uzun süredir böyle bir bölüm finali olmamıştı sanırım. ne zamandır daha biz nasıl oldu lan diye sormadan çat çat flaşbeklerle alıyorduk cevabımızı. bu bölümde bunu yapmadılar. belli ki bi süre izleyiciye bulmaca çözdürmek istiyorlar.
ama sağlam bölümdü, bitmesin istedim, o derece. genelde bu duyguyu galatasaray'ın domine ettiği maçlarda hissederim. çok zaman oldu böyle şeyler yaşamayalı, özlemişim lan.
--spoiler--
hain kim? ya da hain var mı gerçekten. ben mert'in bile cidden öldüğünden şüpheliyim anuna goyim. alem göt olmuş, ciddi ciddi bize izletip hassiktirimizi duyduktan sonra bak aslında olayın aslı böyle kikkiiki flaşbeklerinden sonra her şey beklenebilir bu senaristlerden.
her neyse hain kim?
ali mi? hep bir ağızdan hayır diye haykırırdık, ama dayı suyu bulandırdı. ali'nin ömeri gömme planına nasıl razı olduğunu sorması işleri biraz karıştırdı. belli ki ali bu işi para için yapmadı. başka bir iş var. aile tehdidi, bir sırrı falan filan. kısacası bir zayıf nokta ya da zaaf. hatırlanacak olursa ali'yi bu işe ikna eden eyşan karısıydı. aralarında ne konuştukları ise muamma.
ama tüm bunlar bile ali'nin hain olması için yeterli nedenler değil. ömer'e ikinci bir ihaneti göze almaktansa ölmeyi tercih edeceğine inancımız sanırım tam. aksi durum senaristlerin yavşaklığı olur.
eyşan? olabilir. olabilir dediğimiz için aslında en olmaza yakın olanı. ezelle arabadayken kenan'ın arayıp kulağına erotik sözcükler fısıldaması, hafiften durumu anlatması hain olmadığının göstergesi.
cengiz? adamın doğuştan kaypak, güvenilmez biri olduğunu kesinkes bildiğimize göre bu adamın bu sahneden hain olarak çıkması beklenen bir şey olmasa gerek. yani cengiz'in hainliği bizi kesmez. bu da değil.
şimdi masaya dönelim tekrar. geriye azad kalıyor. bir de elimizde şebo ve uzatmalı kocası tefo var. biraz daha geriye saralım.
temmuz bey'in telefonun diğer ucundaki hainle konuşmasına. temmuzun 'inanmayacaksın ama birlikte çalıştığımıza sevindim.' sözü bir ipucu olarak serpiştirilmiş gibi. hafif bir şaşkınlık var ses tonunda. eyşan ve cengiz için böyle bir şey olmaz.
ali, azad, şebo ve tefo için pekala olabilir. ama dayı'nın şebo ve tefo'yu kafadan hainlik etiketinden uzak tutmasından ötürü dayıya olan saygımızdan bu iki şıkkı elemek durumundayız. masada da yoklar.
Ali'yi tekrar hain bilmecesi içine dahil etmemizin nedeni bahar olayından dolayı temmuza olan nefreti. temmuz'un buna şaşırması kadar doğal bir şey olamaz. ve tabii ki tabakta gelen anahtarın nereden ve kimden geldiği ve neden ali'ye verildiği. zaman mefhumunun ters işlemesinden ötürü anahtarın ali'ye dayı tarafından verildiğini düşünebiliriz. hem geçmişten gelen görüntülerden hem de ev olayından bir katakulli çıkmamasından bu anlaşılabilir.
peki ya azad? bu olayların hepten dışındayken neden masada var? dayı kızını ne diye böylesi bir olayda riske atıyor. bi şey olmasın diye diyar diyar gezdirdiği kızını nasıl oluyor da hem de hiçbir rolü yokken bu tehlikeli oyunda yanında gezdiriyor. bu durum azad'ı şüpheli konumuna getiriyor ister istemez.
ya da aslında bir tehlike falan yok mu?
bunu söylemek için temmuz'un hidayete ermiş olma ihtimalini güçlendirmemiz gerekir. bu da dayının şeyinin uzunluğuna bağlı. temmuz içerideyken değdirse değdirmiştir. yoksa bu ihtimal de rafa kalkar. reytingi yükseltelim gayesiyle geçmişten gelen sekizin ardından temmuz'un da geçmişinin dayıya dayandırılacağını sanmıyorum.
dayının ezele şampiyon olmak için yeni kadro kurman şart yeğen demesi sanki temmuzu kendi saflarına çekeceğine dair bir fikir uyandırıyor gibi.
bir de dayının bebeliğine inelim. yani haini nasıl bulduğuna. bu da net değil çünkü. en son hayratlı abimiz hain olarak yaftalanıyor. lakin ki öyle değil.* koskoca kabadayının uşağı durumundaki ramiz'i alt etmek için böyle alengirli oyunlara girmesi saçmalık olur. burada kayser soze devreye girer. yani nur yüzlü genç kenan. ikili oynar, tezgahı kurar. bu oyunda biri hain olmalıdır. önce kendini bilerek açık eder, gammazlatır, sonra hayratlı vasıtasıyla ramiz'i çatışmaya yollar. kendi oyununu oynayabilmesi için başkasının oyununu bozması gerekir.
ve biliyoruz ki hayratlıyı lunapark'ın ortasında öldüren de kenan'ın ta kendisidir. ki gerçekten hain hayratlı olsa işini bitirmek ramiz'e düşerdi.
bir de küçük ayrıntı: aramızda hain var lafı ilk olarak 1971'lere gidildiğinde ramiz ve kenan kağıt oynadığı sırada söyleniyor. ramiz hain lafını kağıtlarını kenan'a açık eden selma için söylüyor.
sanırım bu hain olayını da ezel'in kayıp geçen bir haftası ve dayının geçmişiyle ilintili bir şekilde sonuçlandıracaklar.