12 eylül 1980

entry542 galeri45
    380.
  1. sokaktaki vatandaş açısından belanın son bulduğu gündür.
    1 ...
  2. 381.
  3. etkilerin çocugudur. simdilerde pc veya ps basinda sabahlayanlari gormek daha muhtemel.
    0 ...
  4. 382.
  5. 12 martı 13 marta bağlayan gece istanbulda yaşanan olaylarda bu tarihteki benzer senaryolar gerçekleştirilmekte.

    Tek ortak yan sağcı solcu kavgası yaratmak değil. En büyük ortak yan çıkarcı tarafın 80 de olduğu gibi 2014te de dinci tayfanın olması.
    2 ...
  6. 383.
  7. yıl 2014 tam 34 yıl olmuş, bir solcunun bir ülkücüyü bir ülkücünün de bir solcuyu sevmemesi üzerinden

    ülkenin genç beyinlerini dar ağaçlarında sallandırıp yokedeli.

    şimdi ne sağ sol kavgası ne de abd rus soğuk savaşı var.

    şimdi 12 eylülde çocukları asılmayanların hükümdarlığı var şimdi başka bir akıl tutulması var.

    şimdi allah kitap diyip çalanların zamanı

    o beyaz kefenlerle asılan gençlerin ruhları altında.
    1 ...
  8. 384.
  9. geldi çattı yine.
    kara gün.

    edit: vay amınüm bunu bile eksiliyorlar...
    Edit2: ne çok darbesever varmış sözlükte.
    7 ...
  10. 385.
  11. türkiye cumhuriyeti'nin kara lekesi
    2 ...
  12. 386.
  13. adalet ve kalkınma partisi gibi oportünist partinin adı konmamış miladıdır. çünkü o dönemin zarar görmeyenleri ve aradan sıyrılıp zeytinyağı gibi üstüne çıkanları vardır, bu partinin temelinde. onun içindir ki şu şu keskin görüşü vardır diyemeyiz. önleri arkaları oportünizm bezelidir.
    6 ...
  14. 387.
  15. ülkede vatanseverlerin etkinliğini kırmak için düzenlenen komplonun neticelendirildiği tarih.

    bu tarihten sonra dünyada olduğu gibi türkiye'de küreselciler ile milliyetçiler, ulus devlet-çok uluslu şirketler arasında bir yarış başlamıştır, elan küreselciler önde götürmektedir.
    1 ...
  16. 388.
  17. Ankara adı kara, bu yara başka yara. On yedi yaşındaydı, kıylır mı erdal a?
    1 ...
  18. 389.
  19. 390.
  20. türkiye'de yapılan son askeri darbenin başlamasına neden olmuş tarihtir. hukukun yerle bir edildiği, insanlık dışı uygulamaların yapıldığı, bir kuşağın hayatının tümden değiştirildiği darbenin tarihidir. en çok da hesabı hala sorulmadığı ve ne yazık ki sorulamayacağı için utanç verici olan bir tarihtir.
    1 ...
  21. 391.
  22. kara gündür. güneşi battığı gündür. bir çok ananın ailenin yüreğini kanatan gündür. şerefsizlerin memleketi al aşağı ettiği gündür. vatansever ve vatan haini insanların yanlış koltuklarda oturduğu gündür. bugün sene-i devriye-sidir. erdal erendir 12 eylül. lanet kenan evrendir.
    3 ...
  23. 392.
  24. akıllarda kalan son darbenin üzerinden 34 yıl geçmiş.
    0 ...
  25. 393.
  26. Bugün olan Türkiye'nin temelinin atıldığı gün. O günlerde sağcısı gitti solcusu gitti sağcısı ezildi solcusu ezildi sağcısı fişlendi solcusu fişlendi ama bir kesim korundu ya da etliye sütlüye bulaşmadan kendini sıyırdı. Bugünün zemini o zaman atıldı. O zamanın asıl mağdurları yerine alakası olmayanlar bu işin kaymağını yedi hala yiyor. Haksız yere işkence gören idam edilen bir sürü insan. Zor günlerdi Allah bir daha yaşatmasın.
    0 ...
  27. 394.
  28. Eylül'ler de ölmedik... 
    Eylül'ler de dirildik

    idam sehpalarından Hakk'a yürüyen; 
    Ahmet KERSE
    Ali Bülent ORKAN
    Cevdet KARAKAŞ
    Fikri ARIKAN
    Halil ESENDAĞ
    Selçuk DURACIK
    ismet ŞAHiN
    Mustafa PEHLiVANOĞLU
    Ve Cengiz BAKTEMUR'a selâm olsun. 

    Yusufiye'de çile çeken ve tahliye olduktan sonra şehid olan, Yusufiye'lilerin çile sembolü Ferhat TÜYSÜZ'e rahmet olsun!

    Evet bugün 12 eylül...

    Ezan dinmesin, bayrak inmesin diye mücadele eden bir neslin cuntacı şerefsizler tarafından ezildiği gün...
    2 ...
  29. 395.
  30. bugün günlerden 12 eylül...
    *650 bin kişi gözaltına alındı,
    ağır işkencelerden geçirildi
    * 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
    * açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
    * 7 bin kişi için idam cezası istendi.
    * 517 kişiye idam cezası verildi.
    *haklarında idam cezası verilenlerden 50 devrimci asıldı.
    * 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
    * 171 kişi işkenceden öldü.
    * 144 kişi cezaevlerinde öldü.
    * 14 kişi açlık grevinde öldü.
    * 16 kişi “kaçarken” vuruldu.
    * 95 kişi çatışmada öldü.
    * 73 kişiye doğal ölüm raporu verildi.
    * 43 kişinin intihar ettiği bildirildi.
    * 71 bin kişi tck’nin 141, 141 ve 163. maddelerinden yargılandı.
    * 98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı.
    * 338 bin kişiye pasaport verilmedi.
    * 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
    * 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
    * 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına çıktı.
    * 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
    * 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
    * 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hakimin işine son verildi.
    * 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis istendi.
    * gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
    * 31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı.
    *3 gazeteci silahla öldürüldü.
    * gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
    * 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
    * 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
    * derneklerin, partilerin, türk-iş dışındaki sendikaların faaliyeti durduruldu. varlıklarına el konuldu.
    * üniversite hocalarından 5000 kadarı görevden alındı, güvenlik soruşturmasına tabi tutuldu.
    * belediye başkanları görevden alındı, yerine sıkıyönetim atama yaptı.
    * sendikalaşma kaldırıldı, çalışanların kıdem tazminatı gibi kazanımları daraltıldı, ücretler ve sosyal haklar budandı, grev hakkı yasaklandı.
    * zorunlu din dersi getirildi; türk islam sentezi bir kültürün milli kültür olarak kabul edilmesi kararlaştırıldı; diyanet işlerinde 260 din görevlisinin maaşının rabıta-ül islam örgütünce ödenmesi onaylandı.

    * alıntıdır.
    2 ...
  31. 396.
  32. 13 Aralık 1980′de 12 Eylül rejimince yaşı
    büyütülerek idam edilen Erdal Eren’in
    annesine mektubu...
    Ana!..
    Neden mi burdayım? Neden mi evimde
    değilim? Neden istediğim zaman yatıp
    kalkamıyorum? Niye istediğim kitabı, evdeki
    kanepeye oturup okuyamıyorum,
    düşünemiyorum, yazamıyorum? Ne mi
    arıyorum dört duvar arasında?
    “O sözler ki kalbimizin üstünde dolu bir
    tabanca gibi ölüp ölesiye taşırız. O sözler ki bir
    kere çıkmıştır ağzımızdan, uğruna asılırız.”
    Baharın, karın altından fışkırdığı bugünlerde
    içeride olmak, çiçek kokusunu alamamak, geniş
    yeşilliklerin güzelliğini görememek insanda
    anlatılması zor bir duyguyu yaratıyor. Ama bu
    duygu öyle karamsarlığın, yılgınlığın, bitkinliğin
    ve vazgeçmişliğin bir belirtisi olmuyor.
    Aksine, bu duygu beni daha biliyor, daha
    hırçınlaştırıyor, bir yerlerden uzaklaştırıyor,
    bir yerlere yakınlaştırıyor. “Ne yapmalı?” “Nasıl
    savaşmalı?” sorusuna cevaplar arıyorum
    günlerce.
    Sizi de düşünüyorum. içeriye düşmeden önce
    anlatmak istediklerimi ama anlatamadıklarımı
    herhalde şimdi daha iyi anlayacaksınız. Bizi
    anlamayan analara, babalara, bacılara, eşe,
    dosta, herkese ama herkese anlatın daha vakit
    varken.
    Henüz geç kalmamışken. Vaktim az da olsa var
    ve eğer biz değerlendirmesini bilirsek yeter de
    artar bile. Bu işi hep beraber yürütürsek ancak
    kazanabiliriz.
    Omuz, omuza, bir birinden güç alarak, bir
    birine güç vererek. Ve anam, bu savaşı ne
    pahasına olursa olsun kazanmalıyız,
    kazanacağız. Kazanacağız ki çiçekli, mutlu
    günleri hep beraber görelim, senin torunların
    görsün ve torunlarının çocukları görsün.
    Biz karşımızdakiler gibi bir avuç değiliz. Biz
    halkız. Bak sana bizden olanları iyiyi, güzeli,
    haklarını isteyenleri sayayım. Ben varım,
    babam var, sen varsın, kardeşlerim var, ablam
    bacım var, sonra köydeki dayılarım, şehirdeki
    amcalarım ve onların akrabaları, komşuları var,
    onların arkadaşları, onların oğulları, kızları,
    benim okul arkadaşlarım, onların arkadaşları,
    onların akrabaları, amcaları, dayıları var ve
    yine onların… saymakla bitiremeyeceğim
    kadarız biz.
    Gördün mü ak saçlı boncuk gözlü anacığım
    saymakla bitiremiyorum. Yeter ki omuz verelim
    birbirimize. Yeter ki destek olalım ortak
    mücadelemizde.
    Gelecek görüşte bana özgürlüğü, özgürlüğün
    tohumlarını getir. Ve demir parmaklıklara
    bütün bu yazdıklarımı düşünerek gözyaşlarını,
    mahzun bakışlarını bırakmadan git. Boynun
    bükük olmasın. Giderken gözün arkada
    kalmasın. Arkana bakma. Dışarıda da hep öyle
    ol.
    Sana ve soranlara devrimci selamlar.
    Anne. Benim anlatmak istediklerimin hemen,
    hemen hepsi bu mektupta var. Bu da
    cezaevindeki tüm devrimcilerin düşüncelerinin,
    yaşamlarının ve mücadelelerinin aynı olduğunu
    gösterir.
    Bu yazdıklarımın yanı sıra sağlığınıza da dikkat
    edin ki yaşamın zorluklarına göğüs
    gerebilesiniz.
    Size, akrabalara ve tüm arkadaşlara devrimci
    selamlar. Ellerinizden öperim.
    Erdal”.

    Ülkücü
    Şehit Mustafa Pehlivanoğlu'nun Ailesine son
    Mektubu.
    Sevgili anneciğim ve babacığım, sizler beni
    bu yaşa kadar büyüttünüz ve yetiştirdiniz.
    Benim sizlere karşı islemiş olduğum hataları
    ve suçlarımı affedin. Hakkınızı helal edin. Ben
    sizlerin bir evladınız olarak, bugüne kadar
    Cenab-ı Hakkın ve Onun Resulünün, Yüce
    Peygamberimizin yolundan ayrılmadım. Alın
    yazımız böyle yazılmış. Kader ne ise onu
    çekeceğiz. Ben de kardeşim Haydar gibi bir
    an önce Allah'ın huzuruna çıkacağım. Eğer
    benim günahım varsa Cenab-ı Allah'ın
    huzurunda çekmeye hazırım. Yok, bir
    yanlışlık sonucu ölümüme karar verenler,
    idam edenler Allah'tan bulsunlar. Şunu hiç
    bir zaman unutmasınlar ki, Mustafa'lar ölür,
    Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar.
    Kellemi verdiğim bu yolun zaferi
    yakındır.Zafer her zaman Allah'a
    inananlarındır.
    Bunun için hiç üzülmeyin. Cenazemin
    arkasından ağlamayın, günahtır. Sizden ricam
    ağlamayın. Anne, sizlerle helalleşmek
    isterdim, fakat olmadı. Hakkım varsa,
    hepinize helal olsun, siz de helal edin.
    Son olarak, abime, yengeme, yiğenime,
    bacıma selam eder, haklarını helal etmelerini
    dilerim. Nişanlıma da selam eder, Cenab-ı
    Allah'ın mutlu bir yuva kurması için ona
    yardımcı olmasını dilerim.
    Oğlunuz Mustafa.

    kendi davası uğruna başı eğilmeyen her nefere selam olsun.
    1 ...
  33. 397.
  34. 398.
  35. sağa darbe vurmuştur.

    solada darbe vurmuştur.

    işin içinden sıyrılan şimdi başımızda bulunanlar olmuştur.

    memleketin gencecik evlatları gittikten sonra hadiseler bir gecede kesilmiştir.

    mezarında rahat yatama evren.
    7 ...
  36. 399.
  37. halen kullandığımız anayasanın yazılmasına sebep olan, insanların ağır işkenceler gördüğü, devlet terörünün tavan yaptığı ve insanların uzun yıllar siyasetten korkmasına sebep olmuş karanlık dönem.
    0 ...
  38. 400.
  39. sağdan da soldan da zehir gibi gençleri harcayıp şu anki bağnaz adamları başımıza saran darbenin yapıldığı tarihtir.
    0 ...
  40. 401.
  41. Karanlık günlerin bir başka başlangıcıdır. Kenan evren'in mekanının cehennem olması dileğiyle.
    1 ...
  42. 402.
  43. büyüklerimizin hüzünle andığı tarihtir.

    belki o anı yaşamadım ama allah bu millete bir daha bunları yaşatmasın dileğiyle...
    0 ...
  44. 403.
  45. darbeden Zarar görmeyen badem bıyıklılar, neo-liberaller, ağır ulusalcılar ve siyasal islamcilar 35 yıldır ülkenin ve bizim belamızı sikti.
    Çünkü 35 yıldır dönüşümlü olarak iktidarı paylaştılar.

    son olarak darbeyi yapan kişi ve kişilerin.
    ölmüş olanlarının toprağını belliyim.
    Sağ olanlara ise acı içinde ölüm diliyorum.
    4 ...
  46. 404.
  47. "adaletli olsun diye bir sağdan bir soldan astık" sözlerini akla düşüren tarihtir.

    Ne acı...
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük