göreceli bir kavram. kime göre hayat, nasıl bir hayat? hayat ne?
afrika'daki çocuklar açlıktan ölüyorken, mimami'de tatil yapanlara göre mi hayat? yoksa miami'de tatil yapıyorken, afrika'da ölen çocuklara göre mi?
bu kavram, yaşam ya da her ne boksa işte, her şey bir yana bırakılarak incelense nasıl olur? siyaseti, çevrenizdekileri, gelecek planlarınızı bir yana bırakarak incelesek hani(!) hiç düşündünüz mü istiklal caddesinde gezerken açlıktan ölen insanları? o insanları düşünmeyi bile çok mu görüyoruz?
çevreme, sosyal paylaşım sitelerine, sözlüklere, forumlara bakıyorum... bakmadık yer bırakmıyorum. her şeyden bahsederken bu konudan bahsedenler çok küçük guruplar(!)
daha çok para kazanmak, porno izlemek, miami'de tatil yapmak, zengin olmak, son model arabalara binmek bu kadar mı önemli? sosyalizmden bahseden, sosyalist olduğunu idda edenler kürtçeden bahsederken, bunlardan neden bahsetmiyorlar? kendilerine mi sosyalistler? neden herkes kendini düşünürken başkasını takmıyor? insanlık bu mu? dünyanın adaleti bu mu?
bütün yazdıklarımı bir kenara bırakın, kendi ülkemizi inceleyelim. bakıyoruz ilk sıra futbolun(!) ikinci sırada siyaset(!) üçüncü ise ekonomi(!)(kendimece sıralama bu) insanlık, açlık gibi kavramlar yok(!)
futbol ne lan(!) eyvallah izlemesi keyifli, bazen holiganlık da yapmak gerek. fakat bunun bokunu çıkarmamak gerek. siyasete bakıyoruz; hergün aynı konular, laik-dinci, asker-sivil, iktidar-hukukçu, kürt-türk, alevi-sünni... ülke bölüne bölüne bir hal oldu zaten. sıkılmadınız mı bunlardan artık(!) yıllardır bunları konuşuyoruz çözüm var mı? bırakın artık boş lafları. akışına bırakın birazda yahu. ekonomiye bakarsak eğer afrika'da açlıktan ölen çocuklarla, miami'de tatil yapanların karşılaştırmasının benzeri ortaya çıkıyor(!) zengin olan çok zengin, fakir olan çok fakir. ortası yok bunun. işsiz olan işsizlikten yakınır, zengin olanın acımasız olduğundan bahseder, zengin olan ise nasıl daha fazla kazanabilirim derdinde(!)
velhasıl şimdi soruyorum herkese; hayat ne? açlıktan ölen insanların yaşadığı mı? yoksa zevk-i sefa içinde olanların yaşadığı mı?