aşk

entry15893 galeri
    11394.
  1. "Derkenar"
    "Sevdiğini başkasından kıskanan biri"

    Sadî anlatıyordu:
    'Henüz toy bir delikanlıydım. Siraz'da bir kızı sevmiştim. O da bana ilgisiz değildi. Birkaç kez de buluşup konuştuk. Sonra araya ayrılık girdi. Ben gurbetlere gittim. On yıl onun aşkıyla coşup taştım, hasretiyle yanıp kavruldum. Nihayet yurduma geri döndüğüm vakit ilk işim onu aramak oldu. Beni görür görmez başladı siteme:

    - A Sadî! Meğer ne kadar vefasızmışsın! Bunca yıl geçti aradan, ne bir haber, ne bir mektup!..
    Ona dedim ki:

    + Ey sevgisi kalbimde yer edinen selvi boylu! Senin yüzünü görme bahtiyarlığından ben mahrum iken, o şerefi postacıya mı bağışlasaydım?!..

    Bu aşktır.

    Aşk denilen kavram karmaşası veya duygu karmaşası hakkında milyonlarca şiir milyonlarca söz yazılmıştır.
    Hepsi nicel tanımlar nicel yazılardır.
    Çünkü duygular hakkında yapılan herhangi bir yorum yüzde yüz kişiseldir.

    Aşkın belli bir metası vardır.
    Belli bir işleyişi yoktur ama.
    Her an her yerde ortaya çıkabilecek bir duygu iken reenkarnasyona da inansa kişi belki de hiç gelmeyecek bir duygudur.

    Yüzyıllar geçtikçe aşk denilen şey saydamlaşmaya başladı.
    Önceden kapalı sürgülü bir kapı iken şimdi cam gibi.

    Günümüzde aşk denilen şeyin seks ile anıldığı, Sevişmenin aşk olduğu bir anlayış var. Yok mu? Var amina koyim.

    Etrafınıza bir bakın!
    Sizce o el ele tutuşup birbirlerine sarılan insanların birbirine aşık olduğunu mu saniyorsunuz? Ben sanmıyorum.
    Hani diyorlar ya ön yargılar kötüdür.

    Bazen ön yargılı olmanız gereken yerler vardır. Sürekli iyimser olmayın kötümser de olun. işte o zaman o yosun tutmuş aptalliktan kurtulursunuz.

    Aşk? Ne kadar saçma bir şey olmuş.

    Sosyal medyaya bakıyorum.
    Herkes aşk acısı çekiyor.
    Hayata bakıyorum.
    herkesin sevgilisi var.
    O zaman;
    Kim ulan bu aşk acısı çeken pzevenkler?
    0 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük