çocuklar tahtadan yaptıkları oyuncak silahlarla oynuyorlardı. gruplara ayrılmışlar ve her biri farklı duvarları kendilerine sığınak yapmışlardı. biri yerinden çıkmış koşuyordu ki, diğer çocuklardan biri silahı ona doğrultup 'dan dan'; dedi ve 'öldün sen, çık oyundan' vurulan buna itiraz etti. ve ispat edilememesi sonucu çıkan küslük. işte tam olarak yaşadığımız şey bu: duvarın arkasına gizlenen tahta silahlı bir el durmadan bizi vuruyor. ölüyoruz, ama bunu ispat edemiyoruz. tam bu noktada yaşamla aramıza bir küslük giriyor.