sağanak yağmur altında ellerimin ikisi de kitap taşımakla meşgul olduğundan şemsiye kullanamamış ve pratik olması ve az da olsa yağmurdan koruması için şapka takmıştım. arkadaşlarla yorgunluktan tükenmek üzere olduğumuz halde hızlı hızlı otobüslere doğru yürüyorduk. oldukça dağınık ve dalgın bir insan olduğumdan yolda birkaç kere paso, telefon, dosya gibi şeyleri düşürmüştüm, bu sebeple arkadaşlarım ve yoldaki yardımsever insanlar her zamanki gibi arkamı toplamışlardı. neyse efendim kadıköy rıhtımda bir ritüel haline gelen yağmuru fırsat bilmiş şemsiye satıcıları* boy göstermekteydi. bir tanesi eliyle beni durdurup suratıma baka baka "düştü düştü" diye bağırmaya başladı. bende gayri-ihtiyari bir şekilde arkama baktım yine bir şey mi düşürdüm diye, şapkayla geniş bir açıyı da göremediğimden kafamı sağa sola çevirerek bakınmaya devam ettim, tabi tahmin edersiniz ki şapşal bir görüntü oluştu. bir şey göremeyince önüme döndüm adam önüme doğru eğildi pis pis sırıtarak "şemsiye fiyatları düştü" dediği anda bu konuşmaya şahit olan herkes ve tabiki arkadaşlarım o anda iptal oldular. şemsiye satan adam da gevrek gevrek sırıttı suratıma bakarak tabiki eksik olmasın. hadi güldük eğlendik şükür bitti derken, bu olay sırasında arkamızda olan genç bir çocukla tesadüfen aynı otobüse binmişiz; kendisinin bana imali bir ifadeyle 'duydun mu şemsiye fiyatları düşmüş' demesiyle farkettim tabi ki bunu da. gülmesi bir türlü bitmemiş fakat azalmış arkadaşlar bunun üzerine daha şiddetli gülmeye başladılar. espiri yapan arkadaşımız ve grubu da durur mu onlar da başladılar tabi ki. kendi aptallığıma gülmeye başladım ben de; gerçi benden çok arkadaşlarım, şemsiyeci amca* ve şakacı genç grubumuz için daha yarıcı olmuştur sanıyorum ki bu olay.**