mesut özil

entry2451 galeri
    528.
  1. üzerinden yürütülen polemiklerle; şu iki düşünceyi aklıma getiren futbolcu:

    şöyleki:

    1) biz değil miydik, almanya'da yaşayan türk'lerin yıllar geçmesine rağmen bu ülkeye entegre olamamasından, hala almanca'yı öğrenememesinden, topluma ve sosyal hayata karışamamayıp kendi gettolarında isole yaşamalarından, sokağa çişlerini yapmalarından, bizi iyi temsil edemememelerinden yakınan yıllarca?
    almanya'daki ilk kuşak; almanya'daki anadolulu idi, kendi köyünü, kendi kültürünü oraya taşıdı...bozulmamak için direndi...
    ikinci kuşak arada kaldı, belki çocukken geldikleri almanya'da kimlik bunalımı ile yaşadı, entegre olamadı, rap şarkılarda bunu irdeledi, anne babaları tutucu , çocukları moderndi, arada kaldı, türkiyede alamancı, almanya'da yabancıydı, hiçkimseye yaranamadı...
    işte şimdi üçüncü kuşak, almanya'da doğmuş, eğitim almış, yetişmiş üçüncü kuşak bu tabuları yıkıyor, babalarından gördüğü üzere bu hayatın kimlik bunalımı ile geçmeyeceğini anlıyor, belki de ruh sağlıkları için en iyisini yaparak kendilerini yetiştiren, büyüten ülkeye saygı duyuyorlar, toplumla kaynaşıyorlar, politikada ve sporda iyi yerlere geliyorlar, kendilerini yabancı veya zenci olarak değil, o toplumun bireyi ve vatandaşı olarak görüyorlar, bu yüzden de toplumda söz sahibi oluyorlar, kendilerini oraya ait görüyorlar ve hatta bir alman vatandaşı olarak haklarını sonuna kadar arıyorlar. ama atalarının ülkesine ve köklerine saygıyı unutmadan.
    biz değil miydik, 1nci maddenin ilk cümlesinde söylediğim gibi, ordaki vatandaşların böyle olmamasından yakınan yıllarca? o zaman neden onları rahat bırakmıyoruz, hala onları kimlik bunalımına itmeye çalışıyoruz, sen türksün alman olamazsın, o ülkeye kendini ait hissedemezsin diyoruz? oturduğumuz yerden ahkam kesmek kolay, ama bir ülkeye kendini ait hissetmemenin ne demek olduğunu biliyor muyuz? o gençler orda yetişmiş, bir kayserili'den çok bir berlin'li ile ortak muhabbeti olabilir, çok doğaldır. bu onu ne hain, ne salak yapar. bırakın, artık bu kuşak bari kendini "ne arada, ne derede" hissetsin.

    2) biz değil miydik; bazı kürtleri, bu ülkenin ekmeğini yemelerine, suyunu içmelerine, eğitimini almalarına, yaşama şansı bulmalarına rağmen, kendilerini türk vatandaşı olarak görmedikleri için, bu ülkeye entegre olmayıp, kendilerini buraya ait görmedikleri, hizmet etmeyip ırkçılık yaptıkları için hain olarak niteleyen?
    o zaman o ülkenin, almanya'nın ekmeğini yemiş olan 3. nesil türklerin o ülkeye kendilerini ait hissetmelerini, oraya hizmet etmelerini, milli takımında oynamalarını, vefalarını neden yadırgıyoruz?
    o zaman ne farkımız kalıyor "bizim lafımızla" hainlik yapan bazı kürtlerden?
    tabii çocuk katili pkk ile ordaki türkleri aynı kefeye koymuyorum, yapmam da, ama demek istediğim şey pkk değil, o şerefsizleri zaten geçtim; fiilen pkk'lı olmayan diğer tüm kürtlerden isteklerimiz ile, almanların almanya'daki türklerden istediklerinin, mantalitenin aynı olması... tüm kürtlerin de ekmeğini yediği bu ülkeye sahip çıkması, bu ülkeyi sevmeleri, hizmet etmeleri gerekir, ayrımcılık yapmadan; orada, almanya'da yetişmiş türkler'in de almanya'yı sevmeleri, hizmet etmeleri gerekir aynı paralelde... ki oradaki türkler bunu başarmaya başladılar... zira almanların da kuşkuları, beklentileri bizle aynı; kendi ülkelerinde yetişen, ekmek yiyen insanların, artık o ülkeye kendilerini ait hissetmelerini, ayrımcılık yapmamalarını, hizmet etmelerini istemekteler, ve bence de haklılar. aynı bizim gibi. bu köklerini unutturmak değil, asimile etmek değil, karıştırmayalım. sadece biraz empati yapabilelim. oradaki türk'lerin ekmeğini yedikleri ülkeye vefalarına saygı duyalım, burda bunun tam aksinden yakınırken, yeri geldiğinde.
    kimseyi yattığımız yerden hain ilan etmeyelim. içinde bulundukları konjonktürü anlamaya çalışalım.
    pek sanmıyorum ama; umarım anlatmak istediğim anlaşılmıştır.
    0 ...