sıcak bir yaz gününde bardağın dibinde kalan ufak buz parçalarını yemek gibi bir şey olabilir. hem biraz can yakar, hem serttir ama verdiği haz inanılmazdır.
aşk uzaktan sessizce sevmektir..saf temiz dir aşk...kirletilince...yani evlenmeden kirletince büyüsü bozulur..aşk sahiplenmektir,umuttur,hayattır,bu evren ALLAH ın peygamberimize peygamberimizin ALLAH a olan aşkı üzerine yaratıldı...ve o aşkı birbirimize dağıttık..aşkın gücüyle duvarlar bile engel tanımaz ve birbirinizi görebilirsiniz...aşk iki kuğunun kafasını eğmesiyle kalp şeklini almasıdır...utanmada olur aşk..utanmazda olmaz aşk...ALLAH ın emrini tutananlar utanır...onlar aşkı hisseder...kendini onda görmek,ben seninim sen benimsin diyen gerçek aşktır.sahiplenmektir umuttur.
herhangi bir şeye karşı duyulan aşırı elde etme duygusudur. istediğinizi elde edemezseniz o duygu giderek artar. istediğinizi elde edince de ortada aşkta kalmaz.
Kısa ama öz bir kelime. Bu kısacık kelimeye yüzyıllardir bir tanim yapilmaya çalışılıyor. Aşk bunların hepsi belki de hiç biri.
Söz konusu aşk olunca akan sular durur, mantık devreden çıkar, her şey farkli bir anlam taşır artık. Çok farklı bir serüven çıkar karşıniza. Bazen sadece dakikalar sürer yeter size bazen de yillarca surmenize rağmen tadi damaginiz da kalir.
Söz dinlemeyen şımarık ama bi o kadar da tatli zeki bir çocuğa benzer. Uslu durmaz hic bir zaman. Uçsuz bucaksız bir kuyu mavinin tonunu bilemediğiniz bir gecedeki gökyüzü...
Aşkta kesin olan bir şey varsa o da hic bir şeyin kesin olmadığı.
bazen yok gibidir, bazen üzdüğün kişi kadardır aşk bazen olamadığın hatta olmak istediğin kişidir aşk, yani aşk bazen bu cümle kadar karmaşık bir şeydir.
Sadî anlatıyordu:
'Henüz toy bir delikanlıydım. Siraz'da bir kızı sevmiştim. O da bana ilgisiz değildi. Birkaç kez de buluşup konuştuk. Sonra araya ayrılık girdi. Ben gurbetlere gittim. On yıl onun aşkıyla coşup taştım, hasretiyle yanıp kavruldum. Nihayet yurduma geri döndüğüm vakit ilk işim onu aramak oldu. Beni görür görmez başladı siteme:
- A Sadî! Meğer ne kadar vefasızmışsın! Bunca yıl geçti aradan, ne bir haber, ne bir mektup!..
Ona dedim ki:
+ Ey sevgisi kalbimde yer edinen selvi boylu! Senin yüzünü görme bahtiyarlığından ben mahrum iken, o şerefi postacıya mı bağışlasaydım?!..
Aşk denilen kavram karmaşası veya duygu karmaşası hakkında milyonlarca şiir milyonlarca söz yazılmıştır.
Hepsi nicel tanımlar nicel yazılardır.
Çünkü duygular hakkında yapılan herhangi bir yorum yüzde yüz kişiseldir.
Aşkın belli bir metası vardır.
Belli bir işleyişi yoktur ama.
Her an her yerde ortaya çıkabilecek bir duygu iken reenkarnasyona da inansa kişi belki de hiç gelmeyecek bir duygudur.
Yüzyıllar geçtikçe aşk denilen şey saydamlaşmaya başladı.
Önceden kapalı sürgülü bir kapı iken şimdi cam gibi.
Günümüzde aşk denilen şeyin seks ile anıldığı, Sevişmenin aşk olduğu bir anlayış var. Yok mu? Var amina koyim.
Etrafınıza bir bakın!
Sizce o el ele tutuşup birbirlerine sarılan insanların birbirine aşık olduğunu mu saniyorsunuz? Ben sanmıyorum.
Hani diyorlar ya ön yargılar kötüdür.
Bazen ön yargılı olmanız gereken yerler vardır. Sürekli iyimser olmayın kötümser de olun. işte o zaman o yosun tutmuş aptalliktan kurtulursunuz.
Aşk? Ne kadar saçma bir şey olmuş.
Sosyal medyaya bakıyorum.
Herkes aşk acısı çekiyor.
Hayata bakıyorum.
herkesin sevgilisi var.
O zaman;
Kim ulan bu aşk acısı çeken pzevenkler?
Aşk müthiş birsey acı çekmeye değecek bir aşk sonunda ölüm bile olsa çok kısa bir süre için bile aynı kaderi diğer yarınla paylaşmak gerçekten aşk müthiş bir duygu.
ask kovalamaktan çok kaçmayı, görmekten çok özlemeyi, dokunmaktan çok düslemeyi sever. öyle haindir ki bu ask, nerde imkansız varsa gider onu sever. ask var ya bu namuzsuz ask, gulun dikeni var diye üzülmekten ziyade bir diken çiçek açmış diye sevinmeye benzer. ilk bakışta değil son bakıştadır. ask. ayrılırken sana nasıl bakıyorsa o kadar sevmiştir seni.