vallaha çok severdim bu adamı. sözlerine hastaydım. neyse... yine olsa yine dinlerim o başka.
ama birkaç defadır böyle abuk sabuk açıklamalarla duyuyorum hep ismini.
bakıyorum sözlüklerde sol frame'de sagopa kajmer (5698)... yazısı... ve evet gene bir laf etmiş.
yahu sagopa kardeş, biraz sus allasen. biz senin şarkılarını seviyoduk, sözlelerinle sevmiştik seni. böyle açıklamaları herkes yapıyor. sevseydik onları da severdik. anlıyor musun, senin farkın buydu sagopa.
tamam şimdi "sagopa çok bozdu ühühüe" diye ağlayacak değilim fakat gördüğüm şeyleri de söylemek istiyorum az çok.
lütfen artık gene şarkılarla anlat derdin, lyric'lerinle at bokunu atacaksan... nolur diyom bak. sonuçta sen de müzisyen adamsın.
şimdi sen bazen sevenlerine de kızıyorsun, arkanda durmuyorlar diye. ama her yaptığın şeyde arkanda duramayız ki sago bey.
kayıtsız, şartsız itaat edeceğiz diye bir sözleşme mi vardı? dost acı söyler hem bak, unutma.
fazıl say kim, sen kimsin? aynı kulvarların adamı değilsiniz bir kere. o adam başka bir boyutta, sen başka bir boyuttasın. ama ben ikinize de saygı duyuyorum şahsen. ha fazıl say da bazen saçmalıyor, ona yapacak bir şey yok... neyse. "taş yerinde ağırdır" diye bir söz var sago, sen iyi bilirsin. aslında sorun sen değilsin, daha çok yanındaki... anladın? her gittiğin programa karınla gidiyorsun kardeşim. yeter. kolera'ya da gelecem ama bu başlıkta değil...
ayrıca; "Bir müzisyen müzikten zevk alırken ağzı yamulmamalı. Müzisyen kendi seviyesinde şevke gelebilir ama ağzı yamulmaz…" nasıl bir açıklama sago?