Bir tek ben mi ne olduğunu bilmiyorum. Sevdiğim iki adam oldu. Karşılarında heyecanlandım. Yanlarında mutlu oldum. Onlarla eğlendim. Evlenme hayali bile kurdum. Ama aşk değildi geriye dönüp baktığımda. Aşk olsaydı bitmezdi sanki. Aşk olsaydı unutamazdım.
Aşık olmak bu muydu yoksa. insanlar anlatırken mi abartıyordu. Bir insan bir kere mi iki kere mi üç kere mi aşık olur.
Aşk ne. Aşık olmak ne. Aşık kalmak ne. Yaşayan var mı dünya üzerinde hala bu güzel şeyleri.
bir duygudur. pratikte karşılığı hormonlar aracılığıyla duyulan bedensel hazdır. etkisi uzun sürmez. kalıcı olması için (bkz: sevgi) ile ikame edilmelidir.
kaya gibi güçlü olmak diye bir söz vardır ya; tam da bu ifadeye uyan birinin, yolunun buradan geçtikten sonraki hâline baktığında görürsün, nasıl da rüzgârın kumu savurduğu gibi savrulduğunu...
Belki de aşk kelimesi insanoğlunun tüm edim ve isteklerini aklamak için yeryüzünün tavanına bir hünerli matkap ağzıyla açtığı yapay bağışlanma tünelidir.
Bugün sana yanıt vermeyi o kadar isterdim ki.. kime neyi ima ettin bilemiyorum. O yüzden cevap da veremiyorum ama bana değil değil mi? Hiç de olmayacak... birinden cevap bekliyorsun belli. Ama kim? Ben olmak isterdim.
Sonsuz olmayan duygu. Ama sevgiye evrilebiliyor mesela. Hayatınızdaki kişinin sizin için hayattaki rolü değişebiliyor. ilk olarak:
Arkadaş, dost olabilmeyi güvenebilmeyi öğreniyorsunuz.(şanslıysanız)
Sevgili olabilmek. iyi kötü her şeyi paylaşabiliyor, birlikte eğlenip birlikte ağlayabiliyorsunuz.
Nişanlı-eş
Çocuklarının annesi/babası gibi.
Henüz sevgiliden ötesini görmedik ama. Aşkın ömrü en fazla 1.5 yıl. Denedim gördüm.
Aşk aptallıktır. Bu söz size başta acı gelebilir ama öğreneceksiniz. Bir düşünün eskiden aşık olduğunuz birisini. Ah ne aptalmışım diyebilirsiniz. 2 aşk vardır benim için vatan aşkı ve tanrı aşkı . Gerisi fasafiso
Sevginin türlerine ilişkin ilk psikiyatri dalında çalışma Sigmund Freud tarafından yapılmıştır. Freud, sevginin her türlüsünün kaynağının cinsellik olduğunu öne sürer. Bu görüşüyle çok büyük eleştirilere maruz kalsa da, biyolojik olarak sevginin, hormonlar ya da kimyasallar bakımından cinsellikten başka bir kaynağı yoktur. Freud'a göre sevginin bütün diğer türleri (aile sevgisi, tanrı sevgisi) uygarlıkla gelişen yüceltmelerin sonucudur ve cinsellikten türemiştir. Bu konuda özellikle yerli kültlerindeki totem-tabu anlayışı üzerinde durarak inceleme yapar.
Kör et gözlerimi,
Seni görebilirim.
Kulaklarımı at bana,
Seni duyabilirim.
Ayaksız sana gelebilirim,
Ve dilsiz, ağızsız sana yalvarabilirim.
Kır kollarımı;
Bir el gibi kalbimle tutarım seni.
Kalbimi tut,
beynim atar.
Beynimi dağla,
Kanımda taşırım seni.
Aşk zihnimizin bir oyunudur. Bizim bir ilişkiyi devam ettirmemizi sağlattıran. insan bunun ne zaman olacağını ve nasılını yönetebilir, yönetmelidir de iyi bir yaşayış için.
Eğer aşkı yönetmeyip de zamanından önce ve yanlış birine aşık olursanız çok canınız yanar ama çok şey öğrenirsiniz. En kötü yanı da kendiniz için ayırabileceğiniz çokca vakti kaybedersiniz. Bundanki önemlidir.