Dalga geçilmesine sebep olmuş maçtır. Lakin bu dalganın sebebi Bursaspor camiasıdır. Fenerbahçe cl den elendiğinde takım görün, reali isteriz diyenlerle geçilen dalgadır bu.
Peki o zaman senin dalga geçme hakkın varsa neden benim şimdi dalga hakkım olmasın?
O yüzden büyük lokma yeyin, büyük konuşmayın.
Alırlar havanızı ansızın.
maç 5-0 olmuş bursa tribünleri stadı inletiyor. valencia taraftarı şaşkın, bursa taraftarına bakıyor tabelaya bakıyor. durumu anlamaya çalışıyorlar. yüzlerinde ''acaba biz mi gerideyiz ki bunlar böyle coştu.'' ifadesi.
tecavüz kaçınılmaz olunca adamlar zevk almaya başladı.
sonuçta ligimize akıtılan paraların karşılığını görüyoruz bu maçlar sayesinde.
dalga konusu olmasına rağmen bence türk futbolu için düşünmek gerekiyor. beşiktaş eğer rapid ile sofya zar zor yenerken porto ya kendi sahasında 3-0 yenilmiş. deplasmanda ise nihat ın uzaktan attığı güzel ama yüz kere vursa bir kere gol olan bir pozisyon ile berabere kalmıştır. ayrıca hakan arıkan ın kurtardığı goller ve çizgiden çıkarılan topları saymıyorum. fakat bursaspor yerine dört büyükler den bir takım olsaydı bu kadar fark olmazdı. hem futbol olarak hem skor olarak; fakat trabzon ile fenerbahçe hariç diğer takımların bu hali ile kazanması zor olduğu da bir gerçektir.
bursaspor acilen wederson u göndermeli, ivankov un yerine genç yeni bir kaleci getirmelidir. sercan ı acilen büyüklere okutturup yerine kaliteli bir forvet almalıdır.
adam gibi korkmadan sahaya çıksa bursa, denizlisporun zamanında yakaladığı başarıyı gerçekleştirirdi. tabi yaşça küçükler hatırlamaz 2002'de; hiçbir avrupa tecrübesi olmayan denizlispor herkesi nasıl da mutlu etmişti.
not: denizli şehri ve denizlisporla hiçbir alakam yoktur. http://www.eksisozluk.com...izlispor%20ma%C3%A7%C4%B1
edeit: o sene denizli intertotodan uefaya yükselmiş, orda da 3.turda lyonu dahi eleyerekten 4. tura kadar çıkmıştır. lyon da o sezon fransanın şampiyonudur.
ertuğrul sağlam'ın "yenileceğiz zaten bari az gol yiyelim" felsefesinin ürünüdür. kendi yarı sahandan ileride pres yapmazsan, ne topla oynayabilirsin, ne gol atabilirsin.
,,,anadolu kulüplerinin, bursa-trabzon-sivas gibi 3 büyükleri zorlayan takımlara tabir yerinde ise yatması neticesinde bu kulüpler avrupa arenasında boyunun hizasını alıp akıllanmasıdır.
Mesela; bursaspor ikili mücadele ile sakatlanmış futbolcusu pek yoktur. Son olayda lig maçında kardeş-kardeş oynanan oyun sırasında dallamanın teki parayı hakeme atıp maçı tatil ettirmişti. Dışardan bakılınca, sanki kıran-kırana maç esnasında taraftarlar galyana gelmiş sanır.
Lig'den düşme tehlikesi olmasa, anadolu kulüpleri bursa'ya karşı korakor futbol oynamayacak. Forvet olarak bursa'lı futbolcular markaj görmüyor desem yeridir. Topu ayağına alınca en yakın rakibi 3 metre ötede. Oysa, avrupa arenasında ne markaj nede alan bulabiliyorlar. Eğer lig'de oynanan maçları korakor oynasalardı, avrupa arenasında rezil olmazlardı.