yeni bir ali sami yen maçına yine yeniden mustafa sarıgül görüntüleri eşliğinde başlayan galatasaraylılar, manisaspor karşısında galip gelme fikriyle yatıp kalkıyordu.
eh, öyle ya, kasım ayının ortasında mis gibi bir hava, taraftarın delicesine bağlı olduğu hagi kulübede, ve yine taraftarın sevgilisi kewell sahada.
hagi ise müthiş temkinli. orta sahadaki fiziği kuvvetli oyuncu eksikliğini sabrinin hızıyla kapatmak adına sağ bek mevkisini ali turan tercihi ile heba etmeyi göze almış. takımının oyunu rakip sahaya yıkabileceğine inanmadığından da, pinoya yine her fırsatta şut çekmesini tembihlemiş. sakız beyi misimovic kulübede çitiliyor, elano ise takımın sağ tarafa çekiştirilmiş beyni rolünde.
makukula, simpson ve isaac gibi hücumcuları olan bir rakibe karşı geliştirilecek en uygun oyun planı, topu rakip sahada oynamaktır. makukulanın fiziksel ve gol vuruşu becerisi ve simpsonun bilinçli ve yetenekli ayaklarını oyunudan uzak tutmaya çalışmak, kesinlikle isaacin hızlı çıkışlarına önlem almaya tercih edilecek bir durumdu.
galatasaray, ilk onbeş dakikayı böyle oynamayı başardı. fakat manisaspor orta sahası murat erdoğan ve eski galatasaraylı mehmet güven ile pas yapabilmeye başlayınca oyun giderek orta alana sıkışmaya başladı. ilk yarının bitimine on dakika varken, neillin pozisyon gereği ilk defa sola yaklaştığı ve makukulayı savunma görevinin servete düştüğü ilk pozisyonda, tercih önceliğini ustalıkla birleştiren makukula klasik bir santrfor bitiriciliği sergiledi ve manisasporu öne geçirdi.
golden sonra birkaç olası gol pozisyonu ihtimalini, galatasaraylı futbolcuların bireysel tercih yanlışları ortadan kaldırdı ve ilk yarı manisasporun istediği skorla sona erdi. zamanında, eski bir galatasaray teknik direktörü, akılı her zaman gereksiz efor sarfetmeye tercih ettiğini söylemiş, bu yüzden eleştirilmişti, bunu da hatırlatmakta fayda var.
ilk yarıda varlık gösteremeyen galatasaray, ikinci yarıya beklenildiği üzere daha agresif başladı fakat, buna önlem olarak, manisasporun ayağa pas ve gerektiği pozisyonlarda üstüste faullerine maruz kalarak hızını arttırmayı beceremedi.
galatasaray teknik direktörü haginin ellibeşinci dakikada yaptığı oyuncu değişikliği, yanlış olmasa da eksikti. mehmet badtalı oyuna alıp kewelli çıkaran hagi, ancak dokuz dakika daha ali turana katlanma hatasını gösterdikten sonra misimovici oyuna alıp, sabriyi alışık olduğu ve olduğumuz sağ beke yerleştirdi fakat o dakikada oyun artık iyiden iyiye şekillenmiş, direnci tavan yapan manisaspor hızlı hücum şanslarını isaacin beceriksizliği ile heba eder olmuştu.
bu dakikalarda servetin hafızasının altmış beş dakika kadar olduğunu da farkettik. senelerdir kendisine söylenenleri anlamamakta ısrar eden kütlesel defans, hafta içinde oynanan kupa maçında sözünü dinlemek yerine etrafı seyrettiği için hagi tarafından kolu çekiştirilerek kendine getirilmeye çalışılmıştı. hagi, bu sefer de belli ki maçtan hemen önce uyarmış yetmiş altı numarayı. ama dakikalar altmışbeşi gösterirken yine bir çalım denemesi gördük kendisinden. detone türkücü futbolcumuzun bağlamasını umarım hafızası daha kuvvetli bir arkadaşı akord ediyordur diye düşünmekten alıkoyamadım kendimi.
servetin başarısız denemelerinden sonra, bir on dakika daha acaba olur mu? dercesine geçti fakat son sözü zamanlama hatası yapan lorik cana söyledi. sebep olduğu penaltıyı simpson gole çevirdikten sonra ise ali sami yende tribün şov başladı.
önce, golden hemen sonra oyundan çıkan lorik canayı penaltıya rağmen- alkışlayarak destekleyen taraftar, servet topla her oynadığında ise ıslıklayarak protesto etti. birçok futbolcuyu daha yuhalayan, sabrımız taşıyor, adam gibi oynayın diye bağıran taraftar, yenilen ikinci golden sonra maçı çevirmeye çırpınan üç futbolcuya, yani elano, insua ve neile ise en ufak bir protestoda bulunmadı.
son düdük giderek yaklaşırken, gerçek hedef belirlenmişti. rijkaardı altmışyedi maç desteklediğini iddia eden adnan polat, hollandalıyı gönderdikten dört hafta sonra istifaya davet edildi, internette adına imza kampanyaları başlatıldı.
galatasaray bu maçla birlikte şampiyonluk şansını yitirmiş durumda. günü kurtarmak adına büyük futbol değerlerini yok etmekten çekinmeyen, her yenilgi sonrası stad inşaatında fotoğraflar çektiren, eski şampiyonluklarda saat sorup şampanya patlatan adnan polat, kampanyalara da ses çıkarabilecek konumda değil artık.
sadece dört hafta önce, teknik direktörünü göndermek yerine, belli futbolcu grubunun seslerini kesip, küstürdüklerini kazanmaya çalışsa çok daha farklı bir yerde olabilecek galatasaray başkanı, ne yazık ki birçoğu gibi- kendi kazdığı kuyuya düşmüş durumda.
artık galatasarayda kısa süreli başarısızlık ve değişim kaçınılmaz. taraftarı ise sıkıcılık dozajı yüksek maçlar bekliyor.