ülkemizde tüm dengelerin bozulduğu bir süreçtir. turgut ÖZAL'in vefatı sonrası Türkiye'nin terazi şaşmıştır. Süleyman demirel, halka adeta sağ gösterip sol vurmuştur. tansu Çiller Başbakanlık sürecinde ki sempatikliginin altindan bi türlü açıklayamadığı amerikada ki mal varlığı halkın siyasetcilere karşı güvenini yıkmıştır. yolsuzluğa karşı çıkan ve temiz geçmişleriyle halkın karşısına çıkan demokratlar da iski yolsuzluğuyla halkın gözünde bitmiştir. sonunda adalet kavramıyla ortaya çıkan erbakan ve arkadaşlari belediye seçimlerin de birinci parti çıkarak halk desteğini arkasına aldığını göstermiştir. bu dönemde ülke yavaş yavaş ekonomik krizden çıksada halka sunulan uçuk projelerin de sayısı hiç azımsanacak kadar değildi. .
kısaca olan gelenin çarptığı gidenin çarptığı mazlum memleketimin insanlarına oldu.
hiçbir geçerliliği olmadığı halde sahte delillerle, dün yaşasın ordumuz diye haykıranların bugün biz mağduruz müdahil olmak istiyoruz diye ağlaştığı, ailemden çok değer verdiğim birinin sırf bu karalama kampanyası neticesinde yapılan teatral yargılama neticesinde 1.5 yıl özgürlüğü elinden alındığı, kariyerinin bitirildiği, dönemin MGK sında bütün kararların üyelerin imzalarıyla ve usulune göre alındığı cumhuriyeti koruyucu önlemlerin tarihidir.
10 yıl kadar sonra da bugünler sorgulanacak. usülsuz soruşturmalar, haksız tutuklamalar, gecikmeli başlayan kovuşturmalar... yıllar sonra geliyor olan adalet kisvesi altında iradeye, yargıya, hükümete, cihana türlü entrikalarla yön verme amacında ve gayretinde olan, bugünlerde yarattıkları kaos ortamının ardına usulca kurulmuş, lale devrinden beridir sinemize işlemiş bu oruspuçocuğu yapılanmaya; derinlere, en derinlere kök salabilmeleri adına fırsatlar yaratılacak, mevzilenmeleri için de zaman kazandırılacak. acıdır; bugün 28 şubat'ta, kck'da, ergenekon'da adam kayırmalarla, salıverilmelerdeki ve tutuklamalardaki tutarsızlıklarla oluşturuluyor olan hedef saptırıcı dalgalar nasıl ki omzumuza yükleniyor, yüzümüze yüzümüze çarpılıyor ise bugünün soruşturulacağı, vay arkadaş diyeceğimiz günlerde de yaşanılacaklar bugünkülerden farklı olmayacaktır.
çok basit bir örnek,
bir virüs serotipi düşünün ki kusursuza yakın bir direnç mekanizmasına sahip. bilinçsiz antibiyotik kullanımı, kullanılan antibiyotiğe karşı bu virüs tiplerinin direnç geliştirmesine sebep olacaktır.
ya da siktiret,
28 Şubat'ın yerine 17 aralık'ı koy. çevik bir'in yerine de fethullah gülen'i.
din simsarlarının son 10 yılda en çok nemalandıkları askeri sopa gösterme!
yıllarca askeri darbelerde, sonralarında ve öncelerinde; ne solcusu ne ülkücüsü kadar işkence görmemişler, ezilmemişler, kırılmamışlar bu gerçek postalcı din simsarları ama 28 şubat ağlaklığı öyle bir boyuta vardı ki insan tiksiniyor bu samimiyetsiz cılkı çıkmış yumurtadan!
akp hükümetinin temelinin atıldığı gündür. adamlar 11 yıllık iktidar olmalarına rağmen hala dillerindedir.
nasıl ki 12 eylül darbesinde oynanan filmi yıllar sonra anladıysa bu millet, 28 şubat oynunu da anlayacaktır ama zamanı muamma.