nihat'ın gol sonrası haykırışı ile boşaldığı düşünülmüş... nihat, jb toschack tarafından beşiktaş a takımı'na geldiği andan beri -yıllardır- gol attığında o şekilde sevinir. sadece nihat gol attığında boşalmaz; tüm tribün boşalır!
nihat'ın haykırışı, emeklerinin karşılığını istediği şekilde alan bir adamın; duygularını hırsıyla yoğurup, aşkla formasına ter olarak akıtan bir adamın; ve o adamla birlikte renklerine aşık olduğu takım için ruhunu ortaya koyan milyonların haykırışıdır.
nihat'ın dün akşamki porto'dan yankılanan haykırışı ile inönü stadı'nda benliği ile takımını seven onbinlerin liverpool maçında desibel rekoru kıran haykırışı aynı frekanstadır! mühim olan da bu ruhtur işte!
nihat'ın oyununu eleştirmeye gelince; burada akıllı olmak gerekir. akıl yoksa, aklı başa toplamaya çalışmak ya da...
nihat'ın oyununun eleştirilmesindeki temel nokta, onun, öndeki ikilinin(forvetler) hemen arkasında, sağında, solunda serbest oynama fırsatının antrenörlerce verilmemiş olmasındandır.
dün akşam nihat; tabata çıkar çıkmaz, sağdan ve soldan içeri(ikilinin arkasına, 18'e) serbest oynarak süzülme talimatı almış v özlenen golünü çakmıştır!
ne futbolcular pele muamelesi görürken; bu takımda olsun, efendiliği ile türkiye'de nihat'ın eleştirilmemesi gereken tek futbolcu hatta layık olduğu sıfatla sporcu olduğu su götürmezdir. (neler görmedik ki; rakip takım için küfürlü tezahürat yaptırıp, sonra o takıma gidince ben aslında doğduğumda bu takımlıydım diyenler mi; fark yediği maçtan sonra alemlerde top (!) sektirenler mi?)
nihat ve ibrahim gibi futbolcular endüstriyel futbolda giderek zor rastlanan el emeği göz nuru eserlerdir. onlar sponsor desteği ile ruh katmıyorlar içinde yer aldıkları gösteriye; duyguları ile, alevlendikçe seyrine doyum olmayan ateşleri ile parlıyorlar.