bazılarımıza çok yakın bazılarımızaysa çok uzaktır o tarifsiz,anlatması güç duygu.bazen bir durum karşısındadır,dillendirir doya doya yaşarız,kimi zamansa öyle gelip geçicidir,nedensizdir anlam veremeyiz.aslında hep eksiksiz değildir yaşamlarımızio yapboz hiç bir zaman tamamlanmaz,tammalanmamalıdır da.mutluluk bir uçtan bir uca salınan sarkaç gibidir.kah bir uçta kah onun tam tersi istikamette fizik kurallarının müsaade ettiği son noktada yakalarsın onu.bazen binip mutluluğun terkisine ayak basmadık,görmedik yer kalmasın istersin.herkez bilsin..bazense oturup izlersin başkalarının mutluluğunu,sanki hiç mutlu olmamış gibi.yunan filozof aristoteles mutluluğu üç bölüme ayırmış.birinci tür:arzu ve isteklerin olduğu bir hayattır,ikinci tür:özgür ve sorumlu bir vatandaş olarak var olunan bir hayattır,üçüncü tür:araştırmacı ve filozof olunan bir hayattır.bense böyle bir tasnife sokamıyorum mutluluğu.kimi zaman aldığın nefesten mutlu olursun,kimi zaman bir güvercinin kanat çırpışı mutlu eder seni.sebebi önemlimidir?mühim olan içine bir anda gelen,dışarıya bazen küçük bir tebessüm bazen kocaman bir gülümseme olarak yansıyan o anlar değilmidir ki.haydi,şimdi bakıpta göremediklerinize seslenin,olmalı gözünüzü alan bir güneş.