aşkın tanımını yapabilmek için aşkı tamamiyle yaşayabilmek gerekir. fakat yaşanılan sadece karşılıksız bir aşksa buraya yazılacak tanım aşkın değil sadece çekilen acının tanımı olabilir. ki o çekilen acı adamın ruhunu hapseder, bi iki aşk şarkısına, onu hatırlatan bir kelimeye, bir eşyaya. o acıyı kalbinde taşıdığına lanet edersin. atmak istersin atamazsın, kurtulmak istersin o da olmaz. uğraşların hepsi boşadır. ne yaparsan yap o illeti atamazsın kalbinden. seni yerle bir eder yine de bırakmaz. yaşarsın. ama buna yaşamak denirse. aldığın her nefeste çekilen acının isyanı vardır ama karşılıksız isyanlardır kime olduğu belli olmayan. herşey normal giderken bir şarkı duyarsın tesadüfen ve o günde senin için bitmiştir. gece olur yatağa girersin ve o şarkıyıda kapatamazsın çünkü çektiğin acının içinde hissettiğin bütün dertlerin dışa vurumudur genellikle o şarkılar. tek dert ortağındır dinlediğin şarkı uykusuz geçen gecelerinde.
Aşk ! yerle bir ettiğin kalbimi birgün gelipte düzeltecek misin? yaşadığım, lanet ettiğim o günlere, yıllara inat tekrar çıkacak mısın karşıma? Şimdilik gelme karşıma nolursun. yaralarımı sarmam, yaşadıklarımı unutmam lazım. günlerimi acıyla, dertle değil mutlulukla geçirmeye başladığımda tekrar çık karşıma. bu sefer yerle bir etme beni, yakma canımı. sadece huzur ver, sadece mutluluk ver, gülümseyerek yatağa girmenin o güzel hissini tekrar geri ver.
sevdim mi karşılığında bana da gülümseyecek birini çıkar karşıma. çıkar ki karşıma öyle birini bende yapabileyim aşkın tanımını. silip unutayım bütün acıya dair yazdıklarımı, yaşadıklarımı. sileyim ki yaşayabileyim o eşsiz duyguyu, aşk denilen illeti tadına vararak tekrar ve tekrar.
sabah gözünü açar açmaz içini bir mutluluğun alması,
her yöne sırıtan bi ifadeyle bakmak,
başkalarının söylemlerine aldırmıyor olunsa bile oartnerinin tüm sözlerini süzgeçten geçirmek,
tüm bunlar olup biterken bir süre sonra bıkıp ayrılmak.
yaniii geçici bir sarhoşluktan başka bişey değil....
Git Başımdan Aşk Kafam Karışık
Sevmek diyorlar ya adına
inanmıyorum onlara
Ayrılıkla bitiyor ya her sevda
Düşmüyorum o tuzaklara
Ben sana aşk diyemiyorum
Gözlerimi açtığımda ayrılık oluyorsun
Sevmekte yetmiyor o vakit
Bitmeyen bir şey yok bu dünyada
Sevmemek mi gerek acaba
Bu dünyayı
Seni mesela
Mümkün müdür ki böyle bir şey
Senin adın aşk
Soyadın ayrılık
Sevsem bir türlü sevmesem olmuyor
Firar eder oldu aklım
Dokunmayın bana
Kafam karşık
Faili meçhul aşkların sorgusundayım
Git başımdan aşk kafam karışık...
ya böyle...
aşk aslında...
salaklaşmaktır bence.
geldiği zaman salak salak gülümsemektir. mantıksızlaşmak, hırslardan arınmak, saflaşmak, salaklaşmaktır.
ve aşk, o esnada yaptığın saçmalıklardır. manyaklıklardır.
işin kötüsü de şudur ki; gece var olan coşkun bitmiş gitmiş olur ya hani sabah kalktığında... ya da sarhoşken, kafan çok güzelken uyuyunca, karın ağrısıyla kalktıktan sonra "bir daha içimicem lan" dersin ya...
aşk geçicidir yani.
21. yüzyılımızın gençlerinin kendisini sex yapmak zannettiği oysa ki çok mükemmel bi duygu olduğunu bilmedikleri muhteşem bi histir. Aşkı yaşayan bilir ve yaşatan insana göre değişir.
her şeyi keşfettiği gibi insan bunu da keşfetmiştir. bazen keşfettiğine pişman olur, bazense o kadar büyük, büyülü bir şey keşfetmenin keyfinden dolayı kendinden geçer.
en yontulmamış haliyle, cinsel isteğe bir kılıf, soyunu devam ettirerek dünya üzerinde kalıcı olma güdüsü.
Bir hakimiyet oyunu, kaybedersen kendin için üzüleceğin.
aşk o yanındayken onu görememektir.
ona seni seviyorum diyememektir.
o yanındayken nefes alamamaktır.
onun yerine ağlayabilmektir.
onu düşünmeden yaşayamamaktır.
o olmaktır.
ve ona kavuşamamaktır.