söyleyeceklerimi dile getirmeden önce mantığımın anlaşılması açısından öncelikle şunun okunmasını tavsiye ediyorum (bkz: #9670471).
şimdi gelelim sadede; son ankaragücü mağlubiyetinin ardından yaşanan krizde adı menajer vs sıfatlarıyla galatasaray futbol şubesinde herhangi bir görev için adı geçmekte. hakan şükür e bir cemaat üyesi olduğu için ön yargılı olmadığımı açıkça belirteyim, tabii şartım şudur bu cemaat görüşlerini profesyonel hayatına taşımaması şartı ile, bunu da belirttikten sonra sözün özüne döneyim. hakan şükür yıllarını galatasaray a verdi, çok şey kattı kulübümüze ama çok şeyde kazandı galatasaray sayesinde bunu da bir kenarda tutalım. çok sevdik biz onu, ne zaman olsa bağrımıza bastık, yeri geldi 8 hafta gol atamadı bir kez bile ıslıklamadık, tepki göstermedik, güvendik, yeteneğine inandık ve en önemlisi galatasaray sevgisini hep hissettik. ama iş şurada karıştı, belki galatasaray dan şekilsiz gönderildi bilemiyoruz çünkü hem galatasaray yönetimi hem hakan şükür bambaşka açıklamalar yaptılar, lakin burada hakan şükür den beklediğimiz tavır -her ne olursa olsun - bu değildi. her icraatında galatasarayı eleştirmek, her mikrofonun başına geçtiğinde veyahut kalemini eline aldığında tam bir intikam konuşması yaptığı veya yazısını kaleme aldığını hissediyoruz, bunu da gözümüze soka soka yapıyor neredeyse.
hakan şükür ün galatasaray sevgisini sorgulamıyorum ben, hatta çok sevdiğine eminim fakat egosuna yenildiğini düşünüyorum hakan şükür ün, bunda haklı da olabilir, kati bir şekilde eleştirmiyorum onu, ama sahip olduğu egosunu galatasaray sevgisi karşısında törpüleyemediğini görüyorum. bu sebeple ve haldun üstünel* de görüdüğüm ketumluğu ve sakinliği hakan şükür de göremiyorum.
ez cümle; hakan şükür ü seviyoruz, saygı duyuyoruz, galatasarayımız için yaptıklarından dolayı minnettarız lakin yazımda belirttiğim sebepler nedeniyle galatasaray da görev almaması daha doğru olacaktır gibi görünüyor, zannımca..