karanlıktır bir yüzü öteki yüzü sevgidir.
hüzünlü bakar yağmurlu bir sonbahar sabahı gibi, çiğ düşmüş yapraklarına.
yağmur yağarken gökyüzüne bakmak gibidir.
huzur veren bir depresiflik ve kollarında sonsuzluğa uzanmak.
saçları arasında uyuya kalıp gözlerinde konaklamak
başlangıcı ve bitişi belli olmayan,
tırnak ucundan saç telinden,
gülüşünden öpüşünden,
2 insan 1 beden.
sevişirken hissetmek onu
bacaklarının arasından evrene karışmak
karanlıkta kaybolmak
rüzgarlı bir havada kadıköy'de yürümek gibi tıpkı.
şehvet ve ihtirasın duygusal hezeyanı ahh aşk !
hoyratca yürünen bu dikenli yolda
ölümünü bekleyen mahkum kadar beyhude gülümsemek.
tekrar tutabilseydim ellerini bırakmazdım.
hayat enerjim çekilmiş gibi ahh dost,
desen diyebilsen ki zamanı geri alacaksın, alabileceksin,
tüm dünya'yı iblisin gazabına bırakıp lanetlenmeyi göze alırdım.
mantığı, kalıbı olmayan derin bir duygudur. 2 günlük heveslerin aşk olarak değerlendirildiği günümüzde adının çok anıldığı ama kendisini bulmanın zor olduğu bir hal.
+ Öğretmene sordum aşk nedir ?
- Bu dersi işlemedim dedi.
+ Şoföre sordum aşk nedir ?
- Bu yoldan geçmedim dedi.
+ Çocuğa sordum aşk nedir ?
- Bu oyunu oynamadım dedi.
+ Polise sordum aşk nedir ?
- Böyle ihbar almadım dedi.
+ Deliye sordum aşk nedir ?
- Beni bu hale getiren dedi.
Bu kavramın karşılıksız olanı bildiğim en riskli iştir. Sen seviyorsun ama karşı tarafın seni sevmeme ihtimali var. Ne yaparsan yap karşılık bulamama ihtimalin var. Bu işi güzel kılan da bütün riskleri göze alıp karşılık beklemeden sevebilmek zaten.
gerçek hayatta hiç karşılaşmamıştık, boktan bir chat odasında, adını söylediğinde içimde böyle hafif soğuk bir ürperme olmuştu ama henüz ona dair hiçbir şey bilmiyordum.hukuk okuduğunu, piyano ve keman çaldığını, fransızcası ana dili kadar iyi olduğunu söylemişti, hayran kalmıştım ona, piyano ile zaten aramda duygusal bir bağ var, dinlerken kendimi yıllar yılı kaybedebiliyorum, hele ki birde konuştuğum insanın çalabiliyor olması beni benden alıp uzay boşluğuna götürüp bırakmıştı. sonra işte sosyal medyadan takip etmeye başladım, feys twitter mvitter derken, tumblr hesabını buldum, orada yazdıklarını okuduğumda içim parçalandı, kendisini anlatıyordu paragraf paragraf sayfa sayfa, sessiz bir çığlıktı ve sanki tek duyan bendim bunu.bütün cümlelerinde ben çok iyi bir insanım bunlar benim başıma gelmiş olamaz, gel kurtar beni diyordu fiziksel olarak öyle ahım şahım albenisi olmasa da, tatlı biriydi, hatta benim için tatlılıktan ölüyordu, soğuk suya şeker niyetine at, anında erir o derece!
her geçen gün konuşup ilgilenirken birden odak noktam oluverdi gece rüyalarıma girerdi konuşur vesaire yapardık sosyal medyada, ama bana hep derdi, bak ben seninle sıradan bir insan gibi konuşuyorum öyle senin için konuşmaya can attığımı felan düşünme diye, bir gece ansızın, gelen mesaj, umut tohumlarını ekmeye başlamıştı, yazmadığım bir gece normalde hiç yazmadığı bir mecradan mesaj vermişti konuşmaya ihtiyacı var diye benim hikayem böyle başladı, ben adına aşk diyorum sizi bilmem ama..