"şimdi aşk kaçmış bir ilmektir gövdenin örgüsünde
uykusuz bir gecenin çitlerine takılan.
sökülür durmadan uzayan ipliğiyle,
sarılır mekiğine sabahın
ürkek bir güvercin halinde.
ve sen eksildikçe o güvercin tamlanır,
kanatlanır böylece köpüren özlemiyle.
uçar gider geçmiş bir günün ardından,
bir tüy kalır geriye senin bittiğin yerde"
Doğumundan beri öğrenip de "bu doğrudur" dediğin karakter özelliklerini karşına çıkmış beğendiğin bir bedene giydirmektir. Zamanla teker teker çıkarırsın o parçaları. 1 ay, 1 yıl, 2 yıl.. En sonunda çıplak kalır karşındaki.
Işte karşındakini çıplak, öz benliğiyle sevmektir kıymetli olan. Gerisi evcilik, gerisi oyun.
ulan unutucam tabi kendini ne sanıyor ki.
elbet kediler yeniden uçacak, kuşlar yeniden yüzecek.
yeni doğmuş bir kurbağanın
havlaması kadar güzel bir şey var mı ?
gittiği iyi oldu.
yoksa bu kadın bana kafayı yedirecekti!
alternatifsizliktir. kendini ondan başkasıyla düşünemezsin. düşünebilen insan zaten acı çekmez ve bazı şeylere daha dengeli yaklaşabilir. karşılık bulamayan aşk büyür. panzehiri mantıktır. hayatın ve mutlu olmanın bir sürü yolu vardır ama aşk insanın gözünü kör eder tek mutluluk yolu ona kavuşmak olarak düşünülür.