıp uyurdum.
yaşadığını nefes aldığını ve hayatın ne kadar güzel olduğunu farkediştir aşk. bir kaçıştır belkide kendine gelmek için herkesten kaçış. hayatı anlamlaştırma bütünüdür aşk.
Çok gereksiz yere hayatı mahveden bir olaydır. Size sürekli hakaret eden, kızdıran, değer vermeyen birine aşık olabilirsiniz. insanoğlunun en tehlikeli oyuncağı.