bir şeyi/kişiyi özlediğimiz her an başka bir gerçeklikte sonsuz sayıda başka evrenler oluşur ve bu evrenlerden birinde mutlaka özlediğimiz şeye/kişiye kavuşmuş oluruz. aksini ispat edebilirsen sözlerimi geri almaya söz veriyorum.
özlenenin özel olduğunu, onda bulduğunu kimsede bulamadığını anladıkça günden güne artan duygudur. Zamanla yaşamın bir parçası olur, alışmış gibi bünye avutur kendini. hüsranlı zamanlarda ya bir daha kavuşmak yoksa bahtımızda, ya ona bir daha sarılamazsam, dokunamazsam diye hüzün çöker içine..
Bazen umut dolar içine, yeniden bir araya gelicek olmanın mutluluğu sarar, öyle anlardaiçin içine sığmaz hele bir de hava güzelse... Sevmeye değer biri varsa hayatında, her an özlemek de sevdaya dahil.
özünden üzülmektir. özümden üzülüyorum, burnumda tütüyor yüzün. geldiğimden beri acaba napıyor ne yiyor ne içiyor ne giyiniyor diye düşünmekten kendimi alamıyorum. senden birkaç adım geride kalıp geriye dönüp gülümseyerek baktığın anki ifadeni, eline tutuşturduğum çiçekçikleri aldığındaki alaycı ve saçma yorumunu, ben yokmuşum gibi davranıp sessizliğimde yan gözle "noluyo niye konuşmuyosun" diyen yüz mimiklerini felan çok özledim. özümden.
Gecenin saat ikisinde boğazın kurumuş da evde tek başına yatakta kalkacak halin yokken ansızın gözlerin dolu dolu olmasıdır özlemek.
sabah uyanınca yastığın sırılsıklam olmasıdır özlemek.
Rüyada hıçkırarak ağlamaktır özlemek.