14 şubat değişik bir gün hacı, büyük bir pazar. çiçekçiler falan 3 ayda yaptığı işlerin toplamını bir günde yapıyor. hani derler ya ''bunlar amerika'nın oyunu'' diye o tarz bir şey ama ben o işin bu boyutunda değilim;
bende cenabetlik var sevgililer günü konsunda. hep bir terslik oluyor ve sevgililer gününe gelmeden kesinlikle elimde sevgili kalmıyor. yani mesela 11 aydır birisiyle çıkıyordum pat ayrıldık. ondan önce yine ocak ayında ayrılmıştım. şubatta bir kaç kere aralık falan ama 14 üne geldiğimde kesinlikle sevgilim olmuyor. yani tamam çokta dert değil ama neden ve niye veya niçin sorularını sormadan edemiyorum.
Anlamsız ve delice alışveriş çılgınlığı yapılan gündür.
Gereksizdir.
Israftır.
Günahtır.
(bkz: kedi)
(bkz: ciğer)
(bkz: mundar)
(bkz: çok mu belli oldu).*
gereksiz kutlamaların olduğu gündür.
Katolik bir rahibi anacak halim yok. Sevgilim mi istediği kadar götünü yırtsın kutlanmayacak işte yılda bir gün maymunluk yapacak adama sevgili demem ben.
bence sıradan bir gün olarak kabul edilmelidir. ulan sevgililer günü beni üzüyor ama sevgilim olmadığından değil. Onu bunu kıskanan kız tipleri, bir iki kız düşürmek için sevgililer gününü bahane edip ona buna mesaj atan erkek tipleri. Hoş şeyler mi bunlar? Bir insanı seviyorsan ona bir çiçek almak için bu günü beklemene gerek yoktur zaten.
Sevgililer günü.
ilk başlarda 14 şubat muhabbetini bir kıskançlıkla dinliyorum, herkesin var benim neden yok? Ben yalnızlıktan öleceğim galiba. Ne kadar mutlular! diyorum. Fakat 14 şubat yaklaştıkça artık kıskançlıktan öte bıkmaya başlıyorum, resmen midem bulanıyor. ilk başlarda herkesin anlattığı sevgilim bana şöyle yapacak, şunları alacak muhabbeti kıskanmama sebep olurken sürekli söylendiği için olmaz olsun böyle ilişkiler, ben yalnız daha iyiyim! demeye başlıyorum. işte bir çoğumuz bu yüzden 14. şubata da yalnız giriyoruz. Yoksa biz de salak değiliz buluruz birilerini.