sanıldığının aksine tek başına bir sosyalizm eleştirisi değildir. zaten ingiltere'de sosyalizm iyi bir imgedir. totaliter rejim ve ırkçılığı öldüremeyen insan eleştirisi daha makuldür. kitap biraz önbilgiyle birlikte okunursa yazara haksızlık edilmemiş olunur.
george orwell'in sanki bugünleri görmüş gibi yazdığı kitap. her geçen gün daha da içine girdiğimizi kimse inkar edemez sanırım. bir başka benzer edebi eser için (bkz: brave new world)
ilk kez okuduğumda daha ortaokula gidiyordum. Şu zamana kadar defalarca okudum ve her okuyuşumda gözümde biraz daha değer kazandı. Bu sabah, altta linkini verdiğim yazıyı okudum ve birkaç gün içinde kitabı bir kez daha okuyacağım gibi gözüküyor.
komunizm elestirisi kitap ulkemizde bu elestirinin dillenmis hali parayi gucu bulan sosyalist yavsakligidir. kitabi okurken bugunun turkiyesi sikca akillara gelir yani elestiri esasen iktidari elde tutma hezeyanlarinadir salt komunizme degildir. kitapta kurgusal bir savasin sicak tutulmasi bu gel gitli ortam iktidarin en guclu silahlarindan biridir akp hukumetinin sosyal anlamda olusturdugu kurgusal savas kitaptaki durumla birebir ortusur. bu toplumun dini degerleri uzerinden ikilem yaratip kendilerini din savunucusu ilan eden iktidar boyle kamuoyu toplamaktadir. cahil bilgeligine sahip gunumuzun elitist solcularindan daha fazla incelemislerdir bu kitabi eminim, siyasi politikalar anlaminda akpnin hakkini teslim etmek gerekir. selam olsun heryere posterini asan buyukbiradere. bu ulke dogru yola sittin sene ulasamaz.
Noah Oppenheim tarafından beyazperdeye aktarılacak olan George Orwell romanıdır. Başrolde Kristen Stewart'ın olacağını öğrenmem ise dev hayal kırıklığı oldu. Kaynak: http://www.sabitfikir.com...kez-daha-sinemaya-geliyor
iktidar ve faşizm eleştirisi içeren orwell romanı.
eski bir sosyalist olan orwell'in, sosyalist-marksist bir devletin de faşist ve statükocu olabileceği düşüncesi üzerinde şekillenmiş bir romandır.
distopya bir kitaptır. özellikle ülkenin geldiği şu son durumda herkesin okuması gerekir. benim için kitabın can alıcı bölümü:
--spoiler--
Önceleri de pek çok kez olduğu gibi, acaba deli olan ben miyim diye düşündü. Belki bir deli yalnızca tek kişilik bir azınlıktı. Bir zamanlar, dünyanın güneş çevresinde döndüğüne inanmak bir delilik belirtisi sayılıyordu, bugün ise geçmişin değiştirilemez olduğuna inanmak Bu inancı besleyen tek kişi kendisi olabilirdi ve eğer inancını kimse paylaşmıyorsa o halde bir deliydi.
Ama insanın yüreği huzursuzluk, pislik ve sonu gelmeyen kışlardan, yapış yapış çoraplardan, çalışmayan asansörlerden, soğuk su ve pütürlü sabunlardan, dağılıveren sigaralardan, iğrenç tadı olan yemeklerden dolayı sıkışıyorsa, tüm bunlar insan yaşlandıkça daha da rahatsızlık verici olmakla birlikte, dünyadaki gerçek düzenin bu olmadığını göstermiyor muydu? Bir zamanlar her şeyin farklı olduğu konusunda içinde atalarından kalma bir anı olmasa, şu anda hayatın katlanılmaz olduğunu düşünebilir miydi..
--spoiler--
daha geçenlerde okudum ve bu kitabı "aaa türkiyeyi anlatıyormuş" diye okumayın istiyorum. bugünün türkiyesine benzerlikler olmasının tek sebebi "otoriter bir sosyalizm" betimlemesidir. dolayısıyla otoriter rejimlerde yaşayan herkes bir benzerlik bulabilir bu kitaptan.
asıl yapılmak istenen ise sosyalizmin eleştirisini yapmaktır. kitapta özellikle de dilin insan algısındaki ve toplumsal yaşamdaki etkisi, ağır baskı altında olmanın insan psikolojisinde kırılmalara sebep olması, gerçeğin tamamiyle algılarımız üzerine kurulu olması gibi çarpıcı tespitler ve betimlemeler de var. güzel kitap velhasıl. daha derin analizler bulabilirsiniz tabi. 1984 çarpıcı olduğu kadar da popüler bir kitap sonuçta.
--spoiler--