yapma oğlum, aptallık yapma. sikicem aşkını, kestin sağını, solunu, her tarafını. aşk ne demek sen biliyor musun? aşk, lunaparktaki tahta ata benzer; üzerinde böyle hani bir ileri, bir geri gidiyormuşsun gibi, sanki bir yere gidiyorsun ayağın yerden kesiliyor, bir coşku. bir sikime gittiğin yok.
Aşk sarı saçlıdır. pamuk tenlidir. Dünyalar güzelidir de çirkin'im diye sevdirir kendini. Gözleri mavidir. Aşk sen kilometrelerce uzağa gidecek olmana rağmen senden gitmeyen bir kadındır. Aşk, ben senin dönüşünü beklerim yeter ki sağ salim dön demektir. Ahh be aşk, Ne kadar güzel bakıyorsun gozlerimin tam içine. Okyanuslar bile tükenecek hasretimizden.
var olduğuna inanmadığım. sürekli mantığı, kalbinin önünde tutanlarda pek de olması beklenemez ancak insan imrenmiyor değil. gerçekten var mısın? varsan lütfen gel, sana çok muhtacım. kendimi baştan yaratmalıyım...
özdemir asaf, çok da tanımlayamadığımız bu duyguyu bildiğiniz tanımlamış;
sen kocaman çöllerde kalabalık gibisin,
kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür;
sen hem hastalık hem de sağlık gibisin.
Olması gerekendir. Sevdiğin insana her türlü desteği verip kısa hayatta rahat etmesini isteyip buna göre planlar kurup zaman içinde o planları yaşatmaya çalıştırmaktır sevdiğin kişiye. Ama burada şöyle bi risk var, eğer sen sevdiğin insana her türlü fedakarlığı yapıp rahat etmesini sağlayıp, seni yoktan var edene ibadet etmez, kulluk etmez, O' nu yüceltmezsen, 5 vakit namaz kılmaz, insanlara iyiliği emredip kötülükten sakındırmazsan, gece herkes uyurken kalkıp 2 rekat dahi olsa namaz kılıp Rabbine ibadeti çok görürsen o mecaziye bağladığın derin muhabbet ahirette seni derin azaplara bırakabilir. Tamam karşı cinse bağlılığını hissettireceksin fakat Allaha bağlılığını ihmal etmeyeceksin.